9. Hukuk Dairesi 2025/8081 E. , 2025/8479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/474 E., 2025/198 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.06.2018 tarihli dava dilekçesinde davalının yurt dışı projelerinde 03.11.2009-23.07.2017 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, baskı altında davacıya birtakım evrak ve belgeler imzalatılarak ve Türkiye’ye dönüş uçak bileti alınmayacağı ve henüz ödenmemiş ücret alacaklarının ödenmeyeceği tehdidi de yapılarak iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, davacının en son aylık ücretinin net 1.250,00 USD olduğunu, davacının davalı işyerinde 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, iki haftada bir gün hafta tatili kullandırıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırıldığını ancak karşılığının ödenmediğini, davacının davalı işveren bünyesinde çalıştığı dönem içerisinde her türlü yol, üç öğün yemek, barınma gibi sair ücret dışı yardımlarının davalı işveren tarafından karşılandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkiline ait ...'daki şantiyelerde 02.11.2009-16.06.2017 tarihlerindeki çalışmalarının davacının kendi isteği ile istifa etmesi sonucu sona erdiğini, 16.06.2017 tarihinde istifa dilekçesinin sunulmuş olduğunu, davacının ücretinin dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında göründüğü kadar olduğunu, çalışmaların ve ücretlerin eksik bildirilmesi ya da hiç bildirilmemesinin, ücretin bir kısmının elden verilip bir kısmının bankadan yatırılmasının söz konusu olmadığını, davalı Şirkette fazla çalışma uygulamasının olmadığını, davalı Şirkette resmî ve dinî bayram günlerinde çalışma uygulamasının bulunmadığını, her işçiye mevzuata uygun olarak hafta tatili izninin de verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin19.10.2020 tarihli kararı ile; davalı işverenin iş sözleşmesinin davacının istifası ile sona erdiğini ispatlayamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık anlatımlarından davacının haftalık 16,5 saat fazla çalışma yaptığı, iki haftada bir gün hafta tatili kullandığı, dinî bayramlarda ve resmî tatillerde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 tarihli kararı ile; davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2024 tarihli kararının davalı vekilince yasal süresi içinde temyiz üzerine Dairece, davalının diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının aylık çıplak net ücretinin 1.250,00 USD olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, ancak davacının Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan bir ülkede çalıştığı dikkate alınarak ücreti brütleştirilirken dosya kapsamından tespit edilen net ücretine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 5/1-(g) hükmü uyarınca yalnızca %5 oranında genel sağlık primi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesi gerektiğinden belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararında belirtilen esaslar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, ancak rapordaki ücret tespitinin bozmaya aykırı olduğu görülmekle resen yapılan hesaplama sonucu davacının ücretinin 1.250,00 USD +%5 genel sağlık sigortası primi eklendiğinde brüt 1.315,80 USD olacağının tespit edildiği, bozma konusu yapılmayan önceki uygulamadaki gibi 200,00 USD yemek ve barınma yardımının ilavesi ile giydirilmiş brüt ücretin 1.515,80 USD olarak tespit edildiği, fesih tarihindeki 3,5240 TL döviz kuru nazara alındığında 5.341,67 TL giydirilmiş brüt ücret tespit edildiği, bu miktar 4.426,16 TL kıdem tazminatı tavanını aştığından kıdem tazminatı hesabında bir değişiklik olmayıp önceki gibi hüküm altına alındığı, ihbar tazminatının ise tespit olunan bu ücret üzerinden yenien hesaplanarak hüküm altına alındığı, diğer alacak istemleri giydirilmiş brüt ücrete göre hesaplanmadığından ve bozma öncesi de net ücret üzerinden hesapladığından netice değişmemiş olup önceki gibi karar verildiği açıklanarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kabul edilen aylık ücret miktarının hatalı olduğunu, 2. Bilirkişi raporunda tanık ile davacının birlikte çalışmadıkları dönemler için de hesaplamalar yapıldığını, tanık beyanlarının sadece birlikte çalıştıkları süreler için geçerli olduğunu, 3. Taraflarınca ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 4. Bilirkişi raporunda işçilik alacaklarından yasal kesintilerin de mahsup edilmediğini, 5. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını, istifa dilekçesi nazara alınmadan hatalı karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının brüt ücretinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7fa612dd098de00e bfd575c086882b50