Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7064 E., 2025/8464 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7064 E., 2025/8464 K. (04.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7064
Karar No
2025/8464
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/7064 E. , 2025/8464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/723 E., 2025/1219 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/270 E., 2020/826 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 02.10.2012-03.04.2018 tarihleri arasında en son aylık net 5.500,00 TL ücretle kaptan olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve kötüniyetli olarak işverence feshedildiğini, personel ve teknik eleman eksikliği sebebiyle ve işveren talimatı üzerine 48 saat gemi içerisinde, 48 saat gemi dışarısında olacak şekilde vardiya usulü ile çalışan müvekkilinin her gün yasal çalışma süresini aştığını ve fiilen görevde bulunarak fazla çalışma yaptığını, müvekkilinin aynı zamanda eğitmen kaptan sıfatı ile görev yapmış olduğundan çoğu zaman 48 saatlik istirahat iznini kullanamadığını, diğer gemilerde yedek kaptan olarak çalıştığını ya da eğitmen kaptan olarak görev yaptığını, tatil günlerinde çalışma kaynaklı olarak hak kazandığı ücret alacağının yıllık izin günlerine dâhil edilerek haksız ve usulsüz olarak ödenmediğini ayrıca 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun (854 sayılı Kanun) 42/5 hükmü gereğince hafta tatili ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, yıllık ücretli izin alacağına dâhil edilen genel tatil ücreti alacağı, hafta tatili ve vardiyalar ile yıllık izinlere denk gelen pazar günü çalışmalarına ait fark alacakları ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkette çalışması boyunca kaptan olarak çalışan davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlendiğini, fazla çalışmasının ücrete dâhil edildiğini ve haftalık 72 saati aşmadığı hâllerde fazla çalışma alacağı bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, iş sözleşmesinin kötüniyetle yapıldığı iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığını ve kullanamadığı izinlerin karşılığının da iş sözleşmesinin feshi akabinde davacıya ödendiğini, ödenmeyen herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin kötüniyetli feshedildiğini ispatlayamadığı, davacının 48 saat çalışma 48 saat istirahat şeklinde vardiyalı çalıştığı, bu nedenle ayrıca bir hafta tatiline hak kazanamadığı, 854 sayılı Kanun'da açık bir hüküm olmamasına rağmen, 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izinden sayılmaması gerektiği, 854 sayılı Kanun'da ise buna dair açık bir hüküm olmasa da 4857 sayılı Kanun ile paralel uygulanması nedeni ile davacının farklı yıllarda kullandığı toplam 7 yıllık izin gününün ulusal bayram ve genel tatil gününe denk gelerek yıllık izin süresinden sayıldığı bu itibarla işçi lehine yorum ilkesi uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği ve davacının ayda 15 gün, günde yaklaşık 3 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince şartları oluşmadığından ve feshin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebi ile hafta tatili ücretine hak kazanılmadığından hafta tatili ücret talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu ancak 854 sayılı Kanun'da yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ayrıca ödeneceğine dair hüküm bulunmaması nedeniyle davacının genel tatil günlerine rastlayan günlere ilişkin yıllık ücretli izin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece farklı gerekçeyle kabul edilmesinin hatalı olduğu ayrıca davacının tespit edilen çalışma düzen ve saatleri ile iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil edildiği şeklindeki maddenin birlikte değerlendirilmesinden davacının fazla çalışma alacağına yönelik isteğinin de reddi ile davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Haksız, gerekçesiz ve hukuka aykırı olarak kötüniyet tazminatının reddedildiğini, dosya kapsamındaki delillerle işverenin kötüniyetinin ispatlandığını, 2. İşverence fazla çalışmanın ücrete dâhil edildiği beyan edilmesine rağmen bazı bordrolarda fazla çalışma tahakkuk edildiğini, bu çelişkinin göz ardı edildiğini, 3. Yıllık ücretli izne dâhil edilen genel tatil ücret alacağı talebinin reddinin de hatalı olduğunu, dinlenme hakkının anayasal bir hak olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kötüniyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesaplanması ile hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerine denk gelen yıllık izinler için yıllık ücretli izin alacağına hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 12bf72ae66c130e2 e2ab158d83592473

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı