Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5089 E., 2025/7842 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5089 E., 2025/7842 K. (14.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5089
Karar No
2025/7842
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/5089 E. , 2025/7842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/494 E., 2025/75 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin asıl işveren olduğu dava dışı ... alt işveren olduğu Kazakistan’daki şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesine davalı tarafından son verilerek Türkiye’ye gönderildiğini, haftanın 7 günü 08.00-18.00 saatleri arasında ve mesai sonrasında da günlük ortalama 2-3 saat arası fazla çalışma yaparak çalıştığını, ancak karşılığının ödenmediğini, ayda iki hafta tatili gününde çalışmadığını, bunun dışında kalan hafta tatili günleri ile dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, belirli olan alacak iddiasının belirsiz alacak davasına konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının davalı Şirketin asıl işveren olduğu bir işte çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, bu yönde herhangi bir delil bulunmadığını, müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yurt dışında ücretini almadan çalıştığı kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli tarihli kararı ile; davacının yaptığı iş, dinlenen tanık anlatımları ve emsal ücret araştırması birlikte değerlendirildiğinde ücret hususunda davacının iddiasını 1.680,61 USD ile sınırlı olarak ispatladığı, bilirkişi ek raporunun 1. seçeneğinde yapılan hesaplamaya itibar edildiği, işveren tarafından sözleşmenin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık beyanları ile tanıkların hizmet süresine göre haftada 14,5 ila 19,5 saat fazla çalışma yaptığı, iki haftada bir hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramların ilk iki günü haricindeki resmî tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile; emsal Yargıtay kararı uyarınca olayda Türk hukuku uygulanması gerektiği hususu kesinlik kazanmış olmakla dava konusu uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, seri mahiyetteki diğer dosyalardaki bilgi ve belgelere göre ana müteahhit firmanın davalı Şirket olduğu, alt işveren Şirketin ise ... olduğu, Expo 2017 ve ... Üniversitesi projelerinin adı geçen dava dışı alt işveren Şirkete verildiği, davacı tanık beyanlarına göre dava dışı birçok farklı firmanın davalı Şirketten projenin farklı çeşitli işlerini aldıkları, bu Şirketler adına ... isimli şahıs tarafından organize edilerek götürüldükleri, emir ve talimatların davalı Şirket çalışanları tarafından verildiği, davalı Şirketin asıl işveren olarak dava konusu alacaklardan sorumlu olduğu, davalı tanığının da davacı tanıkları ile aynı yönünde beyanda bulundukları, bu nedenle başkaca delillerle desteklenen davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği yönündeki davalı istinafının yerinde olmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ispatı noktasında davacı tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, bilirkişinin yaptığı hesaplamada ve bu hesaplamaya göre verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile ilgili davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması karşısında davanın açılması ile zamanaşımı kesildiğinden ıslah ile artırılan tutarların zamanaşımına uğramadığı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı davasının kısmi dava olarak açıldığı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren, belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına dava tarihinden, kısmi dava olarak açılan yıllık ücretli izin alacağı ile ücret alacaklarına dava dilekçesinde talep edilen tutarlar yönünden dava, ıslah ile talep edilen tutarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin ve hükmolunan alacakların USD cinsinden olması nedeniyle kamu bankalarınca 1 yıl vadeli döviz cinsi mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesinin kanuna uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 1. seçenekte belirtilen ücretin emsal ücrete ve dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince kabul ve reddedilen tutarlar dikkate alındığında reddolunan kısım üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının tanık beyanları ile ispatlanmış olması karşısında %35 oranında indirim uygulanmasının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; davacının ücretinin 1.680,61 USD olduğunun kabul edildiği ve devamında bilirkişi ek raporunun 1. seçeneğindeki hesaplamaların hükme esas alındığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun 1. seçeneğinde ise davacının ücreti net 1.201,49 USD, brüt 1.261,56 USD kabul edilmiş olduğundan gerekçe hüküm çelişkisi oluştuğu gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda çelişki giderilerek önceki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sigorta kayıtlarına göre davacının davalı Şirkette çalışmadığını, sözleşme olduğu iddia edilen evrakların bilgisayar ortamında temini ve tanzimi her zaman mümkün olan, üzerinde herhangi bir teknik inceleme yapılmamış niteliksiz ve dayanaksız belgeler olduğunu, davalı Şirketin asıl işveren olmadığını, 2. Hükme dayanak bilirkişi raporunda ücret hesaplamasına esas alınan miktarın hatalı olduğunu, 3. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık anlatımlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hatalı hesaplandığını, 4. İlk Derece Mahkemesinin usul ve kanuna aykırı kıdem ve ihbar tazminatı talepleri ile ücret alacağı ve yıllık ücretli izin taleplerini kabul etmesinin hatalı olduğunu, 5. Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından hesaplamanın hatalı olduğunu, 6. Hükmedilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, 7. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 8. %50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılması hakkaniyete uygun düşecekken, %35 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, 9. Hükmedilen harç miktarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarı, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanması noktalarındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 489c5dbc62dfd221 693fcc73982ed7bd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı