9. Hukuk Dairesi 2025/7486 E. , 2025/8409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/311 E., 2025/1241 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ağrı İş Mahkemesi SAYISI : 2023/95 E., 2024/782 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde su ve kanalizasyon müdürlüğünde işçi olarak görev yapmakta iken 14.07.2017 tarih ve 30124 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 692 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (692 sayılı KHK) eki listede kişisel bilgilerine yer verilerek, başkaca hiçbir işleme gerek kalmadan kamu görevinden çıkartıldığını, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (685 sayılı KHK) ile kurulan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru neticesinde görevine iade edildiğini, yıllarca ne ile suçlandığını dahi bilmeyen müvekkilinin toplumda damgalandığını, derin acılar yaşadığını ve psikolojik olarak çöktüğünü, yıllarca iş bulamadığını, çok ağır ekonomik kayıplar yaşadığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 11.02.2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinde bulunan ''... Bu kişiler, görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz'' hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte davacı yanın açıkta geçirdiği dönemde elde ettiği gelirlerin, sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemesi adına mahkemece hükmedilecek tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, denkleştirme talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mevzuat hükümleri ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.02.2024 tarihli ve 2023/20688 Esas, 2024/3594 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda dosya kapsamı bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, davanın 692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılarak Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kamu görevine iade edilen davacının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve hak kazanması hâlinde miktarına ilişkin olduğu, davacının kamu görevine iadesi için 685 sayılı KHK ile kurulan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvuruda bulunduğunun ve başvurusu neticesinde kamu görevine iadesine karar verildiğinin dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu, 685 sayılı KHK ile kurulan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde verilecek kararın idari işlem niteliğinde olduğu, bu hâliyle yapılan değerlendirmede davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 685 sayılı KHK ile kurulan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonunun kendisine yapılan başvurular hakkında vereceği kabul veya ret kararlarının birer idari işlem olduğu, bu işleme dayanılarak göreve iade edilen davacının, iş sözleşmesinin askıda olduğu döneme ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine yönelik davasının görüm ve çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin resen işe iade edildiğini, komisyon başvurusunun bulunmadığını, 2. Yetki yönünden problem olması hâlinde taraflarına süre verilmesi gerektiğini ancak Mahkemece süre verilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uyuşmazlığın adli yargıda mı yoksa idari yargıda mı çözümlenmesi gerektiğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6688aec5efd0a7b a4f9f5aea00e0171