9. Hukuk Dairesi 2025/7225 E. , 2025/8386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1025 E., 2025/1405 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/388 E., 2024/57 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde uzun yıllardır çalıştığını, 24.10.2022 tarihinde iş sözleşmesinde (4) numaralı kod ile son verildiğini, davalı tarafından 26.10.2022 tarihinde arabuluculuk görüşmesi için başvuru yapıldığını, müvekkili ile birlikte işten çıkarılan birçok mesai arkadaşının aynı günlerde aynı arabulucu ile birlikte görüşmeler gerçekleştirdiğini, arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun şekilde yapılmadığını, yeterli bilgilendirme yapılmaksızın işverenin baskısı ile imzalandığını, müvekkilinin sendika üyesi olduğunu, müvekkili ile beraber işten çıkarılan işçilerin tamamının sendikal sebeple işten çıkarılmış olduğunu belirterek ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının arabuluculuya kendi isteğiyle başvurduğunu, arabulucunun belirlediği ofiste ve arabulucunun belirlediği günde arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştiğini, arabulucu tarafından taraflara bilgilendirme yapıldığını, tarafların arabulucu huzurunda yapılan görüşme sonrasında anlaşmaya vardığını, tarafların başkaca bir alacak ve borcu bulunmadığı şeklinde karşılıklı olarak mutabakat sağlandığını, tüm tutanakların taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığını, davacının iddia ettiği gibi ödenen rakamın davacının haklarını almasını engellemek için belirlenmiş sembolik bir rakam olmadığını, davacının hangi kalemlere karşılık hangi rakamların ödendiğini bilerek tutanağı imzaladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.08.2013-24.10.2022 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı yanca feshedildiği ve fesih bildiriminin Sosyal Güvenlik Kurumuna (4) kodu ile bildirildiği, davacının irade fesadına uğratılarak arabuluculuk son tutanağını imzaladığı yönündeki iddiasını ispatlamaya yeterli somut deliller sunmadığı, tarafların ... iradeleri ile anlaşmaya varmaları nedeniyle belgenin düzenlendiği, davacının işe iade talebinde bulunmadığı, gece mesaisi, ikramiye, yakacak yardımı, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı miktarlarının ayrı ayrı ve açık rakamlar hâlinde belirlendiği, davacının toplam 168.287,92 TL dışında başkaca hak ve alacağı bulunmadığı konusunda kabul ve beyanda bulunduğu, tarafların işe iade ve diğer tazminat ve işçilik alacakları konusunda uzlaşmaya varıldığının belirtildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafından müvekkiline arabuluculuk tutanağını imzalamadığı sürece kendisine ödeme yapılmayacağının söylendiğini, bu nedenle müvekkili tarafından tutanağın imzalandığını, 2. Tanıkların müvekkilinin lehine beyanda bulunduklarını, 3. Bilirkişi raporu alınarak davacının hak ettiği alacakların tespiti gerektiğini, 4. Arabuluculuk tutanağında hangi alacak kalemleri için ne kadar ödeme yapıldığının belirsiz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir anlaşma belgesi olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c26f1287a1353fd6 ba797ae1f6533273