9. Hukuk Dairesi 2025/7489 E. , 2025/8411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3240 E., 2025/806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2021/374 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Üniversiteye bağlı Hastanede 23.08.2019 tarihinden itibaren iş sözleşmesi ile kadrolu işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin ... Sendikası üyesi olduğunu, ücrete bağlı hakları ile sosyal yardımlarının ödenmediğini, işyerinde 01.07.2019-30.06.2021 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesindeki zamların müvekkiline uygulanmadığını ileri sürerek toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan ücret zammı, ikramiye, sosyal yardım, taşıt yardımı, görev tazminatı, ek ödeme alacakları ile ulusal bayram ve genel tatil, ilave tediye ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.09.2019 tarihinden itibaren müvekkili Üniversiteye bağlı Hastanede engelli kadrosunda işçi olarak çalıştığını, 10.07.2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8. maddesi uyarınca davacının İşkolları Yönetmeliği'nin 17 No.lu sağlık ve sosyal hizmetler işkolu kapsamında olmadığını, davacının 10 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar ve 20 sıra No.lu genel işler işkoluna tescilinin yapıldığını, davacının mali ve sosyal haklarının 03.12.2019 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının geçmişe dönük herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sendika üyesi olduğu ve üyeliğinin hâlen devam ettiği, davacının üyesi olduğu sendika ile davalı arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin bulunduğu, davalı müzekkere cevabına göre davacının çalıştığı bölümün sağlık ve sosyal hizmetler sınıfında yer aldığı, dolayısıyla toplu iş sözleşmesi hükümlerinden davacının yararlanması gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 23.08.2019 tarihli işe giriş bildirgesinde, işkolunun 17 ve yaptığı işin hastane hizmetlisi olarak gösterildiği, iş sözleşmesinde temizlik işleri ile işverence verilecek diğer işleri yapacağının belirtildiği, İşkolları Yönetmeliği'ne göre hastane hizmetlerinin 17 No.lu işkolunda olduğu, davacının da yaptığı temizlik ve bakıcılık hizmeti ile hastane işinde çalıştığı, buna göre toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, İşkolları Yönetmeliği'nin 10 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar ve 20 sıra No.lu genel işler işkolunda tescilinin yapıldığını, 17 sıra No.lu sağlık ve sosyal hizmetler işkolu kapsamında yer almadığını, bu nedenle toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin dava konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağına ve buna göre dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Somut dosyada davacının hastane hizmetlisi olarak hastane işyerinde çalıştığının anlaşılmasına göre toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükmünün uygulanmasında hata yapıldığı görülmektedir. Şöyle ki davacı, davalı işyerinde 23.08.2019 tarihinde çalışmaya başlamış olup toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya 26.08.2019 tarihinde üye olmuştur. İşyerinde uygulanan 03.12.2019 imza tarihli ve 01.07.2019-30.06.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 37. maddesinde "01.07.2019 tarihi itibarıyla çalışan işçilerden ücretleri 01.07.2019 tarihi itibarıyla 116,67 TL'nin altında kalan işçilerin ücretlerine, 116,67 TL'yi geçmemek üzere gündeliklerine 5,00 TL iyileştirme zammı uygulandıktan sonra, 01.07.2019 tarihinde almakta oldukları ücretlerine %8, 01.01.2020 tarihinde almakta oldukları ücretlerine %4 zam uygulanacağı" düzenlenmiştir. Toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin bu maddesinde, 01.07.2019 tarihinde yapılacak olan iyileştirme ve zammın 01.07.2019 tarihi itibarıyla çalışan işçi ücretlerine uygulanacağı açıkça ifade edilmiştir. 01.07.2019 tarihinde davalı işyerinde çalışması bulunmayan davacının bu iyileştirme ve zamdan yararlanması mümkün değildir. Bu durumda davacının 23.08.2019-31.12.2019 dönemi bakımından toplu iş sözleşmesinin ücret zammı dışındaki diğer hükümlerinden, toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartlarını taşımak kaydıyla yararlanabileceğini; ancak toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücrete ilişkin zam oranından yararlanamayacağını kabul etmek gerekir. Başka bir deyişle; davacının 23.08.2019 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan diğer alacaklara hak kazanması mümkün ise de bu alacakların hesabında işe giriş tarihi itibarıyla hak edilen ücret miktarı aynen korunmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının mevcut ücretine 23.08.2019 tarihi itibarıyla %8 toplu iş sözleşmesi zammı uygulanması isabetsiz olduğu gibi ücretin tespitinde yapılan hesaplamalar da hatalı olup denetlenememektedir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım hesaplamaların 14.04.2020 tarihine kadar yapıldığı, ikramiye yönünden ise Mayıs 2020 dönemine ilişkin hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki dava dosyasındaki arabuluculuk son tutanağı 08.04.2020 tarihli olup bu tarihten sonraki dönem için muaccel olan alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğinden de söz edilemeyeceği dikkate alındığında, yapılacak hesaplamada hem son tutanak tarihinin hem de alacakların muaccel olduğu tarihin göz önünde bulundurulması gerekir. Belirtilen yönler gözetilmeden hatalı hesap ve tespitler içeren bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a2d45a0cfc88995 8e74e50749c43fe9