9. Hukuk Dairesi 2025/6484 E. , 2025/7950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/197 E., 2025/1580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/518 E., 2024/843 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.09.2014-31.07.2023 tarihleri arasında mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın sonlandırıldığını, davacının çalıştığı süre boyunca sürekli fazla çalışma yaptırıldığını, karşılığının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hak kazandığı tüm ücretinin bordroya yansıtılarak banka üzerinden eksiksiz olarak ödendiğini, davacının görev tanımı ile Şirket usul ve prosedürüne aykırı olarak envanter ve fire oranlarında gerçeğe aykırı sonuçlar gelmesine sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, bu davranışın doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış olduğunu, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili Şirket bünyesindeki mağazalarda vardiya sistemi doğrultusunda çalışıldığını, haftanın 6 günü çalışan personelin 3 gün sabah 3 gün akşam vardiyasında çalıştığını, davacının sözleşmesine göre fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil günlerinin ücretinin içinde olduğunu, kaldı ki davacının kendi mesaisini belirleyebilecek konumda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 24.09.2014- 31.07.2023 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, tazminata esas giydirilmiş günlük brüt ücretinin 690,35 TL olduğu, ücret bordrolarında fazla çalışma ödemesi yapıldığına rastlanmadığı, ücretin fazla çalışma dâhil kabul edilmesi hâlinde temel ücretin asgari ücretin altına düşeceği bu nedenle davacının işe girişte imzalandığı varsayılan sözleşmedeki maddenin hüküm doğurmayacağı, davacıyla birlikte aynı dönem çalışması olan tanık beyanları dikkate alınarak fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı, işyerinde mağaza devri esnasında envanter oranlarında uyumsuzluk tespit edildiği, fireye ayrılması gereken bir kısım ürünler fireye ayrılmadığı gibi ayrılmaması gereken ürünün de fireye ayrıldığı, dinlenen davalı tanıklarından mağazada envanter sayımı yapan ...'nin fireye ayrılması gereken ürünlerin bilgisini vererek mağaza müdür yardımcısına teslim ettiklerini, diğer tanık ...'nin ise ürünlerin davacıya teslim edildiğini beyan ettikleri, yine bölge müdürü olan davacı tanığı ...'nin envanterde hata olmakla beraber bu hatanın önceye dayalı da olabileceğini, mağaza envanterinin öteden beri sorunlu olduğunu, salt davacı hatasından kaynaklandığının tespit edilemeyeceğini, sözlü talimat gereği devir tamamlanmadan davacının mağazadan ayrılmak zorunda kaldığını, kendisi ve davacı mağazadan ayrılana kadar sorun tespit edilmediğini, sorumlu olabilecek devreden mağaza sorumlu yardımcısı hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını beyan etiği, davalı tanığı ...'nın de işlemin yanlışlıkla da olabileceği bilerek de olabileceğini beyan ettiği, altında imzası bulunan 01.08.2023 tarihli tutanağın bir kısmını ...'nin sözlü beyanı gereği imzalandığını beyan ettiği; bu itibarla dosyaya sunulan tutanak içeriklerinin doğruluğu konusunda şüphe oluştuğu, ispat yükü üzerine düşen davalı tarafın şüpheden uzak şekilde davacının işyerinde doğruluk ve bağlılığa uymayan hareketlerini ispat edemediği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 24.09.2014-31.07.2023 tarihleri arasında davaya konu işyerinde çalıştığı, 25.07.2023 tarihinde davacının sorumluluğunda bulunan mağazada yapılan kontrol ve incelemeler neticesinde görev tanımına aykırı olarak envanter ve fire oranlarında gerçeğe aykırı sonuçlar gelmesine sebebiyet verdiğinin tespit edilerek Şirketin güvenini kötüye kullandığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmü gereğince feshedilmiş ise de taraf tanık beyanlarıyla tutanak içeriklerinin doğruluğunun desteklenmediği, işveren sözleşmenin tazminatı gerektirmeyecek şekilde haklı nedenle somut ve inandırıcı delillerle feshedildiği yönündeki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yönündeki kararda isabetsizlik bulunmadığı, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları yönünden dosyaya puantaj kayıtları sunulmadığı, bordrolarda fazla çalışma tahakkukunun da olmadığı, hafta tatili ücretinin ise normal günlük ücreti olarak ödendiği, davacı tanıklarının birlikte çalıştıkları dönemle sınırlı özellikle envanter sayım dönemlerinde hafta tatili kullanmadıkları yönündeki beyanları gözetilerek fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının kabulünde hata bulunmadığı, fazla çalışma ücretinin temel ücretin içerisinde olduğu savunulmuş ise de sözleşmede ücret miktarı yazılmadığından bu yöndeki sözleşme hükmüne itibar edilmemesinde hata olmadığı, yine tanık beyanları ve davalının savunması doğrultusunda davacının kendi mesai saatlerini belirlemediği, işveren tarafından belirlenen mesai saatlerine tâbi olarak çalıştığının dosya kapsamı ile belirgin olduğu, kayda dayalı temel ücrete yine kayda dayalı sosyal yardımların ilavesiyle giydirilmiş ücretin tespitinde hata bulunmadığı, faizde sorun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Gerekçeli kararın açık ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde tesis edilmediğini, 2. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, 3. Faize itiraz ettiklerini, 4. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının reddedilmesi gerektiğini, 5. Aylık ücretin hatalı tespit edildiğini, 6. Fazla çalışma ücreti hesaplamalarını kabul etmediklerini, davacının kendi mesaisini ayarlayabilecek konumda olduğunu, 7. Davacının hafta tatili alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının ücretinin belirlenmesi, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkı olup olmadığı, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunup bulunmadığı, varsa hesabı ile faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 05ea52c4a8efb20c 55f38edb5c77b062