9. Hukuk Dairesi 2025/7434 E. , 2025/7431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/838 E., 2025/108 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2006-16.07.2010 tarihleri arasında davalı ... bünyesinde pazarlama temsilcisi olarak çalıştığını, alt işveren Şirketler üzerinden sigortalı gösterilmesine karşın gerçek işverenin davalı ... olduğunu, talimatların anılan işveren tarafından verildiğini, ...'nin kadrolu pazarlama elemanları ile aynı işi yaptığını, kadrolu işçilere verilen ücret ve sosyal hakların kendisine verilmediğini, ... ile diğer davalı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ayrımcılık tazminatı ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... (...) ile müvekkili Şirket arasında bayilik (distribütörlük) ilişkisinin bulunduğunu, bayilik ilişkilerinde bayinin kendi nam ve hesabına hareket ettiğini, bayiler tarafından sözleşmeyle belirlenmiş bir coğrafi alanda satış ve dağıtım yapıldığını, işbu davanın müvekkili Şirkete yöneltilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının hiçbir şekilde müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, davacının iddia ettiği gibi ... ile distribütörler arasında en küçük bir muvazaa olgusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Meşrubat Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili Şirkette aylık brüt 2.613,60 TL ücret karşılığında 30.06.2007 tarihinden iş sözleşmesinin sona erdirildiği 16.07.2010 tarihine kadar pazartesi günleri 12.00-14.00 saatleri arasında, salı, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri ise 12.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının işverenine açıkça yalan beyanda bulunması, işverenin güvenini kötüye kullanması gibi doğruluk ve bağlılıkla örtüşmeyen davranışlarda bulunması üzerine 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25II-(c) hükmü uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini, müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili Şirketin ...'nin alt işvereni olduğunu ve sadece işçi istihdam etmek üzere kurulu bir Şirket olduğunu, ... ile müvekkili Şirket arasında muvazaalı bir ilişki olduğu iddialarının kabulünün mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.01.2016 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... hakkında açılan davanın davalılar arasında bayilik sözleşmesinin olduğu, asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığı gerekçesiyle reddine; davalı ... Meşrubat Şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 20.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 10.02.2020 tarihli karar ile; davalı Şirketler arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ve bu bağlamda davacının işvereninin belirlenmesi hususunda uyuşmazlık söz konusu olduğu, dosya kapsamına göre Mahkemece yapılan araştırmanın davalı Şirketlerin aralarındaki ve bu duruma bağlı olarak davacının davalı Şirketler karşısındaki durumu hakkında net bir sonuca varılmasını sağlayacak yeterlilikte olmadığı, bozma ilâmında detayları belirtilen araştırmaların yapılarak davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, kanunun öngördüğü asıl işveren alt işveren ilişkisinden bahsedilip bahsedilemeyeceği, temelde ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı, davalı ... Meşrubat Şirketinin bayi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 30.05.2023 tarihli kararı ile; bozma ilâmından sonra toplanan kanıtlar ve 29.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna dayanılarak, davalı ... hakkında açılan davanın davalılar arasında bayilik sözleşmesinin olduğu gerekçesiyle reddine; davalı ... Meşrubat Şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 30.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 30.10.2023 tarihli karar ile; davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirket ile diğer davalı ... Meşrubat Şirketinin birbirinden bağımsız olarak kurularak ayrı ayrı faaliyet gösterdiğini, aralarındaki ticari ilişkinin imzalı bayilik sözleşmesinden ibaret olduğunu, bunun dışında herhangi bir alt işverenlik, ortak veya bağlı girişim nitelendirilmesini gerektirecek fiilî birliktelik hâlinin mevcut olmadığını, davacının yönelttiği muvazaa iddialarının da yine hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, 2. Davacının emsal olduğunu iddia ettiği kişilerin prestijli ve özel müşteri gruplarına yönelik pazarlama görevi yapan ve yüksek tutarlı sözleşmelere aracılık eden çalışanlar olduğunu, davacının ise diğer davalı ... Meşrubat Şirketi bünyesinde kahvehane, tekel bayi, büfe, market gibi satış noktalarında satış, pazarlama, raf tanzimi gibi görevler yaptığını, 3. Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tutarlar ile Mahkeme kararında hükmedilen tutarlar arasında farklılıklar olduğunu, dosya kapsamında davacının ıslah dilekçesinin görülemediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Şirketler arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davalı ...'nin dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığına, davacının ücretine ve taleple bağlılık kuralına uygun karar verilip verilmediğine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde, ücret alacağının muvazaalı olarak az ödenmesi nedeni ile gerçek ücretinin tespiti ile belirlenecek ücret üzerinden hesaplanacak alacaklardan şimdilik, 25.000,00 TL kıdem tazminatından 100,00 TL, 40.000,00 TL fazla çalışma ücreti alacağından 10.000,00 TL, 15.000,00 TL ihbar tazminatından 100,00 TL, 5.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağından 100,00 TL, 8.000,00 TL hafta tatili ücreti alacağından 100,00 TL, 3.000,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından 100,00 TL, 25.000,00 TL eşitlik ilkesine aykırılık tazminatından 1.000,00 TL, 200.000,00 TL muvazaalı olarak ödenmeyen ücret ve sosyal haklar alacağından 30.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava kısmi dava olarak açılmış olup dosya kapsamında davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi bulunmamaktadır. Talep aşımının bozmadan sonra da dikkate alınması mümkün olup davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak miktarını aşarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve yıllık i ücretli izin alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.