Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7821 E., 2025/7823 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7821 E., 2025/7823 K. (14.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7821
Karar No
2025/7823
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/7821 E. , 2025/7823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/177 E., 2025/196 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.06.2002 tarihinde dava dışı alt işveren nezdinde davalı ... bünyesinde elektrik açma kesme işinde çalışmaya başladığını, 10.01.2008 tarihinden sonra ... (...) bünyesinde ... çalışanı olarak çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin 20.11.2013 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak sonlandırıldığını, aylık net 2.500,00 TL ücret aldığını, haftada 6 gün 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, dinî bayramlarda 1-2 gün tatil yaptığını, resmî bayramlarda çalıştığını, 20 02... yıllarında 7 gün izin kullanıp geri kalan yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, yüklenici firmalar ile davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, sözleşmenin belirli süreli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ile aralarındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiğini, dolayısıyla sorumlu olmadıklarını, davacının kendilerinde 01.01.2008-24.12.2008 tarihleri arasında çalıştığını, ihbar ve kıdem tazminatı alacağı olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, fazla çalışma yapılmadığını ve tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.12.2015 tarihli kararı ile; davanın davalılardan ... yönünden kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece 03.10.2018 tarihli karar ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, tanık beyanlarına göre davacının 2008 yılında ...'ın kendi bünyesine geçtiği dönemde farklı çalışma süreleri bulunduğu anlaşılmakta olup bilirkişinin tüm hizmet süresi boyunca 18 saatlik çalışma tespitinin açıklanan delil durumuna uygun olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 02.12.2021 tarihli karar ile; toplanan deliler ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 27.09.2022 tarihli karar ile; hükmü temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, dönemsel olarak kabul edilen 18... saatlik fazla çalışma saatlerinin ne şekilde belirlendiğinin net biçimde açıklanmadığı, bilirkişi raporunda Eylül-Mayıs ayları arasındaki kış dönemi için 18 saat, yaz dönemi içinse günlük 12 saatlik fazla çalışma yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılmış ise de bu sonuca ulaşılma yönteminin açıklanmadığı, davalı ... tarafından sunulan ve fazla çalışma tahakkukları içeren bir kısım ücret bordrolarında yazılı olan ödemelerin davacıya ödenip ödenmediği hususu yöntemince belirlenmeden, bordroda yer alan tutarların mahsubu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu ve alacaktan yapılan indirimin mahsup sonrası uygulanmasının da hatalı olduğu gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. ve 25. maddelerinde yazılı nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddede belirtilen şekilde usulüne uygun ihbar süresi tanınmamış olması nedeniyle de ihbar tazminatına hak kazandığı, ispat etme yükü üzerinde olan davalı işverence yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığının yöntemince ispat edilemediği, davacı ile aynı dönemde çalışmış tanık anlatımları nazara alınarak, davacının dinî bayram ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, bilirkişice hesaplanan genel tatil ücreti alacağının bulunduğu, bozma kararı kapsamında dosya önceki bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor aldırıldığı, davacının ... bünyesinde çalışma dönemi ile ilgili olarak tanık beyanları doğrultusunda, iki vardiya çalıştığı dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın karara esas alındığı, indirim uygulandıktan sonra ödenen tutarlar mahsup edilmek suretiyle bulunan alacağın hüküm altına alındığı açıklanarak davanın davalı Sezen Yavuz Şirketi yönünden reddine, davalı ... yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu alacakların belirlenebilir nitelikte olduğunu ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 2. Davacının müvekkili Şirket nezdinde yalnızca 26.12.2008-20.11.2013 tarihleri arasında çalışmış olup bu tarih öncesine ilişkin müvekkili Şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini, bu tarih öncesinde nezdinde çalışmış olduğu işverenlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer yasal düzenlemeler doğrultusunda herkese açık olarak yapılan ihaleler ile işi üstlenmeyi yüklenen yüklenici firmalar olduğunu, müvekkili Şirketin kurumsal bir yapıya sahip olduğunu ve oldukça geniş bir işletim alanına sahip bulunduğundan tek başına faaliyet sürdürme olanağı da bulunmadığından faaliyet konusu işleri anahtar teslimi yoluyla yüklenici firmalara devrettiğini, ihale makamı konumunda olan müvekkili Şirketin davacının işçilik alacaklarına yönelik taleplerinden sorumlu tutulamayacağını, 3. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, 4. Kıdem ve ihbar tazminatı konusundaki değerlendirmenin hatalı olduğunu, taleplerin reddi gerektiğini, 5. Davacının yıllık ücretli izin alacağının kabulünün hatalı olduğunu, 6. Davacı tarafça iddia olunduğunun aksine müvekkili Şirketçe davacı asılın nezdinde çalıştığı döneme ilişkin hak kazandığı tüm hak ve alacakları eksiksiz şekilde ödendiğini, davacının fazla çalışma yaptığı ve tatil günlerinde çalıştığı iddiasını tanık beyanlarıyla yöntemince ispat edemediğini, 7. Dava konusu alacak kalemlerine ancak dava ve ıslah tarihi itibarıyla yasal faiz işletilebileceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanmasına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7960ecc47e95726c dade886c613e8189

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı