Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/8041 E., 2025/8457 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/8041 E., 2025/8457 K. (04.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8041
Karar No
2025/8457
Karar Tarihi
04.11.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8041 E. , 2025/8457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/642 E., 2025/192 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (375 sayılı KHK) geçici 23. maddesi uyarınca ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere de uygulanacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesine göre davacıya her ay brüt asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, ayrıca davacının ücretine toplu iş sözleşmesi uyarınca 6 aylık dönemlerde %4 oranında zam yapılması gerektiğini, ancak davalı tarafça iş sözleşmesi dikkate alınmaksızın ücretlerin ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark ilave tediye, fark fazla çalışma ile fark yol ve yemek alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilmiş olduğunu, 01.01.2019 tarihinden itibaren ücretlerin Bakanlıktan alınan görüş yazıları doğrultusunda 31.12.2018 tarihinde almakta oldukları ücretlerinin %4 zamlı hâli ile ödendiğini, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oranı dikkate alınarak ödeneceğinin düzenlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasında kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasında, dava dilekçesinde talep edilen miktarla bağlı kalınarak ilave tediye alacağının kabulüne karar verilmesine karşın gerekçeli karar içeriğinde 07.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve buna göre ispatlanamadığı anlaşılan ilave tediye alacağı talebinin reddine karar verilmesinin gerekçe hüküm arasında çelişki oluşturduğu, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra, ihtilaf konusu olan son tutanak tarihi ile hesaplamaya esas alınan dava tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ayrıca kabul şekline göre de ilave tediye alacağına taleple bağlı kalınmak suretiyle, en yüksek banka mevduat faizi oranını aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 375 sayılı KHK hükümlerine göre belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, iddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bunun üzerine %4 oranında zam yapıldığını, ücretin düşürülmediğini, 2. Toplu iş sözleşmesinde kastedilen ücretin 2018 yılı asgari ücretine göre belirlenen ücret olduğunu, 3. Davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının talep ettiği alacaklar zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı def’inin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark alacakların ispat ve hesaplanması, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği ve hükmedilen faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun ile öngörülmüş bir alacak kalemi olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı, kanun hükmü gereği yasal faizdir. Bozma ilâmında da belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınmak suretiyle, en yüksek banka mevduat faizi oranını aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi uygulanması ve hüküm yerinde ilave tediye alacağı yerine sadece alacak ibaresinin yazılması hatalıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine; "4. Net 10,00 TL ilave tediye alacağının dava tarihi olan 29.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi oranını aşmamak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin (4) numaralı bent olarak yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4bfb7781536f6479 d45a81b78772ceec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı