Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7444 E., 2025/8557 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7444 E., 2025/8557 K. (05.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7444
Karar No
2025/8557
Karar Tarihi
05.11.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7444 E. , 2025/8557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/770 E., 2025/1515 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/34 E., 2024/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.01.2011 tarihinde davalı işyerinde bulaşıkçı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin meslek kodunun 30.06.2018 tarihinde davalı işveren tarafından kötüniyetli olarak aşçı yardımcısı olarak değiştirildiğini, davalı Şirket ve Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinden bazı meslek gruplarının faydalanamadığını, müvekkilinin çalıştığı pozisyon olan aşçı yardımcısı statüsünün faydalanamayacak meslek grupları arasında yer aldığını, davalı işverenin kötüniyetli olarak davacının meslek kodunu değiştirdiğini iddia ederek meslek kodunun bulaşıkçı olduğunun tespiti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu sebeple hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının Mart 2022 tarihi itibarıyla işyerinde yetkili olan sendikaya üye olduğunu, o dönem aidat kesintisi başladığını, davacının 01.07.2018 tarihinden beri aşçı yardımcısı olarak çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının devir öncesi dönemde ... Üretim AŞ bünyesinde alt işverenlerde bulaşıkçı ünvanıyla çalıştığı, işyerinin 22.06.2015 tarihinde davalı işverene devredilmesi sonrasında da 30.06.2018 tarihine kadar çeşitli alt işverenler bünyesinde bulaşıkçı olarak çalıştığı, 01.07.2018 tarihi itibarıyla davalı işverenlik işçisi olarak aşçı yardımcısı sıfatıyla çalışmaya başladığı, dava tarihine kadar da meslek kodu değişmeksizin çalışmaya devam ettiği, ayrıca işyeri kayıtlarından, davacının idari işler müdürlüğü organizasyonu içerisinde çalıştığı, davacıya görev tanımının aşçı yardımcısı olduğunun bildirildiğinin anlaşıldığı, davacının davalı bünyesinde işe alınırken aşçı yardımcısı olarak istihdam edildiği, görev tanımında bulaşık yıkama işinin yanında yemekhane düzenine ilişkin birtakım işlerin bulunduğu, görevlerin aşçılara ve aşçı başına yardımcı olmaya ilişkin olduğu, görevlendirmenin işyeri organizasyon şemasına ve taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine uygun olduğunun görüldüğü, bu nedenle bulaşıkçı olduğunun tespiti talebinin reddi gerektiği, 4. Dönem ve 5. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'nde aşçı yardımcısı görevinde çalışanların kapsam dışı personel arasında sayıldığı, devlet teşekkülü olmayan davalı Şirket bakımından ilave tediye ödemesinin söz konusu olmadığı, meslek kodunun tespitine yönelik talebin para ile ölçülmemesi gerekçesiyle maktu vekâlet ücretine hükmedildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı bünyesinde işe alınırken aşçı yardımcısı olarak istihdam edildiği, görev tanımında bulaşık yıkama işinin yanında yemekhane düzenine ilişkin birtakım işlerin bulunduğu, görevlerin aşçılara ve aşçıbaşına yardımcı olmaya ilişkin olduğu, görevlendirmenin işyeri organizasyon şemasına ve taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine uygun olduğu işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmeleri uyarınca kapsam dışı personelden olduğu, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinin parasal hükümlerinden faydalanamayacağı, dava konusu çalışmaların geçtiği işyerinin 22.06.2015 tarihinde devlet teşekkülü olmayan davalı ... Üretim AŞ'ye devri sonrasında, ilgili işyeri 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun'un 1. maddesi kapsamında olmadığından davacının özel hukuk tüzel kişisi olan davalı işveren bünyesindeki çalışmaları nedeniyle ilave tediye ücretine hak kazanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin iş hukukunun temel ilkesi olan fiilî durumun esas alınması prensibini göz ardı ettiğini, 2. İşverenin yönetim hakkının sınırsız olmadığını ve sendikal hakları engellemek amacıyla kullanılamayacağını, 3. Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının meslek kodunun tespiti ile işyerinde geçerli toplu iş sözleşmelerinden faydalanıp faydalanamayacağı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 131eb7ed1c01ae4c ee2bdbd832919337

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı