9. Hukuk Dairesi 2025/7492 E. , 2025/8414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/999 E., 2025/842 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Mut 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/643 E., 2022/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Anonim Şirketi (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'a ait ... Barajı işyerinde 13.05.1996 tarihinde personel sorumlusu (çavuş) olarak çalışmaya başladığını, 05.05.2013 tarihinde emekli olduğunu ama aynı işyerinde ara vermeden çalışmaya devam ettiğini, hâlen çalışmakta olduğunu, emekli olmasına rağmen kendisine herhangi bir kıdem tazminatı ödenmediğini, aynı işyerinde alt işveren firmalar değişmesine rağmen çalışmasını aralıksız olarak aynı şekilde sürdürdüğünü, müvekkilinin hiç yıllık izin kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ...'tan hizmet alım sözleşmesi yoluyla iş üstlenmiş olan alt işveren şirketlerde 13.05.1996-05.05.2013 tarihleri arasında çalıştığı ve toplam hizmet süresinin 16... ay 22 gün olduğu, davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiği, yıllık izin konusunda davacının isticvap edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yapmış olduğu işin niteliği ve sözleşme hükümleri göz önüne alındığında, davalı ... ile davacının çalışma kaydını bildiren şirketler arasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/7 hükmüne uygun şekilde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulduğunun sabit olduğu, davalı ...'ın talep edilen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının alınan beyanında çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadığını beyan ettiği, Mahkemece davacının 288 günlük yıllık izin hakkına karşılık yıllık izin ücretinin hüküm altına alındığı, davalı işveren tarafından istinaf dilekçesi ekinde davacının yıllık izin kullandığına ilişkin yıllık izin formlarının sunulduğu, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince yıllık izin belgelerinin borcu sona erdiren belge niteliğinde olduğu, istinaf aşamasında sunulmasının mümkün olduğu, davalı işveren tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan yıllık izin belgelerine göre davacının 16 gün yıllık izin kullandığı, davalı işveren tarafından davacı tarafından imzalanmış yıllık izin formları ile 16 gün yılık izin kullandığının ispatlandığı, Mahkemece uygulanan faiz türü ve faiz başlangıç tarihleri ile yargılama gideri ve vekâlet ücreti konusunda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının, müvekkilinden hizmet alımı yoluyla iş alan firmalarda çalıştığını, bu Şirketler ile sözleşmelerinin anahtar teslim iş yapma sözleşmesi olduğunu, teşekküllerinin işlevinin ihale makamı olması olduğunu, müvekkili yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu alacaklar bakımından davalı ...'a husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8768b491885ef6a2 30ee9a17bc2196dd