Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6482 E., 2025/7819 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6482 E., 2025/7819 K. (14.10.2025) – Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6482
Karar No
2025/7819
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Hırsızlık, Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6482 E. , 2025/7819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2396 E., 2025/1406 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Eşme Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/566 E., 2023/251 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.07.2000-28.02.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, son ücretinin net 1.750,00 TL olduğunu, 28.02.2013 tarihine kadar saban 08.00 ile akşam 21.00 saatleri arasında, bu tarihten sonra da akşam 17.30'a kadar çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, ancak bu çalışmaları karşılıklarının müvekkiline ödenmediğini, davacının yıllık izinlerini kullanmadığı gibi buna ilişkin ücretin de ödenmediğini, asgari geçim indirimi alacaklarının da ödenmediğini, müvekkilinin haksız şekilde hırsızlıkla suçlandığını, davacının hırsızlık kastı olmayıp bir adet demir boru ile kullanılabilir durumda oksijen tüpü başlığının hurda olarak atıldığını gördüğünü, traktör römorkunun bağlantı noktasında sıkıntı yaşadığından hurda olarak atılan demir boru parçasını burada kullanabileceğini düşündüğünü ve bu parçanın yanlışlıkla atıldığını düşünerek ustalara sormak için traktörüne aldığını, bu durumları güvenlik kameralarında tespit eden işveren yetkilileri tarafından hakkında tutanak tutturulduğunu ve savcılığa suç duyurusunda bulunulacağı tehdidi ile bir kısım belgenin okutulmaksızın imzalatıldığını, savunmasının dahi alınmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indimi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının genel ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, zira görevi traktör kullanmak olan davacının görev gereği olmadığı hâlde hurdalıkta değerli malzemeleri aldığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, bu durumların kamera kayıtlarıyla sabit olduğu gibi görgüsü bulunan tanık beyanlarıyla doğrulanmış olduğunu, fazla çalıştığı sürelerde ücretlerini aldığını, haftalık tatillerini kullandığını, dinî ve millî bayramlarda çalışma ücretlerinin verildiğini, asgari geçim alacağının ödendiğini, yıllık izin ücretlerinin yıl sonundan önce ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinden davacının 28.08.2007-11.05.20 10... .07.2000-28.02.2017 tarihleri arasında iki dönem çalışması olduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/115 Esas, 2019/37 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında üzerine atılı hırsızlık suçunu işlemediği sabit olduğundan beraat kararı verildiği, beraat kararının istinaf incelenmesinden geçerek kesinleştiği, bu karar dikkate alındığında davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının anlaşıldığı, davacı ile aynı işyerinde çalışmış olduklarından ve davacının çalışma koşulları hakkında görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanık beyanlarına göre ispatlanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının denetime everişli bilirkişi raporuyla hesaplanan tutardan %30 oranında indirim uygulanarak hüküm altına alındığı, işyeri kayıtlarında davacıya 39 gün yıllık izin kullandırıldığı, 26 günün karşılığı da izin ücreti ödemesi yapıldığı anlaşılmakla bunların mahsubu ile bakiye izin ücreti alacağının kabulüne karar verildiği, imzalı ücret bordrolarında asgari geçim indirimi tahakkukları bulunduğundan ve ihtirazı kayıt konulmadığından davacının ödenen ücretleri mahsup edilerek ve davalının zamanaşımı def'i göz önünde bulundurularak asgari geçim indirimi alacağının da hesaplanarak hüküm altına alındığı belirterek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilince dosya içerisindeki izin belgelerine ve puantaj ve bordrolarda yer alan izin sürelerine itibar edilerek hesap yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de işçi imzasını taşıyan ve imzaya itiraz edilmeyen izin belgesi, puantaj ve bordrolara itibar edilmesinde hatalı bir yön bulunmadığı, davacı hakkındaki ceza yargılamasında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, her he kadar hukuk hâkimini bağlayıcı bir karar olmasa da bizatihi davalı tanıklarının beyanlarından davacının hurdalıktan izinsiz olarak aldığı herhangi bir materyali işyeri sınırları dışına çıkarmadığı, davacının savunmasında hurdalıktan aldığı materyali işyerinde kullanmayı amaçladığı anlaşılmış olmakla davacının hırsızlık kastı ile hareket ettiğinin ispat edilememiş olması karşısında, eyleminin geçerli fesih ağırlığında olduğunun kabul edilebileceği, haklı fesih sebebinin oluştuğu ispat edilemediğinden kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinde hatalı bir yön bulunmadığı, imzalı bordroları sunulmadığından ödendiği ispat edilemeyen dönem için asgari geçim indirimi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasında hatalı bir yön bulunmadığı, yine davalı yanca, karara esas alının hesap raporu bilirkişisinin davalı ile husumeti olduğu ileri sürülmüş ise de Dairenin 12.10.2022 tarihli kaldırma kararından önce davalı yanca sunulan ilk istinaf dilekçesinde ve İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sürecinde bu yönde bir itiraz ileri sürülmediğinden davalının bilirkişiye yönelik istinaf itirazının da reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca fazla çalışma tahakkuku içermeyen bordro dönemleri ile bordroları sunulmayan dönem için fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasında hatalı bir yön bulunmadığı, imzalı bordroları sunulmadığından ödendiği ispat edilemeyen dönem için asgari geçim indirimi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasında hatalı bir yön bulunmadığı, ayrıca fazla çalışma tahakkuku içermeyen bordro dönemleri ile bordroları sunulmayan dönem için fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasında hatalı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvurusunda; 1. Davacının iş sözleşmesinin, müvekkili Şirket tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmü uyarınca, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, ceza dosyasında beraat kararı verilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, davacının müvekkili işverenin güvenini sarsıcı eyleminin tanık beyanlarıyla sübut bulduğunu, aksi yöndeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, davacının hırsızlık fiiline ilişkin somut delillerin ve tanık beyanlarının görmezden gelindiğini, 2. Davacının güven sarsıcı eylemleri ve işveren nezdinde oluşan güven kaybı nedeniyle iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenle feshedildiğini, zira davacının görev tanımı dışında olmasına rağmen, işyerine ait makine parçalarının bulunduğu hurdalık alana birden fazla kez gittiğini, yapılan takip sonucunda, davacının yeniden hurdalık alana girerek bir sayacı alıp beze sararak saklaması üzerine müdahalede bulunulduğunu ve davacının ... ait araç içerisinde, söz konusu parçayı gizlediğinin tespit edildiğini, her ne kadar ceza yargılamasında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmişse de davacının izinsiz şekilde birden fazla kez hurdalık alana girmesi, ekonomik değeri bulunan bir sayacı gizleyerek aracına koyması ve bu durumun güvenlik görevlilerince tespit edilip jandarmaya bildirilmesinin, işveren ile işçi arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açtığını, 3. Davacının yıllık izin kullanıp kullanmadığı, kullandıysa hangi dönemlerde ve kaç gün süreyle izin kullandığı hususlarının araştırılması ve tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişinin tarafsız olmayıp, müvekkili aleyhine ikame oluna dosyalarda davacı vekili olarak görev aldığını, 5. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp tanıkların davacıyla birlikte çalıştıkları süre gözetilmeden eksik incelemeyle karar verildiğini beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği ile bu bağlamda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı, davacının davalı işveren nezdinde ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunup bulunmadığı ve varsa hesabı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı