Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7316 E., 2025/8389 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7316 E., 2025/8389 K. (03.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7316
Karar No
2025/8389
Karar Tarihi
03.11.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/7316 E. , 2025/8389 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3628 E., 2025/991 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/156 E., 2021/506 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddine karar verilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın dava tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararın kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin servis teknik elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli neden bildirilmeksizin feshedildiğini, en son net 2.590,00 TL ücret aldığını, davalının eşit davranma borcuna aykırı hareket ettiğini, tüm çalışanların ücretlerinde artış olurken müvekkilinin ücretinin artırılmadığını, iş sözleşmesinin sonlandırıldığı tarihte 121 gün izin hakkı bulunduğunu, müvekkilinin çalışmasının 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu, mesailerin daha erken başlayıp daha geç bittiği zamanların olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, bir kısım hafta tatillerinde iş yoğunluğu sebebiyle çalışmak durumunda kaldığını, müvekkilinin ücretine ek olarak prim aldığını, yemeğin işveren tarafından karşılandığını, servisin olduğunu, yakacak yardımı, sağlık sigortası gibi yan hakların bulunduğunu belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin .... Noterliğinin 01.02.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 31.01.2019 tarihi itibarıyla 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin işyerinde işin işleyişi ve diğer çalışanlar üzerinde olumsuz etki edecek ... ve davranışlarının tespit edilmesi sebebiyle feshedildiğini, davacının 2018 Ekim ve Kasım aylarında önce işyerinden istifa ederek ayrılacağını bildirdiğini, sonrasında aynı işyerindeki arkadaşı .... ile birlikte olumsuz ... ve davranışlara başladığını, yıllık izin taleplerinin Şirketin online sistemi üzerinden yapıldığını, davacının bakiye kullanmadığı yıllık izinlerinin 10.445,93 TL olarak ücret bordrosuna yansıtıldığını, bu sebeple yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını, davalı işyerinde 08.30-18.00 saatleri arasında günlük 8 saat çalışma olduğunu, hafta tatilinde çalışma olmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını ancak çalışılması hâlinde aynı gün sayısı kadar izin verildiğini, davacının ücretinin bordrolarda belirtildiği şekilde ödendiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının ücretlere zam yapıldığına ilişkin iddiasını ispat edemediği, davacının yıllık izin alacaklarının ödendiği, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, Mahkemece arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre hüküm altına alınmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, b.İş sözleşmesinin .... Noterliğinin 01.02.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 31.01.2019 tarihi itibarıyla 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının işyerinde işin işleyişi ve diğer çalışanlar üzerinde olumsuz etki edecek ... ve davranışlarının tespit edilmesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, c. Giydirilmiş ücretin hatalı tespit edildiğini, d. Tahkikat aşamasının bittiği bildirilmeden Mahkemece karar verildiğini, ileri sürmüştür. 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ücretin tespiti noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, B. Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 438d7ba842fb2651 3bef526ba38eee3b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı