Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7055 E., 2025/8462 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7055 E., 2025/8462 K. (04.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7055
Karar No
2025/8462
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/7055 E. , 2025/8462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1014 E., 2025/1353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/499 E., 2023/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.2004-26.04.2019 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde forklift operatörü olarak çalıştığını, işe iade davasında feshin geçersizliği ve işe iadeye karar verildiğini, süresi içinde işe başlatılmayı talep ettiklerini, davalının bir aylık yasal süreden sonra işe davet bildiriminde bulunduğunu ve bu bildirimin taraflarınca kabul edilmediğini, davacının sendika üyesi olduğunu ve işyerinde toplu iş sözleşmesi uygulandığını belirterek iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya işe başlaması için ihtarname gönderildiğini, davacının işyerine geldiğini ancak işe başlamadığını ve işyerini terk ettiğini, müvekkilinin işe iade davası kapsamında bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iadesine dair verilen kararın kesinleşmesi üzerine işe başlatılma talebiyle 07.07.2021 tarihinde işverene başvurduğu, davalı işverenin 1 aylık yasal süreden sonra 18.08.2021 tarihinde gönderdiği ihtarname ile davacının iş başı yapmasını istediği, bu hâliyle davalı tarafça yasal süresinde davacı işe başlatılmadığından 1 aylık sürenin dolduğu tarih itibarıyla iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiği bu itibarla davacının fark kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve yıllık ücretli izin alacağının kabulü gerektiği, davacıya geçersiz fesih tarihinde ihbar tazminatı ödendiği görüldüğünden ihbar tazminatının ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işe iade başvurusu sonrasında işe başlatıldığını ve davacının işyerine gelmesine rağmen işe başlamadığını, davacı işe başlamadığından müvekkili Şirketin herhangi bir tazminat yükümlülüğü olmadığını, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar hesabında çocuk yardımı, yemek yardımı, yemek ücreti, yakacak yardımı, gıda yardımı, yol yardımı, ikramiye ve bayram harçlığının dikkate alınmasının yerinde olmadığını zira işçinin fiilen işe gitmediği dönemde yararlanamadığı hakların boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar hesabında yer alamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işe iade sonrası isteklere ve iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 847f59390b70cd7e 936d5816211b3b3d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı