9. Hukuk Dairesi 2025/6486 E. , 2025/7951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2460 E., 2025/1388 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/55 E., 2023/299 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İş Teftiş Kurulu Başkanlığının ...İşletmesinde 10.05.2017-30.05.2017 tarihleri arasında yapılan teftiş kapsamında maden işçilerinin 37,5 saatten fazla çalıştırılmaları ve mesaiye zorlanmaları konusu ile yapılan fazla çalışmaların yasal düzenlemeye uygun olarak hesaplanıp ödenmediği yönünde şikâyetlerin incelendiğini; inceleme sonucunda Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 07.09.2017 tarihli idari yaptırım kararı tutanağı ile işçilerin fazla çalıştırıldığının ve fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin tespit edilerek müvekkili adi ortaklığa yönelik olarak idari para cezası uygulandığını, raporda ücretleri günlük olarak tespit edilen işçilerin saat ücretlerinin hatalı tespit edildiği ve fazla çalışma ücretlerinin de buna göre hatalı ödendiğine yönelik değerlendirme yapıldığını, ücretleri aylık olarak tespit edilen vardiya mühendislerinin saat ücretlerinin hatalı tespit edildiğine ve fazla çalışma ücretlerinin buna göre hatalı ödendiğine yönelik değerlendirme yapıldığını, bu durumda olan toplam 805 işçiye fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin tespit edildiğini; bu tespitlerin yasal dayanağının bulunmadığını, işyerinde haftada 2 gün tatil kullanıldığını; yeraltında istihdam edilen mavi yaka personele toplu iş sözleşmesi uyarınca günlük ücret üzerinden, beyaz yakalı ofis personeline ise aylık maktu ücret üzerinden ücretlendirme yapıldığını; çalışma süresinin günlük 7,5 saat ve haftada 5 günden 37,5 saat olarak kararlaştırıldığını; farazi olarak 6 gün çalışıldığı düşüncesi ile günlük çalışmanın 6,25 saati aşamayacağına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu; ofis çalışanları bakımından normal 225 saatlik aylık çalışma esas alınması gerekirken bunların da yer altında çalışan işçiler olarak değerlendirilip aylık 187,5 saat çalışmanın esas alınmasının hatalı olduğunu; davalı Kurum görüşünün 6645 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6645 sayılı Kanun) gerekçesine aykırı olduğunu; bu Kanun'un gerekçesinde yeraltı ve maden işlerinde çalışan işçilerin hafta tatilinin kesintisiz 2 gün olacağının belirtildiğini savunarak inceleme raporunun hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş müfettişleri raporlarına karşı açılan davalarda Bakanlığın taraf sıfatının bulunmadığını, rapora karşı raporun tebliğinden itibaren 30 gün içinde iş mahkemesine dava açılması gerektiğini ancak davanın süresinde açılmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 63. maddesi kapsamında yeraltında maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma saatlerinin 01.01.2015-04.04.2015 tarihleri arasında 36 saat, bu tarihten sonra 37,5 saat olarak belirlendiğini; davalı işyerinde bu saatin aşıldığının ve yasaya aykırı olarak fazla çalışma yaptırıldığının tespit edilerek idari para cezası uygulandığını; haftalık 37,5 saat çalışma süresi olan yeraltı maden işçilerinin günlük çalışma sürelerinin, toplam sürenin 6 işgününe bölünerek 6 saat 15 dakika olarak tespit edilmesi gerektiğini, davalı işverenin bu kurala uymadan ücret belirlediğini, mühendisler bakımından normal usulde olduğu üzere saat ücretinin aylık ücretin 225’e bölünerek hesabının yerinde olduğunu, işveren vekili ...'nın 02.05.2017 tarihli beyanında işyerinde işçilerin 6. gün çalışmasının olduğunun ifade edildiğini, bu hâli ile fazla çalışma yapıldığının ikrarının da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; son dönem Yargıtay içtihatları (kapatılan Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarihli ve 2019/5038 Esas, 2019/13676 Karar) ile bu tür tespitlere karşı dava açılmasında hukuki yararın bulunduğu, bu bağlamda genel denetim sonucu yapılan tespitlere karşı sadece bakanlığa karşı, işçinin şikayeti üzerine yapılan denetim sonucu bir tespit yapılmışsa Bakanlık ile birlikte şikâyette bulunan işçiye karşı dava açılması gerektiği, bu kapsamda davaya konu iptali istenen tutanağın, işçi şikâyeti üzerine yapılan inceleme sonucu düzenlendiği ve işçilerin davaya dâhil edildiği, davacının, ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne yapılan başvuru ile ilgili raporun 27.10.2017 tarihinde tebellüğ edildiği, 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmünde düzenlenen 30 günlük süre içerisinde dava açıldığının anlaşıldığı, dava dilekçesinde “raporda yer alan maden işçilerinin iş kanunu madde 63’e aykırı olarak çalıştırıldıklarına, yasak olmasına karşın zorunlu nedenlerle fazla çalışma dışında fazla mesai yaptırıldığına ve dolayısıyla çalışma sürelerine ve buna dair yönetmelik hükümlerine uyulmadığı” yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve iptali talep edilmiş ise de herhangi somut bir delil ibraz edilmediği, nitekim davacı tanığı olarak dinlenen ...'nın “işyerinde fazla çalışma yapıldığını ancak karşılığının ödendiğini” ifade ettiği, bu veriler ışığında davacıların eyleminin 4857 sayılı Kanun’un 63. maddesine aykırı olduğuna dair tespitin yerinde olduğu, yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin günde 7,5 saatten haftanın 5 günü 37,5 saat çalışacakları, akabinde 2 gün tatil yapacakları ancak yaptıkları bu tatil günlerinde ücret tahakkukuna hak kazanacakları, bu sebeple yeraltı maden işçilerinin aylık çalışma sürelerinin de günlük çalışma süresi olan 7,5 saatin 30 günlük çalışma tutarı olan 225 saate eşit olduğu, bu değerlendirme ışığında, ücreti günlük olarak belirlenen yer altı maden işçilerinin saatlik ücretleri belirlenirken günlük ücretlerinin 7,5 saate bölünmesi, ücreti aylık olarak belirlenen yeraltı maden işçilerinin saatlik ücretleri belirlenirken günlük ücretlerinin 225 saate bölünmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, bu değerlendirmeye göre; ücretleri günlük olarak tayin edilen yeraltı maden işçilerine ödenen fazla çalışma ücretlerine ilişkin işçilerin saat ücretlerinin, günlük ücretlerinin 6,25 saate bölünmesi ile bulunacağına ilişkin İş Teftiş Kurulu raporundaki değerlendirme ile ücretleri aylık olarak tayin edilen yeraltı maden işçilerine ödenen fazla çalışma ücretlerine ilişkin işçilerin saat ücretlerinin, aylık ücretlerinin 187,5 saate bölünmesi ile bulunulacağına; bu sebeple, işçilerin fazla çalışma ücretlerinin 4857 sayılı Kanun'a aykırı olarak eksik ödendiğine ilişkin İş Teftiş Kurulu raporundaki değerlendirmenin 4857 sayılı Kanun'daki düzenlemenin sözü ve özüne göre yapılan değerlendirmeye uygun düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacılara ait işyerinde 4857 sayılı Kanun'un 41/9 hükmüne aykırı olarak 42... . maddelerinde de sayılan hâller dışında fazla çalışma yaptırıldığı, bu veriye göre iş teftiş kurulu raporundaki davacıların eyleminin 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesine aykırı olduğuna dair teftiş kurulu raporunun yerinde olduğu bununla ilgili iptal talebinin reddine, İş Teftiş Kurulu raporundaki değerlendirmenin 4857 sayılı Kanun'daki düzenlemenin sözü ve özüne göre yapılan değerlendirmeye uygun düşmediği gerekçesiyle davacı işyerinde çalışan işçilerin fazla çalışma ücretlerinin 4857 saylı Kanun'un 41. maddesine aykırı olarak hesaplandığı yönündeki teftiş raporunundaki tespitlerin ve buna istinaden düzenlenen tutanağın iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ile davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince esas yönünden yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, "Avukatlık asgari ücret tarifnamesine göre 9200,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine" şeklindeki hükmün "Avukatlık asgari ücret tarifnamesine göre 9200,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınıp davalı Bakanlığa verilmesine " şeklinde olması gerekmekle birlikte, bu hususun Dairelerince mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davacıların ve davalı Bakanlık vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın süresinde açılmadığını, 2. Fazla çalışma yapıldığının işveren vekili tarafından kabul edildiğini, 3. Vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmü kapsamında ... İş Teftiş Kurulunca düzenlenen tutanağın iptali isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 4857 sayılı Kanun'un "Çalışma süresi" kenar başlıklı 63. maddesinin ilgili hükümleri şöyledir: "Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu hâlde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. (Ek cümle: 6/5/2016-6715/3 md.) Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir. ..." 4857 sayılı Kanun'un "Fazla çalışma ücreti" kenar başlıklı 41. maddesinin ilgili hükümleri şu şekildedir: " Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. .... Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir." 4857 sayılı Kanun'un "Hafta tatili ücreti" kenar başlıklı 46. maddesinin ilgili hükmü ise şu şekildedir: "Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir." Somut olayda iptali istenen İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 16.08.2017 tarihli raporunda özetle, işyerinde haftalık çalışma süresi 37,5 saat olan işçilerin saatlik ücretleri hesaplanırken günlük ücretin 7,5 saate bölündüğü, 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesinde yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresinin günde en çok 7,5 haftada en çok 37,5 saat olarak düzenlendiği, bu düzenlemeye göre işçilerin 37... dakika olan çalışma süresinin haftanın çalışılan günlerine dağıtımında sadece 7 saat 30 dakika sınırı olduğu ayrıca haftada 5 gün sınırı bulunmadığı, Kanun'da yeraltında çalışan işçiler için hafta tatilinin ayrıca en az 2 gün belirlenmemiş olup normal işçilerdeki gibi olduğu, bu durumda yeraltında çalışan işçilerin normal çalışma süresinin haftanın 6 gününe eşit dağıtılması hâlinde çalışma süresinin günlük 6 saat 15 dakika olduğu, çalışma süresinin haftanın 5 gününe eşit dağıtılması hâlinde ise günlük 7 saat 30 dakika olduğu, yeraltı maden işlerinde çalışan bir işçinin haftalık çalışma süresinin 37,5 saat olduğu, buna bağlı olarak aylık ücret 187,5 saate bölünerek saatlik birim ücretin hesaplanacağı, işçinin haftalık çalışma süresini beş günde mi yoksa altı günde mi doldurduğunun işçinin birim ücretini değiştirmeyeceği, işyerinde de yeraltı maden işlerinde çalışan bir işçinin haftalık çalışma süresinin 37,5 saat olduğu gözetilerek saatlik birim ücretinin hesaplanmak suretiyle işçilerin fazla çalışma ücret farklarının hesaplarına ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Davacı taraf 4857 sayılı Kanun'un, yeraltında çalışan maden işçileri için günlük 7,5, haftalık 37,5 saat çalışma esası öngören 63/1 hükmünde ve bu hükmün madde gerekçesinde yeraltında çalışan maden işçilerine haftada 2 gün hafta tatili sağlanması amacının güdüldüğünü iddia etmiştir. Buna göre somut olayda davacı taraf, yeraltı maden işçilerinin haftalık çalışma süresi olan 37,5 saati, haftalık çalışılan gün sayısı olan 5'e bölerek günlük çalışma saatini 7,5 saat olarak belirledikten sonra günlük ücretin de 7,5 saate bölümü ile ortaya çıkan saatlik ücretlerine göre hesaplanan fazla çalışma ücretlerini ödemiştir. Ne var ki yapılan bu uygulama yerinde değildir. Öncelikle belirtmek gerekir ki 6645 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile 4857 sayılı Kanun'un 63/1 hükmüne ikinci cümle olarak eklenen "Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir.” şeklindeki düzenlemenin madde gerekçesinde "...Böylece, bu işçilere yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az kırksekiz saat hafta tatili sağlanması amaçlanmıştır...." ifadelerine yer verilmiştir. Aynı şekilde 4857 sayılı Kanun'un yeraltı maden işçilerinin fazla çalışma ücretini düzenleyen 41/10 hükmünü değiştiren 6645 sayılı Kanun'un 34. maddesinin "Kanun ile, çalışma süresinden sayılan hâller dâhil, yer altında çalışan maden işçilerine haftada iki gün hafta tatili sağlanması amacıyla günlük çalışma süresi en çok yedibuçuk saat, haftalık çalışma süresi ise en çok otuzyedibuçuk saat olarak belirlendiğinden, bu değişikliğe uyum sağlanması amacıyla madde ile, 4857 sayılı Kanunda gerekli değişiklik yapılmıştır." şeklindeki madde gerekçesinde yeraltı maden işçileri bakımından 2 gün hafta tatilinden söz edilmiş ise de ilgili maddelerde bu anlama gelebilecek bir metne yer verilmiş değildir. Diğer taraftan işverenin haftalık çalışma süresi olan 37,5 saati, haftanın 5 gününe bölmek suretiyle kurduğu çalışma sisteminde haftada 48 saatlik dinlenme gerçekleşebilecektir. Nitekim somut olayda davacı işverenin uygulaması da bu yöndedir. Ancak bu tür bir uygulamada Kanun'da öngörülen haftalık kanuni dinlenme süresi değişmediğinden, fazla çalışma ücreti hesabına esas alınması gereken saat ücretinin belirlenmesine esas alınacak süre etkilenmez. Sonuç olarak 4857 sayılı Kanun'da veya diğer mevzuatta yeraltında çalışan maden işçilerinin hafta tatilinin en az 48 saat (2 gün) olduğu yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda yeraltında çalışan maden işçilerinin hafta tatili hakları bakımından esas alınması gereken hüküm, 4857 sayılı Kanun'un 46/1 hükmüdür. Söz konusu hükme göre yeraltı maden işçileri de, 4857 sayılı Kanun kapsamındaki diğer işçilerde olduğu gibi, Kanun kapsamına giren işyerlerinde, tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile 7 günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme hakkına sahiptir. Hâl böyle olunca yeraltı maden işçilerinin saat ücretlerinin hesabında; haftalık çalışma süresinin 37,5 saat, haftalık çalışılan gün sayısının ise 6 gün olarak kabulü gerekir. Bu durumda saat ücretinin tespitinde izlenmesi gereken yöntem, haftada 6 gün çalışan ancak haftalık çalışma süresi 45 saat olan bir işçinin saat ücretinin tespitinde dikkate alınan yöntemle aynıdır. Haftalık çalışma süresi 45 saat olan bir işçinin saat başına düşen ücret tutarı; günlük ücret sisteminde günlük ücretinin 7,5’a (7 saat 30 dakika) bölünmesi (45:6=7 saat 30 dakika), aylık ücret sisteminde ise aylık ücretinin 225’e bölünmesi suretiyle bulunur. Haftalık çalışma süresi 37,5 saat olan yeraltı maden işçisi bakımından da saat ücreti; günlük ücret sisteminde günlük ücretinin 6,15’e (6 saat 15 dakika) bölünmesi (37,5:6=6 saat 15 dakika), aylık ücret sisteminde aylık ücretinin 187,5’a bölünmesi suretiyle tespit edilmelidir. Mahkemece Kanun'da açıkça düzenlenmediği hâlde, salt ilgili düzenlemelerin bağlayıcı olmayan madde gerekçelerinden yola çıkılarak yeraltı maden işçilerinin haftada 2 gün hafta tatili hakkına sahip olduğu ve bu kabule göre de işverence yeraltı maden işçilerinin fazla çalışma hesabına esas saat ücretinin doğru belirlendiği sonucuna varılması isabetsizdir. Açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre dava konusu İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 16.08.2017 tarihli tutanağın fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğine dair tespitlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b78946fa2c276656 ac370961032e375d