9. Hukuk Dairesi 2025/7405 E. , 2025/7786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1913 E., 2025/1253 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/694 E., 2025/103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce ... iş mahkemesinde açtığı işçilik alacağı davası sonrasında, davalı tarafca ... İcra Dairesi dosyasına ödeme yapıldığını ancak enflasyonun yüksek seyrinden mütevellit alacaklara uygulanan faiz ile karşılanamayacak derecede, davacının zararının oluştuğunu, davacının uğradığı aşkın zararın (munzam zararın) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazlarının bulunduğunu, munzam zarar oluşabilmesi için borcun ifasında temerrüde düşülmesi, alacaklının temerrüt faizinden fazla bir zararının olması, borçlunun kusurlu olması, alacaklının aşkın zararı ile borçlunun temerrüdü arasında illiyet bağı olması gerektiğini, bu şartların somut davada gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağın, enflasyon karşısında erimiş olmasının, tek başına munzam zararın varlığı için yeterli olmadığı, temerrütten kaynaklı somut bir zararın varlığı ve ispatı gerektiği, yargılama süreci sonunda borcun ödenmiş olmasının davalı kusuru olarak nitelendirilemeyeceği, bu hâliyle munzam zarar talep edilebilmesi için gereken koşulların maddi olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, iş sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık kapsamında, dava ve icra süreci sebebiyle ödemenin geç yapılması, alacağa geç ulaşması ve enflasyonun yüksek olması sebebiyle munzam zararı oluştuğunu ileri sürdüğü, munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği, davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğu, davacının zarara ilişkin iddiaları ispat edilmiş bir zararı değil, dolaylı yönden ekonomik yatırım araçlarının ortalaması olup, belirlenen miktarın munzam zarar olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının zararını somutlaştırdığından söz edilemeyeceği, davacının ispat edemediği munzam zarar talebinin reddinin isabetli olduğu, reddedilen dava değeri kadar karşı vekâlet ücretine hükmedildiği ve davanın reddine uygun olarak yargılama giderlerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu, ispat koşulunun delillerinin toplanması ile sağlanacağını, 2. Dosyada bilirkişi raporu aldırıldığı takdirde davacının alacağının enflasyon karşısında değer kaybettiğinin ispat edileceğini, bu nedenle sunulan enflasyon verileri, döviz kurları ve diğer deliller toplanarak bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, 3. Enflasyonun yüksek seyrinden dolayı davacının uygulanan faiz ile karşılanamayacak derecede bir munzam zararı oluştuğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, 4. Davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin yanlış olduğunu, temyizen incelenerek düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davada varlığı iddia olunan munzam zarar olgusunun ispatına, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 561ce446c01e49d9 19457e0c85be9701 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/7405 E. , 2025/7786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1913 E., 2025/1253 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/694 E., 2025/103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce ... iş mahkemesinde açtığı işçilik alacağı davası sonrasında, davalı tarafca ... İcra Dairesi dosyasına ödeme yapıldığını ancak enflasyonun yüksek seyrinden mütevellit alacaklara uygulanan faiz ile karşılanamayacak derecede, davacının zararının oluştuğunu, davacının uğradığı aşkın zararın (munzam zararın) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazlarının bulunduğunu, munzam zarar oluşabilmesi için borcun ifasında temerrüde düşülmesi, alacaklının temerrüt faizinden fazla bir zararının olması, borçlunun kusurlu olması, alacaklının aşkın zararı ile borçlunun temerrüdü arasında illiyet bağı olması gerektiğini, bu şartların somut davada gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağın, enflasyon karşısında erimiş olmasının, tek başına munzam zararın varlığı için yeterli olmadığı, temerrütten kaynaklı somut bir zararın varlığı ve ispatı gerektiği, yargılama süreci sonunda borcun ödenmiş olmasının davalı kusuru olarak nitelendirilemeyeceği, bu hâliyle munzam zarar talep edilebilmesi için gereken koşulların maddi olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, iş sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık kapsamında, dava ve icra süreci sebebiyle ödemenin geç yapılması, alacağa geç ulaşması ve enflasyonun yüksek olması sebebiyle munzam zararı oluştuğunu ileri sürdüğü, munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği, davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğu, davacının zarara ilişkin iddiaları ispat edilmiş bir zararı değil, dolaylı yönden ekonomik yatırım araçlarının ortalaması olup, belirlenen miktarın munzam zarar olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının zararını somutlaştırdığından söz edilemeyeceği, davacının ispat edemediği munzam zarar talebinin reddinin isabetli olduğu, reddedilen dava değeri kadar karşı vekâlet ücretine hükmedildiği ve davanın reddine uygun olarak yargılama giderlerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu, ispat koşulunun delillerinin toplanması ile sağlanacağını, 2. Dosyada bilirkişi raporu aldırıldığı takdirde davacının alacağının enflasyon karşısında değer kaybettiğinin ispat edileceğini, bu nedenle sunulan enflasyon verileri, döviz kurları ve diğer deliller toplanarak bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, 3. Enflasyonun yüksek seyrinden dolayı davacının uygulanan faiz ile karşılanamayacak derecede bir munzam zararı oluştuğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, 4. Davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin yanlış olduğunu, temyizen incelenerek düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davada varlığı iddia olunan munzam zarar olgusunun ispatına, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 561ce446c01e49d9 19457e0c85be9701 ... ...