9. Hukuk Dairesi 2025/6487 E. , 2025/7952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/721 E., 2025/1530 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2025/28 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gerçek işvereni olan ... Belediyesinde 09.06.2009-31.07.2015 tarihleri arasında çalıştığını, fiilî olarak iş sözleşmesinin 31.03.2015 tarihinde feshedilmiş olmasına karşın işe iade davasını kazanması sebebiyle 31.07.2015 tarihine kadar çalışmış olarak kabul edileceğini, işe iade davasını kazanmasına rağmen işe iade edilmeyerek iş sözleşmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak feshedildiğini, ...sendikası üyesi olduğunu, ücretinin ve sosyal haklarının toplu iş sözleşmesi hükümleri göz önüne alınarak 20 14... dönemleri için hesaplanması gerekeceğini, asıl işvereninin davalı ... olduğunu, alt işverenler nezdinde sigortalı gösterildiğini, davalı ... ile alt işverenler arasında muvazaa olduğunu, davacının 2012 yılında sendikaya üye olduğunu, 2013 yılı Kasım ayından itibaren ücretinden sendika kesintileri yapıldığını, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandığının kabul edilmesi gerekeceğini, Sendikanın üyelik fişini en geç 2012 yılı Kasım ayında işverene verdiğini, davalının davacıya sendikal ödeme adı altında bir kısım ödeme yaptığını, bakiye kıdem ve ihbar tazminatlarının davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücreti üzerinden hesaplanması gerekeceğini, davacının toplu iş sözleşmesi gereği kullanması gereken yıllık izinlerini kullanmadığını, işe iade başvurusuna rağmen başlatılmaması nedeniyle işe başlatılmadığı tarihteki ücreti üzerinden işe başlatmama tazminatına hak kazanacağını, davacının fesih tarihinden itibaren 4 aylık ücret ve diğer haklarının da ödenmesi gerekeceğini, davacıya ilave tediye alacağının da ödenmediğini savunarak bakiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık ücretli izin, ilave tediye, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret, giyim ve koruyucu eşya yardımı, ikramiye, yemek yardımı, yakacak yardımı, aile yardımı, eğitim yardımı, yol yardımı, gıda yardımı ve kıdemli işçiliği teşvik primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’ini ileri sürmüş, davacının işvereni olan şirketlerle muvazaalı bir ilişki bulunmadığını, davacının haklarının çalıştığı şirketler tarafından banka kanalı ile ödendiğini, davacının işvereni olan şirketlerin davalı ... ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığını, davalı Belediyenin davacının işvereni olmadığını, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmasının mümkün olmadığını, İdarenin imzaladığı toplu iş sözleşmesinden kanun gereği sadece sözleşmenin imzalandığı tarihte sendika üyesi olan kendi çalışanlarının yararlanabileceğini, davacının iş sözleşmesinin feshinin hukuka uygun olduğunu, davacının sendika üyeliğinin 31.12.2013 tarihinde sona erdiğini, davacıya işvereni olan Şirket tarafından kıdem tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretinin ödendiğini, ilave tediye ücretine de hak kazanamayacağını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, davacının davalı işyerinde 09.06.2009-31.07.2015 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı, işe iade kararının kesinleşmesi üzerine davacının yasal süre içinde işe başlatma talebi ile işverene müracaat etmesi ve işverenin yasal sürede davacıyı işe başlatmaması sebebiyle boşta geçen 4 aylık sürenin kıdem süresine eklenmesi gerektiği, davacının sendika üyeliğinin asıl işverene bildirildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge veya bilginin bulunmaması karşısında davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı kanaatine varıldığı, 13.11.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, işe başlatmama tazminatı ve muvazaalı ilişki nedeniyle ilave tediye alacağının hüküm altına alındığı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların ise reddedildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, kanuna uygun gerektirici nedenlere, taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre; davacının sendika üyeliğinin, kesinleşen muvazaalı ilişki nedeniyle davacının işvereni olduğu kabul edilen davalı ... Başkanlığına bildirildiğinin ispat edilemediği nazara alındığında davacının davalı ... ile sendika arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden faydalanmasının mümkün olmadığı (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 07.04.2025 tarihli ve 2025/1355 Esas, 2025/3167 Karar sayılı kararı); feshin kesinleştiği tarihte sendika üyesi olmayan davacının aylık ücret hesabı yapılırken toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı; buna göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilin çıplak ve giydirilmiş ücretlerinin eksik tespit edildiğini, 2. Emsal olarak kesinleşmiş olan gerek Yargıtay gerekse istinaf kararlarına göre davacı müvekkilinin üyesi olduğu ... Sendikası ile ... Belediyesi arasında imzalanan 01.01.2012-31.12.20 13... .01.2014-31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden 19.06.2013 tarihinden itibaren yararlanmasının zorunlu olduğunu, 3. Faizin hatalı uygulandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağı, buna göre dava konusu alacakların ispatı ve hesabı ile faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının sendika üyeliğinin davalı Belediyeye bildirilmediği gerekçesiyle davacının Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığına karar verilmiş ise de dosyada mevcut yazışmalara ve kesinleşen emsal kararlara göre davacının sendika üyeliğinin 28.06.2013 tarihinde davalıya bildirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden 28.06.2013 tarihinden itibaren yararlanabileceği dikkate alınarak Belediyenin taraf olduğu 01.01.2012 - 31.12.20 13... .01.2014 - 31.12.2015 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmeleri uyarınca hesaplama yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.