Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7655 E., 2025/7433 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7655 E., 2025/7433 K. (06.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7655
Karar No
2025/7433
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/7655 E. , 2025/7433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/502 E., 2025/160 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 hükmü uyarınca, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen ve miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Dairenin bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 373/4 hükmü uyarınca bozmaya uyularak verilen kararda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar; 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1 hükmüne eklenen 3. fıkra uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL’nin altında kaldığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.07.2008 tarihinde davalının alt işverenleri nezdinde çalışmaya başladığını, 2014 yılı Nisan ayında iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, fazla çalışma, ücret, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının 05.04.2014 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını ve aynı gün dava dışı işyerinde çalışmaya başladığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının istifa dilekçesinin baskı altında alındığını ileri sürmediği, dosya içerisinde istifa dilekçesi bulunduğu ve iş sözleşmesinin irade sakatlığı sebebiyle feshedildiğinin ileri sürülüp ispatlanmadığı, dava konusu diğer alacaklar bakımından ise zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kararı ile; 05.04.2014 tarihli istifa dilekçesinde "05.04.2014 tarihi itibari ile kendi isteğimle işten ayrılmak istiyorum, işyerinizden herhangi bir hak ve alacağım yoktur" ifadelerinin yazılı olduğu, 06.04.2014 tarihinde davacının dava dışı ... Belediyesi bünyesinde alt işveren nezdinde çalışmaya başladığı, davacının istifa dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının bir gün sonra başka bir işyerinde çalışmaya başladığı, davacının işten ayrıldıktan yaklaşık on yıl sonra dava açtığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince kıdem ve ihbar tazminatlarının reddine karar verilmesinde hata bulunmadığı, diğer alacaklar yönünden ise beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı asılın istifa dilekçesinin içeriği hakkında beyanı da alınarak, davacının bildirdiği tanıklar dinlenip deliller toplanmak suretiyle, 6360 sayılı On Dört İlde ... Belediyesi ve Yirmi Yedi ilçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 sayılı Kanun) geçici 1/8 maddesi gereği davacının ... Belediyesinde çalıştığı itfaiye biriminin ... Belediyesine ve ardından ... Su ve Kanalizasyon İdaresine ... bağlanmış olup olmadığı, davalı ... Belediyesi bünyesinde davacının son çalıştığı alt işveren olan ... ile ... Belediyesi arasında yapılan hizmet alım sözleşmesine göre davacı tarafından ... Belediyesinde yapılan işin, davacının ...Belediyesinde çalışmaya başlamasından sonra devam edip etmediği hususlarının belirlenmesi, yapılacak araştırmanın sonucuna göre somut uyuşmazlıkta davacının 05.04.2014 tarihinden sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam edip etmediği ve işyeri devri hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ile istifa dilekçesine değer verilip verilemeyeceği netleştirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 17.07.2008-05.04.2014 tarihleri arasında davalı ... bünyesinde alt işverenler nezdinde çalıştığı, ihbar tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacağı taleplerinin zamanaşımı süresinin 01.05.2019 tarihinde dolduğu, eldeki davanın 10.08.2023 tarihinde açıldığı, işyerini devralan ... bünyesindeki iş sözleşmesinin 26.04.2023 tarihinde feshedildiği, kıdem tazminatı yönünden zamanaşımı süresinin devralan işveren bünyesindeki sözleşmenin feshi tarihinden başlaması gerektiği, kıdem tazminatı talebinin zamanaşımına uğramadığı, davacının isticvap beyanından ve dinlenen tanıkların beyanlarından 6360 sayılı Kanun kapsamında davacının ... Belediyesine bağlı olarak çalıştığı birimin ... Belediyesi ... Müdürlüğüne bağlandığı, davacının ara vermeden ... Belediyesinden ayrılarak ... bünyesinde çalışmaya devam ettiği, davacının aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği, sadece işverenlerin değiştiği, bu durumda işyeri devri hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının istifa ettiğine dair dilekçenin hile yoluyla alındığı, davacının bu belgeyi imzalamaktaki gerçek arzusunun istifa olmadığı, devralan işveren ile davacının 26.04.2023 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının önceki işveren ... Belediyesi bünyesinde çalıştığı süre yönünden kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ... Belediyesi bünyesinde çalıştığı sürede Ereğli Belediyesinde aldığı son ücretine göre kıdem tazminatı hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kıdem tazminatının düşük hesaplandığını, b. Aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, c. İhbar tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğramadığını, d. İşçi lehine yorum ve işçiyi koruma ilkesinin ihlal edildiğini, e. Davacının işten çıkartıldığını ve ... ile yeni bir iş sözleşmesi imzaladığını, f. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki buluduğunu, g. İlk Derece Mahkemesinin delilleri toplamadığını, eksik inceleme ile karar verdiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında özellikle davalı tarafın temyizinin miktardan reddedildiği de dikkate alındığında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu aynı Kanun'un 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. İşyeri devri hâlinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2 hükmünde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun'un maddesinde sözü edilen devreden işveren için iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O hâlde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olmakla devreden işverenin bu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumludur. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumludur. İlk Derece Mahkemesince somut olayda işyeri devri olduğu kabul edildiğinden yukarıda belirtilen ilkelere göre devreden işveren olan davalı ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından sorumlu değildir. Bu sebeple ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğinin yazılması da hatalı olmuştur. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden, Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden, 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Davacının İhbar tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma, yıllık izin, ..., ... ve maaş alacağı ücreti taleplerinin zamanaşımı nedeniyle usulden REDDİNE,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacının hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel, asgari geçim indirimi ve maaş alacağı ücreti taleplerinin usulden reddine, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c123784da1e6bd38 0f766c9ebfe3b926

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı