Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/4105 E., 2025/7836 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4105 E., 2025/7836 K. (14.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4105
Karar No
2025/7836
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/4105 E. , 2025/7836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/253 E., 2025/923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/444 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait yurt dışı projelerde 29.06.2012- 02.01.2018 tarihleri arasında, aylık net 2.250,00 Amerikan doları (USD) ücret ile harita teknikeri olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri arası çalıştığını, mesainin saat 21.00’e kadar uzadığını, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkili Şirkette hiç çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 17.01.2014-02.01.2018 tarihleri arasında ... şantiyesinde topoğraf olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle fesih öneli kullandırılarak sona erdiğini, fesih sonrası noterden ibraname vermek suretiyle tüm alacaklarının ödendiğini, davacının aylık net 1.100,00 USD ücretle çalıştığını, ödemelerin bankaya yapıldığını, yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı uyarınca, çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının taraflarca kararlaştırılmış olduğu, buna göre gerekirse çalışılan ülke hukukunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğinden, dosyanın ... hukuku çerçevesinde rapor tanzim edilmesi için yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği, dosyada mevcut ... İş Kanunu'nun iş anlaşmazlığının çözülmesi için başvuru sürelerini düzenleyen 382/1-(3) hükmünde "... diğer anlaşmazlıklarında çalışanın kendisinin haklarının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmiş olması gereken tarih itibarıyla 3 ay ..." mahkemeye başvuru süresinin belirlendiği, sözleşmenin fesih tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi tarihi arasında 3 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ... ülkesinde çalıştığı, bu bağlamda yabancılık unsurunun tarafların kabulünde olduğu, aralarında organik bağ bulunan davalılardan ... cevap dilekçesi ekinde yurt dışı hizmet sözleşmesi sunulduğu, olayda Türk hukukunun uygulanamayacağı, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türkmenistan hukukuna göre sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, cevap dilekçesinde her iki davalı vekilinin zamanaşımı def'inde bulunduğu, sözleşmenin fesih tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında taleplerin zamanaşımına uğradığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukuk uygulanmasının talep edilmediğini, davalı tarafından Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü sözleşmesinin sunulmuş olmasının yabancı hukuk uygulaması talep ettiği anlamı taşımayacağını, kaldı ki Mahkemece uygulanan maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, sıkı ilişkili hukukun tespiti bakımından uygulanak kriterlere göre de Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Türkmenistan hukukunun hatalı yorumlandığını, davanın zamanaşımına uğramadığını, 3. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, yargılama giderlerinin taraflarına yüklenmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacının işini ...'da ifa etmesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Dava dilekçesi içeriğine göre dava, Türk hukukuna göre açılmıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde açık itirazda bulunulmadığı görülmüştür. Ayrıca ön inceleme duruşmasında da tarafların hukuk seçimi konusunda herhangi bir anlaşmaya varmadıkları görülmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın Türk hukuku hükümlerine göre çözülmesi yerine, uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması hatalı olmuştur. Şu hâlde Türk hukuku hükümlerine göre yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 093d791100523508 1a9306b769e04f03 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/4105 E. , 2025/7836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/253 E., 2025/923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/444 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait yurt dışı projelerde 29.06.2012- 02.01.2018 tarihleri arasında, aylık net 2.250,00 Amerikan doları (USD) ücret ile harita teknikeri olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri arası çalıştığını, mesainin saat 21.00’e kadar uzadığını, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkili Şirkette hiç çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 17.01.2014-02.01.2018 tarihleri arasında ... şantiyesinde topoğraf olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle fesih öneli kullandırılarak sona erdiğini, fesih sonrası noterden ibraname vermek suretiyle tüm alacaklarının ödendiğini, davacının aylık net 1.100,00 USD ücretle çalıştığını, ödemelerin bankaya yapıldığını, yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı uyarınca, çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının taraflarca kararlaştırılmış olduğu, buna göre gerekirse çalışılan ülke hukukunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğinden, dosyanın ... hukuku çerçevesinde rapor tanzim edilmesi için yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği, dosyada mevcut ... İş Kanunu'nun iş anlaşmazlığının çözülmesi için başvuru sürelerini düzenleyen 382/1-(3) hükmünde "... diğer anlaşmazlıklarında çalışanın kendisinin haklarının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmiş olması gereken tarih itibarıyla 3 ay ..." mahkemeye başvuru süresinin belirlendiği, sözleşmenin fesih tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi tarihi arasında 3 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ... ülkesinde çalıştığı, bu bağlamda yabancılık unsurunun tarafların kabulünde olduğu, aralarında organik bağ bulunan davalılardan ... cevap dilekçesi ekinde yurt dışı hizmet sözleşmesi sunulduğu, olayda Türk hukukunun uygulanamayacağı, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türkmenistan hukukuna göre sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, cevap dilekçesinde her iki davalı vekilinin zamanaşımı def'inde bulunduğu, sözleşmenin fesih tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında taleplerin zamanaşımına uğradığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukuk uygulanmasının talep edilmediğini, davalı tarafından Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü sözleşmesinin sunulmuş olmasının yabancı hukuk uygulaması talep ettiği anlamı taşımayacağını, kaldı ki Mahkemece uygulanan maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, sıkı ilişkili hukukun tespiti bakımından uygulanak kriterlere göre de Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Türkmenistan hukukunun hatalı yorumlandığını, davanın zamanaşımına uğramadığını, 3. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, yargılama giderlerinin taraflarına yüklenmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacının işini ...'da ifa etmesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Dava dilekçesi içeriğine göre dava, Türk hukukuna göre açılmıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde açık itirazda bulunulmadığı görülmüştür. Ayrıca ön inceleme duruşmasında da tarafların hukuk seçimi konusunda herhangi bir anlaşmaya varmadıkları görülmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın Türk hukuku hükümlerine göre çözülmesi yerine, uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması hatalı olmuştur. Şu hâlde Türk hukuku hükümlerine göre yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 093d791100523508 1a9306b769e04f03 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı