9. Hukuk Dairesi 2025/7780 E. , 2025/7772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1323 E., 2025/1953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/278 E., 2025/125 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde işçi olarak çalıştığını, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ve ... ile ... Bakanlığının üyesi olduğu ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinden faydalandığını, toplu iş sözleşmesinin "Hizmet zammı" başlıklı 36/1 hükmünde “Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” şeklinde hükmün yer aldığını, davacının fiilen teknik personel olarak çalıştığını ve toplu iş sözleşmesinin 36/1 hükmüne göre hizmet zammı alması gerektiğini, ancak bugüne kadar işverenin hizmet zammının düz işçi gibi ücretinin %13'ü olarak ödendiğini ileri sürerek hizmet zammı farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ... ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin 36. maddesinde hizmet zammına ilişkin düzenlemeye yer verildiğini, cevap dilekçesi ekinde yer alan Uyuşmazlıkların Çözüm Kurulu kararına göre teknik eleman kavramına hangi işçilerin girdiğinin belirlendiğini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve anılan Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Zam ve Tazminat Ödenmesine İlişkin 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin emsal kararları değerlendirildiğinde; personele teknik hizmet zammı ödenebilmesi için teknik eleman olarak değerlendirilen işçilerin istihdamına ilişkin diplomalarının en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul mezunu olma şartlarını sağlaması gerektiğini, davacının öğretim durumu itibarıyla gerekli şartı taşımadığını, davacı tarafından talep edilen faiz türüne ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücret bordrolarından tespit edildiği şekilde 2020 yılı Ağustos ayından itibaren sendika aidat kesintilerinin yapıldığı, bilirkişi tarafından talep konusu dönem içerisinde davacının sendika üyeliğinden yararlandığının belirlendiği 01.08.2020-31.10.2020 tarihleri arası dönem için işveren tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, davacının bakiye hizmet zammı alacağına hak kazandığı, her ne kadar kısa kararda davanın kısmen kabulüne ifadesi sehven yazılmamış ise de, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için gerekçede bu duruma değinilmekle yetinildiği, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti belirlenirken bu hususun göz önünde bulundurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istinaf nedenleri incelendiğinde, davacının teknik personel olduğu sabit olmakla birlikte yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin 36/1 hükmü kapsamında hizmet zammına hak kazanması için emsal ... personele yapılan ödemenin tespiti gerektiği ancak dosya kapsamında bu tespitin mümkün bulunmadığı, bu nedenle aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ödeme yapılması gerektiği, işverence bu fıkra kapsamında yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye hizmet zammı alacağının bulunduğu, Mahkemece bakiye hizmet zammının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, davalı istinafı yönünden ise her ne kadar Uyuşmazlıkları Çözüm Kurulu kararına atıfla davacının alacağı bulunmadığı ileri sürülmekte ise de anılan kararın hizmet zammını düzenleyen 36/1 hükmüne ilişkin olduğu, maddenin ikinci fıkrası yönünden alınmış bir karar bulunmadığı, eldeki dosyada davacının teknik personel olduğunun sabit olduğu, ancak emsali memur personele yapılan ödeme kaydı tespit edilemediğinden 1. fıkra uyarınca hizmet zammı hesaplanamayacağı, anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca %13’lük tutarının hesaplanması ve işverence yapılan ödemenin mahsup edilerek bakiye hizmet zammı olduğunun tespit edilmesi yanında anılan alacağın toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle işletilen faiz türünün de isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının işyerine teknik personel olarak çalıştığını, davacı ve davacı gibi bu işi yapan diğer işçilerin fiilen teknik personel olarak çalışmalarının eğitim durumuna bakılmaksızın hizmet zammı alacağına hak kazanılması hususunda yeterli kabul edilmesi gerektiğini, b. Aynı konuda açılan davaların büyük bir kısmında davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi kararları ile onanarak kesinleştiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemişir. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacı tarafı temsil eden ve davacı vekili olduğunu iddia eden avukatlara ait dosyada herhangi bir yetki belgesi olmadığını, yetki belgesi sunulmuş olsa bile bu belgeye ilişkin olarak yargılama gideri kapsamında dosyaya sunulması gereken vekâlet harcı ve baro pulu ödemesinin dosyada mevcut olmadığını, b. ... personellerin emsali memura ödenen tazminatları alabilmesinin, istihdamına ilişkin diplomalarının en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul ve mesleğine ilişkin olması yani atandıkları teknik branşla ilgili olması koşuluna bağlı olduğunu, bilirkişi raporunda ise hukuka aykırı bir şekilde davacının mesleki yeterlilik belgesi olduğundan bahisle davacının düz işçi olmadığının, teknik eleman olduğunun ifade edildiğini, yapılan bu değerlendirmeye itiraz ettiklerini, c. Davacının ilkokul mezunu olduğunu, mezuniyeti teknik branşla ilgili olmadığından toplu iş sözleşmesi ve Uyuşmazlıları Çözüm Kurulu kararları çerçevesinde davacının dava konusu tazminata hak kazanamayacağını, d. Davacının talebine en yüksek banka mevduat faizi yerine en yüksek banka işletme kredisi faizinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla hizmet zammı farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta toplu iş sözleşmesi ve bireysel iş sözleşmesi hükümleri değerlendirildiğinde; hizmet zammı alacağı bakımından kesin bir vade belirlenmediğinden kendiliğinden temerrüt gerçekleşmez. Buna göre davacının talebi de dikkate alındığında, talep konusu alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince temerrüt tarihinin hangi tarih olduğu açıkça belirtilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde "bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren" faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren” ibaresinin çıkartılarak yerine “arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 04.11.2020 tarihinden itibaren” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d194db725f1e7246 da7e5002d0362702