Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6490 E., 2025/7509 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6490 E., 2025/7509 K. (07.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6490
Karar No
2025/7509
Karar Tarihi
07.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6490 E. , 2025/7509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/26 E., 2025/323 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mülga ... Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken 6360 sayılı On Dört İlde ... Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile İdarenin kapatılması üzerine bu Kanun'un geçici 1/11 hükmü uyarınca sürekli işçi ve geçici işçi pozisyonlarında çalışmakta olanların mevcut kadro ve pozisyonları ile ... Belediye Başkanlığına devredilmesi sebebi ile Belediyeye, buradan da Belediyenin bildirimi ile şu an görev yaptığı ... Enstitüsü Müdürlüğüne atandığını, davacının önceki çalıştığı yerlerindeki görev ünvanının nitelikli bir iş olmasına rağmen son işyerinde bu ünvanın verilmediğini, atama işlemlerinin hiçbirinin davacının kendi iradesi ile gerçekleşmediğini, Türkiye ..., ..., ... İşçileri Sendikası (... Sendikası) üyesi iken işkolunun değişmesi nedeni ile ... İşçileri Sendikasına (...Sendikası) üye olduğunu, ... Sendikasına üye iken tahakkuk ettirilen ödemelerinde bir hata veya noksanlık yok iken ...Sendikasına geçmesinden sonra hatalı ödemelerin başladığını, ayrıca mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğündeki hizmet süreleri göz önüne alınmadan dava dışı İl Özel İdaresine aktarıldığını, İl Özel İdaresinde sanki yeni işe girmiş işçi gibi derece ve kademe intibakının yapıldığını, bu durumun iş hukukunun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek alması gereken ücretinin ve ücrete esas ek ödemelerin tutar ve oranlarının tespiti ile buna bağlı fark alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının 6360 sayılı Kanun kapsamında ihtiyaç fazlası personel olarak müvekkili Bakanlığa devredildiğini, davacının mezkur kanunda belirtilen süre içerisinde kendi rızası ile müvekkili nezdinde çalışmayı kabul ettiğini, davacının devir veya nakil işleminden önceki tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi sona erse de yenisi yürürlüğe girinceye kadar mali ve sosyal haklarının devir öncesi toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre verilmeye devam edileceğini, davacının devirle geldiği işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden doğan haklarından müvekkili Bakanlık adına ... Sektörü (...) ile ...Sendikası arasında bağıtlanan 16. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin imza tarihi olan 25.06.2015 tarihine kadar yararlandırıldığını, sözü edilen toplu iş sözleşmesinin geçici 2. maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarında geçen tüm hizmetlerinin dikkate alınarak intibakının yapıldığını ve bu şekilde davacı gibi devirle gelen işçilerin hak kaybına uğramalarının engellendiğini, davacının fark alacak taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası devam edilen yargılamada karara uygun olarak davacının tespit talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede davacının 01.09.2014 tarihinde davalı Kuruma nakli yapılarak buradaki görevine başladığı, mülga ... Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde geçici (mevsimlik) iş ilişkisinin kurulduğu 22.04.1985 tarihinden itibaren ... İdaresi bünyesinde Türkiye Ticaret ..., .... Sendikası (.... Sendikası) üyesi olduğu, işkolu değişikliği sebebi ile ... Sendikasına üye olduğu, geçici işçilikte geçen hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademeye intibakının yapılması gerektiği, aynı işveren nezdinde... Sendikası üyeliğinde geçen hizmet süresinin, daha önceki çalışması sırasında ... İdaresi tarafından performans değerlendirmesi ile ilgili bir düzenlemeye göre puanlama yapılmamış olması dikkate alınarak davacının davalı Kuruma nakli öncesinde ... İdaresinde bulunması gereken derece ve kademesi yönünden tespit ve hesaplama yapıldığı, buna göre hizmet süresine eklenecek süre ve pozisyona göre belirlenen alacaklarının hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli kararı ile; davacının öncesinde ... Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde geçici/mevsimlik işçi olduğu, 24.08.1992 tarihinden itibaren ... İdaresi bünyesinde ... Sendikası üyesi olduğu, İl Özel İdaresinde çalıştığı dönemde işkolu değişikliği nedeniyle ... Sendikası üyesi olduğunun anlaşıldığı, davacının başlangıçtan itibaren farklı statülerde geçen çalışmalarının kıdemine dâhil edilerek intibakının yapılması gerekeceği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun eşit davranma ilkesini düzenleyen 5. maddesi gereği aynı durumdaki işçilere objektif ve farklı davranmayı haklı kılacak nedenler bulunmadıkça eşit davranılmasının zorunlu olduğu, kısaca aynı durumdaki işçiler arasında farklılık yaratılamayacağı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.12.2024 tarihli kararı ile; dosya içeriğine göre davacının geçici işçilikte geçen süresinin ne kadar olduğunun anlaşılamadığı, yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak dosya içerisinde yer alan davacıya ait hizmet döküm cetveli ile derece ve kademelerini gösterir intibak cetvelleri karşılaştırılmak suretiyle ve davacının mevsimlik işçilikte geçen çalışma süresi bulunarak mevsimlik işçilikte geçen çalışma süresi yönünden eklenmesi gereken derece ve kademenin ne olduğu, davacının pozisyonuna göre ilerleyebileceği derecenin üst sınırı konusunda denetime elverişli olacak biçimde gösterilmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiği, ayrıca davacının nakilden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden nakil sonrasında yararlanmayı sürdürmesinin 6360 sayılı Kanun'un bir gereği olduğu, ilgili normatif düzenlemelerde nakledilen bir işçiye nakil öncesi tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin uygulanmasına devam olunacağı değil; işçinin ücret, malî ve sosyal haklarının nakil öncesi toplu iş sözleşmesine göre belirleneceğinin vurgulandığı, dolayısıyla davacının ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin bitim tarihi olan 28.02.2015 tarihinden sonra da anılan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edeceği ve ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği en erken tarihin 25.06.2015 olan imza tarihi olduğu hususu gözetilmeden hüküm tesisinin usul ve kanuna aykırı olduğu, dosya kapsamından 07.07.2015 tarihinde ...Sendikasına üye olduğu ve üyeliğinin aynı tarih itibarıyla işverene bildirdiği anlaşılan davacının ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak 07.07.2015 tarihinden itibaren yararlanabileceği, dosya kapsamında bulunan bazı ücret bordrolarında, "Kal.İ.Z." adı altında yapılmış tahakkuklar bulunduğu anlaşılmış olmakla bu ödemenin hangi alacak kalemine ilişkin olduğu davacı asıldan da sorulmak ve banka kayıtları getirtilerek bordrolar ile karşılaştırma yapılmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği hususları bozmaya konu edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ikararında belirtilen esaslar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı lehine dava değerini aşacak şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, b. Mahkemece bozma kararına aykırı karar verildiğini, bozma kararında celbi gerektiği belirtilen belgeler toplanmadan eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini, c. Uyuşmazlığın esası olan intibak işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmediğini, d. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, emsal incelemesi yapmayan, uyuşmazlığın kökenine inmeyen ve sadece davalı kayıtlarını tekrar eden bu raporun soyut ve varsayımsal bir nitelik taşıdığını ve hükme dayanak yapılamayacağını belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davaya karşı cevap ve beyan dilekçesinde ileri sürdükleri hususları tekrar ettiklerini, b. Dava konusu uyuşmalıkla emsal mahiyetteki dosyada .... Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince farklı yönde karar verildiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının geçici işçilikten sürekli işçi kadrosuna geçirildiği tarihte geçici işçilikte geçen çalışma süresinin derece ve kademesinin belirlenmesinde dikkate alınıp alınmadığı, çalıştığı pozisyona göre davacının bulunması gereken derece ve kademesinin ve bu derece ile kademeye isabet eden ücret miktarının doğru belirlenip belirlenmediği, davacının naklen geldiği Kurumun tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gereken tarihin tespiti ile ücret bordrolarında yer alan bir kısım tahakkukların açıklığa kavuşturulması konularına ilişkindir. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse yasal şekilde uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin 10.12.2024 tarihli bozma kararında; dosya içerisinde yer alan davacıya ait hizmet döküm cetveli ile derece ve kademelerini gösterir intibak cetvelleri karşılaştırılarak davacının pozisyonuna göre ilerleyebileceği derecenin üst sınırının da denetime elverişli olacak biçimde gösterilmesi gerektiği, davalı ile ...Sendikası arasında 25.06.2015 tarihinde bağıtlanan toplu iş sözleşmesi 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte davacının 07.07.2015 tarihinden itibaren bu toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği, dosya kapsamında bulunan bazı ücret bordrolarında, "..." adı altında yapılan tahakkukların hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun saptanması gerektiği hususları bozmaya konu edilerek belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Şöyle ki bozma kararında belirtilen eksiklikler tamamlanmamış olup tarafların bozmaya karşı beyanları dahi alınmadan dosyanın tensip tutanağı ile bilirkişiye tevdi edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun da bozma kararında yer alan esaslara uygun tanzim edilmediği anlaşılmaktadır. Zira bozma kararında da açıkça vurgulandığı üzere davacının davalı Kuruma nakli sırasındaki intibak cetvellerinin tetkiki ile derece ve kademe intibakının ne şekilde yapıldığının denetime uygun biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmesine rağmen bu konuda herhangi bir bilgi ve belge getirtilmemiş; davacının 2015 yılı Ocak ayından itibaren ...Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği kabulüyle hesaplama yapılmış ve ücret bordrolarında yer alan bir kısım ödeme tahakkukları açıklattırılmadan ve bu konuda davacı beyanı alınmadan eksik araştırma ve incelemeyle hüküm tesis edilmiştir. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken iş; 10.12.2024 tarihli bozma kararında belirtilen hususlar dairesinde gerekli yazışmalar yapılarak intibak cetvellerinin celbedilmesi, ücret bordrolarında "...." adı altında yer alan tahakkukların hangi alacak kalemine ilişkin olduğu hususu açıklattırılarak, gerektiğinde davacı asılın beyanı alınmak suretiyle sonucuna göre uyuşmazlık konusu yapılan alacak taleplerinden mahsubunun gerekip gerekmediğininin belirlenmesi ve davacının naklen geldiği davalı Kurumun tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği tarihin sendika üyeliğinin bildirildiği tarih gözetilerek hesaplama yapılması, gerektiğinde belirtilen hususlarda denetime uygun yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden ve bozma gerekleri yerine getirilmeden, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi nedeniyle hükmün tekrar bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1aec15733f9e5388 f7528cf9c64081ec This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/6490 E. , 2025/7509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/26 E., 2025/323 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mülga ... Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken 6360 sayılı On Dört İlde ... Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile İdarenin kapatılması üzerine bu Kanun'un geçici 1/11 hükmü uyarınca sürekli işçi ve geçici işçi pozisyonlarında çalışmakta olanların mevcut kadro ve pozisyonları ile ... Belediye Başkanlığına devredilmesi sebebi ile Belediyeye, buradan da Belediyenin bildirimi ile şu an görev yaptığı ... Enstitüsü Müdürlüğüne atandığını, davacının önceki çalıştığı yerlerindeki görev ünvanının nitelikli bir iş olmasına rağmen son işyerinde bu ünvanın verilmediğini, atama işlemlerinin hiçbirinin davacının kendi iradesi ile gerçekleşmediğini, Türkiye ..., ..., ... İşçileri Sendikası (... Sendikası) üyesi iken işkolunun değişmesi nedeni ile ... İşçileri Sendikasına (...Sendikası) üye olduğunu, ... Sendikasına üye iken tahakkuk ettirilen ödemelerinde bir hata veya noksanlık yok iken ...Sendikasına geçmesinden sonra hatalı ödemelerin başladığını, ayrıca mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğündeki hizmet süreleri göz önüne alınmadan dava dışı İl Özel İdaresine aktarıldığını, İl Özel İdaresinde sanki yeni işe girmiş işçi gibi derece ve kademe intibakının yapıldığını, bu durumun iş hukukunun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek alması gereken ücretinin ve ücrete esas ek ödemelerin tutar ve oranlarının tespiti ile buna bağlı fark alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının 6360 sayılı Kanun kapsamında ihtiyaç fazlası personel olarak müvekkili Bakanlığa devredildiğini, davacının mezkur kanunda belirtilen süre içerisinde kendi rızası ile müvekkili nezdinde çalışmayı kabul ettiğini, davacının devir veya nakil işleminden önceki tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi sona erse de yenisi yürürlüğe girinceye kadar mali ve sosyal haklarının devir öncesi toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre verilmeye devam edileceğini, davacının devirle geldiği işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden doğan haklarından müvekkili Bakanlık adına ... Sektörü (...) ile ...Sendikası arasında bağıtlanan 16. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin imza tarihi olan 25.06.2015 tarihine kadar yararlandırıldığını, sözü edilen toplu iş sözleşmesinin geçici 2. maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarında geçen tüm hizmetlerinin dikkate alınarak intibakının yapıldığını ve bu şekilde davacı gibi devirle gelen işçilerin hak kaybına uğramalarının engellendiğini, davacının fark alacak taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası devam edilen yargılamada karara uygun olarak davacının tespit talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede davacının 01.09.2014 tarihinde davalı Kuruma nakli yapılarak buradaki görevine başladığı, mülga ... Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde geçici (mevsimlik) iş ilişkisinin kurulduğu 22.04.1985 tarihinden itibaren ... İdaresi bünyesinde Türkiye Ticaret ..., .... Sendikası (.... Sendikası) üyesi olduğu, işkolu değişikliği sebebi ile ... Sendikasına üye olduğu, geçici işçilikte geçen hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademeye intibakının yapılması gerektiği, aynı işveren nezdinde... Sendikası üyeliğinde geçen hizmet süresinin, daha önceki çalışması sırasında ... İdaresi tarafından performans değerlendirmesi ile ilgili bir düzenlemeye göre puanlama yapılmamış olması dikkate alınarak davacının davalı Kuruma nakli öncesinde ... İdaresinde bulunması gereken derece ve kademesi yönünden tespit ve hesaplama yapıldığı, buna göre hizmet süresine eklenecek süre ve pozisyona göre belirlenen alacaklarının hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli kararı ile; davacının öncesinde ... Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde geçici/mevsimlik işçi olduğu, 24.08.1992 tarihinden itibaren ... İdaresi bünyesinde ... Sendikası üyesi olduğu, İl Özel İdaresinde çalıştığı dönemde işkolu değişikliği nedeniyle ... Sendikası üyesi olduğunun anlaşıldığı, davacının başlangıçtan itibaren farklı statülerde geçen çalışmalarının kıdemine dâhil edilerek intibakının yapılması gerekeceği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun eşit davranma ilkesini düzenleyen 5. maddesi gereği aynı durumdaki işçilere objektif ve farklı davranmayı haklı kılacak nedenler bulunmadıkça eşit davranılmasının zorunlu olduğu, kısaca aynı durumdaki işçiler arasında farklılık yaratılamayacağı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.12.2024 tarihli kararı ile; dosya içeriğine göre davacının geçici işçilikte geçen süresinin ne kadar olduğunun anlaşılamadığı, yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak dosya içerisinde yer alan davacıya ait hizmet döküm cetveli ile derece ve kademelerini gösterir intibak cetvelleri karşılaştırılmak suretiyle ve davacının mevsimlik işçilikte geçen çalışma süresi bulunarak mevsimlik işçilikte geçen çalışma süresi yönünden eklenmesi gereken derece ve kademenin ne olduğu, davacının pozisyonuna göre ilerleyebileceği derecenin üst sınırı konusunda denetime elverişli olacak biçimde gösterilmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiği, ayrıca davacının nakilden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden nakil sonrasında yararlanmayı sürdürmesinin 6360 sayılı Kanun'un bir gereği olduğu, ilgili normatif düzenlemelerde nakledilen bir işçiye nakil öncesi tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin uygulanmasına devam olunacağı değil; işçinin ücret, malî ve sosyal haklarının nakil öncesi toplu iş sözleşmesine göre belirleneceğinin vurgulandığı, dolayısıyla davacının ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin bitim tarihi olan 28.02.2015 tarihinden sonra da anılan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edeceği ve ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği en erken tarihin 25.06.2015 olan imza tarihi olduğu hususu gözetilmeden hüküm tesisinin usul ve kanuna aykırı olduğu, dosya kapsamından 07.07.2015 tarihinde ...Sendikasına üye olduğu ve üyeliğinin aynı tarih itibarıyla işverene bildirdiği anlaşılan davacının ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak 07.07.2015 tarihinden itibaren yararlanabileceği, dosya kapsamında bulunan bazı ücret bordrolarında, "Kal.İ.Z." adı altında yapılmış tahakkuklar bulunduğu anlaşılmış olmakla bu ödemenin hangi alacak kalemine ilişkin olduğu davacı asıldan da sorulmak ve banka kayıtları getirtilerek bordrolar ile karşılaştırma yapılmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği hususları bozmaya konu edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ikararında belirtilen esaslar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı lehine dava değerini aşacak şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, b. Mahkemece bozma kararına aykırı karar verildiğini, bozma kararında celbi gerektiği belirtilen belgeler toplanmadan eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini, c. Uyuşmazlığın esası olan intibak işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmediğini, d. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, emsal incelemesi yapmayan, uyuşmazlığın kökenine inmeyen ve sadece davalı kayıtlarını tekrar eden bu raporun soyut ve varsayımsal bir nitelik taşıdığını ve hükme dayanak yapılamayacağını belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davaya karşı cevap ve beyan dilekçesinde ileri sürdükleri hususları tekrar ettiklerini, b. Dava konusu uyuşmalıkla emsal mahiyetteki dosyada .... Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince farklı yönde karar verildiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının geçici işçilikten sürekli işçi kadrosuna geçirildiği tarihte geçici işçilikte geçen çalışma süresinin derece ve kademesinin belirlenmesinde dikkate alınıp alınmadığı, çalıştığı pozisyona göre davacının bulunması gereken derece ve kademesinin ve bu derece ile kademeye isabet eden ücret miktarının doğru belirlenip belirlenmediği, davacının naklen geldiği Kurumun tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gereken tarihin tespiti ile ücret bordrolarında yer alan bir kısım tahakkukların açıklığa kavuşturulması konularına ilişkindir. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse yasal şekilde uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin 10.12.2024 tarihli bozma kararında; dosya içerisinde yer alan davacıya ait hizmet döküm cetveli ile derece ve kademelerini gösterir intibak cetvelleri karşılaştırılarak davacının pozisyonuna göre ilerleyebileceği derecenin üst sınırının da denetime elverişli olacak biçimde gösterilmesi gerektiği, davalı ile ...Sendikası arasında 25.06.2015 tarihinde bağıtlanan toplu iş sözleşmesi 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte davacının 07.07.2015 tarihinden itibaren bu toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği, dosya kapsamında bulunan bazı ücret bordrolarında, "..." adı altında yapılan tahakkukların hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun saptanması gerektiği hususları bozmaya konu edilerek belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Şöyle ki bozma kararında belirtilen eksiklikler tamamlanmamış olup tarafların bozmaya karşı beyanları dahi alınmadan dosyanın tensip tutanağı ile bilirkişiye tevdi edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun da bozma kararında yer alan esaslara uygun tanzim edilmediği anlaşılmaktadır. Zira bozma kararında da açıkça vurgulandığı üzere davacının davalı Kuruma nakli sırasındaki intibak cetvellerinin tetkiki ile derece ve kademe intibakının ne şekilde yapıldığının denetime uygun biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmesine rağmen bu konuda herhangi bir bilgi ve belge getirtilmemiş; davacının 2015 yılı Ocak ayından itibaren ...Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği kabulüyle hesaplama yapılmış ve ücret bordrolarında yer alan bir kısım ödeme tahakkukları açıklattırılmadan ve bu konuda davacı beyanı alınmadan eksik araştırma ve incelemeyle hüküm tesis edilmiştir. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken iş; 10.12.2024 tarihli bozma kararında belirtilen hususlar dairesinde gerekli yazışmalar yapılarak intibak cetvellerinin celbedilmesi, ücret bordrolarında "...." adı altında yer alan tahakkukların hangi alacak kalemine ilişkin olduğu hususu açıklattırılarak, gerektiğinde davacı asılın beyanı alınmak suretiyle sonucuna göre uyuşmazlık konusu yapılan alacak taleplerinden mahsubunun gerekip gerekmediğininin belirlenmesi ve davacının naklen geldiği davalı Kurumun tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği tarihin sendika üyeliğinin bildirildiği tarih gözetilerek hesaplama yapılması, gerektiğinde belirtilen hususlarda denetime uygun yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden ve bozma gerekleri yerine getirilmeden, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi nedeniyle hükmün tekrar bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1aec15733f9e5388 f7528cf9c64081ec ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı