9. Hukuk Dairesi 2025/7103 E. , 2025/7504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1031 E., 2025/1648 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi için başvuruda bulunmasına rağmen talebinin reddedildiğini, bunun üzerine idare mahkemesinde redde ilişkin işlemin iptali için dava açtığını, dava neticesinde idari işlemin iptaline dair karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine kadroya geçen davacının kadroya geçirilme talebinin reddedildiği tarih ile idari işlemin iptali sonrasında kadroya geçirildiği tarih arasında kadroya geçirilen işçilerin almış olduğu ancak müvekkiline eksik ödenen ya da hiç ödenmeyen ücret, ilave tediye, ikramiye, çocuk yardımı, yemek yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı, bulaşıcı hastalık ve risk primi, öğrenim yardımı, bayram yardımı, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, gece çalışma ücreti ile fazla çalışma ücreti alacakları bulunduğunu ileri sürerek davacıya ödenmeyen söz konusu alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu itirazında bulunduklarını, davacının idari işlemin iptaline karşı dava açtığını ve söz konusu dava neticesinde idari işlemin iptaline karar verildiğini, bu karar sonrasında davacının kadroya geçirildiğini, idarenin işlem ve eylemi neticesinde meydana geldiği ileri sürülen zarardan dolayı idari yargıda tam yargı davası açması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK'nın 127. maddesinde yer alan düzenlemede ve Yüksek Hakem Kurulu Kararı gereği ücrete ilişkin bir belirleme olmayıp zamların hâlihazırdaki ücretlerine %4 olarak uygulanacağının belirlendiği, bu şekilde sürekli işçi kadrosuna geçişin, geçiş anındaki ücret seviyesine göre olacağının tespit edildiği, dosyaya sunulan şartnamelerde teknik personel için brüt asgari ücretin %45 fazlası yani 1,45 katı ücret belirlendiği, ayrıca kadro öncesi dönem bordrolarında da “yüzde” başlıklı sol sütunda davacının oranının %55,25 olarak belirtildiği ve buna uygun tahakkukların yapıldığı görülmekle, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda, davacının talebiyle bağlı kalınarak ücret, ikramiye, ilave tediye, yakacak yardımı, yol yardımı ve yemek yardımı alacağı taleplerinin kabulüne karar verildiği, bulaşıcı hastalık ve risk primi, öğrenim yardımı ve bayram yardımı alacağı talepleri yönünden ise arabuluculuk görüşmelerinde müzakere edilmediğinden işbu taleplerinin arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacının çocuk sahibi olup olmadığına dair delil sunulmadığından çocuk yardımı alacağı talebinin reddine karar verildiği, bordrolarda tahakkuk bulunmadığından, fark hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece çalışması ücreti, fazla çalışma ücreti taleplerinin reddine karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sunulan şartnamelerdeki ücret ödemelerine ilişkin düzenlemelere, buna uygun tahakkukların yapılmış bulunmasına göre denetime elverişli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama esas alınarak ücret, ikramiye, ilave tediye, yakacak yardımı, yol yardımı ve yemek yardımı alacağı taleplerinin kabulünün yerinde olduğu, arabuluculuk görüşmesine konu edilmeyen taleplerle ilgili davanın usulden reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının belirtilen husus dışındaki istinaf başvurusunun reddine karar verildiği açıklanarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca ... genel bütçeye tâbi olduğundan harçtan muaf olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararında davalıdan harç alınması nedeniyle kararın ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu açıklanmış ve davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun belirtilen sebeple sınırlı olarak kabulü ile İlk derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 22.04.2025 tarihli karar ile; davacı tarafça, kadroya geçirilme talebinin reddedildiği tarih ile idari işlemin iptali sonrasında kadroya geçirildiği tarih arasında, kadroya geçirilen işçilerin almış olduğu ancak müvekkiline eksik ödenen ya da hiç ödenmeyen ücret, ilave tediye, ikramiye, çocuk yardımı, yemek yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı, bulaşıcı hastalık ve risk primi, öğrenim yardımı, bayram yardımı, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, gece çalışma ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacının idari yargı kararı ile başından beri kadrolu sayıldığı ve hukuka aykırılık iddiasının kaynağı iş sözleşmesinden kaynaklı eşitsizlik ve/veya muvazaa değil, idari işlemin geç tesis edilmesi olduğundan uyuşmazlığın idari yargı/statü hukuku kurallarına göre çözülmesi gerektiği, zira davacının idari bir karar ile kadroya alınmadığı işine, idare mahkemesi kararı ile iade edilmesi neticesinde, kadrolu statüde çalışamadığı döneme ilişkin eksik aldığını iddia ettiği dava konusu haklarının; 7036 sayılı Kanun'a göre iş sözleşmesinden (iş görme borcundan) kaynaklanan bir talep değil de idari işlemin geç veya eksik tesis edilmesinden kaynaklanan bir talep olduğu, uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 2. maddesi gereğince idare mahkemeleri tarafından karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hukuka aykırılık iddias��nın kaynağının iş sözleşmesinden kaynaklı eşitsizlik ve/veya muvazaa değil idari işlemin geç tesis edilmesi olduğu ve dolayısıyla uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince idare mahkemeleri tarafından karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İdare mahkemesi tarafından işçilerin kadroya alınması yönünde karar verilmediğini, idarenin işleminde yapılan eksikliğin ne şekilde düzeltileceği ve buna göre yeniden olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, 2. İdare mahkemesinin kararından sonra yeniden değerlendirme yapılarak müvekkilinin kadroya geçirilmesine karar verildiğini ve bundan sonra müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi olarak çalıştırıldığını, 3. Asıl işveren konumunda olan davalı ile müvekkili arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, 4. Uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğunu, 5. Davaya konu talebin "idari işlemin geç veya eksik tesis edilmesinden kaynaklandığı" gerekçesiyle usulden ret kararı verilmiş ise de tüm taleplerin belirtilen sebepten kaynaklı olmayıp, dava dosyasında fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti gibi bir kısım alacakların da bulunduğunu, 6. Huzurdaki davada toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve sosyal hakların talep edilmiş olduğu ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 02.03.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere bu tür uyuşmazlıkların çözüm yerinin adli yargı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 116445baa2949c4d 3dce788a5ef7aaec