9. Hukuk Dairesi 2025/5129 E. , 2025/7474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/254 E., 2025/746 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde kalıpçı formeni olarak 09.01.2016-20.06.2017 tarihleri arasında çalıştığını, aylık ücretinin net 3.750,00 USD olduğunu, davacının ücretinin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, davacının haftanın 7 günü boyunca 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iş yoğunluğuna göre akşam 21.00'e kadar çalışmanın uzadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığını, davacının yıllık ücretli izin kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel ve tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 09.01.2016-20.06.2017 tarihleri arasında çalıştığını, tüm alacaklarının ödendiğini, çalıştığı süre boyunca aylık net 8.534,48 SAR ücret alarak çalıştığını, iş yoğunluğunun azalması nedeniyle işten çıkarılacağının bildirildiğini ve davacının iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, davacıya 10.846,22 TL ihbar tazminatı, 6.405,64 TL kıdem tazminatı ödendiğini, davacıya hak etmiş olduğu fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini, 28.09.2016 tarihinden 15.10.2016 tarihleri arasında yıllık ücretli izin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli kararı ile; davacının net 12.375,00 SAR ücret aldığı, taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın ve ihbar öneli tanınmaksızın feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafça davacıya 10.846,22 TL ihbar tazminatı, 6.405,64 TL kıdem tazminatı ödendiği savunulmuşsa da ödemeye ilişkin banka kaydı sunulmadığı, davacı tarafça da ödeme yapıldığı kabul edilmediğinden 25.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatına karar verildiği, davacının hak kazanmış olduğu yıllık ücretli izinlerini kullandığı, tanık beyanları dikkate alınarak davacının ayda iki hafta tatilinde ve dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, çalışma saatlerinin 07.00-19.00 saatleri arasında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 24.01.2024 tarihli kararı ile; davacının ... ve Türk Lirası arasındaki seçimlik hakkını ilk kez 11.05.2022 tarihli ıslah ve talep artırım dilekçesi ile kullandığı, bu bakımdan Mahkemece talep edilen para biriminin kabul edilmesi noktasında bir hata bulunmadığı, Mahkemece kabul edilen ücret miktarının yerinde olduğu, dosyaya sunulan ve imzası davacı tarafından inkar edilmeyen kıdem ve ihbar tazminatı bordrolarındaki ödemelerin İlk Derece Mahkemesince mahsup edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde dava konusu taleplerden hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ... hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini belirttiği, cevap dilekçesinin kapsamı dikkate alındığında, tarafların hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti dışındaki alacaklar yönünden Türk hukukunun uygulanması konusunda zımni olarak anlaştıkları sonucuna varılması yerinde ise de hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları bakımından seçilen hukuk olarak ... hukukuna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Davalının zamanaşımı def'inde bulunmadığını, c. Yabancı dilde düzenlenen belgeye itibar edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava dilekçesinde USD cinsinden talepte bulunan davacının seçimlik hakkını kısmi ıslah ile değiştirmesinin hukuken mümkün olmadığını, b. Gerçek ücret tespitinin eksik incelemeye dayalı olarak hatalı yapıldığını, c. Davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamının ödendiğini, ç. Davacıya ödenen ücretin içinde fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarını da içerdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uygulanacak hukuk ve dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesaplanması ile ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.