9. Hukuk Dairesi 2025/6029 E. , 2025/7775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/776 E., 2025/1192 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2025/9 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin geçersiz feshi nedeniyle işe iade davası açtıklarını, davanın kabulüne dair karara karşı istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesin kararın tebliği üzerine davacının süresi içinde 15.01.2024 tarihli Noter ihtarnamesiyle işe başlatılmayı ihtar ettiğini, davalının 22.01.2024 tarihli yazısı ile işe başlama talebinin uygun görülmediğini belirterek boşta geçen süre ücreti ve iş güvencesi tazminatı alacaklarının ödeneceğini bildirdiğini ancak kıdem tazminatı farkının ödenmediğini, davacının kıdemine boşta geçen sürenin eklenmesi ve kıdem tazminatı alacağının güncel ücret üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğini, davacının 2024 yılı kıdem tazminatı tavanı ile 25... ay 6 günlük kıdemi üzerinden hak kazandığı net kıdem tazminatı alacağının net 859.326,73 TL olarak belirlendiğini, bu tutardan davacıya daha önce ödenen miktar düşüldükten sonra asıl alacak tutarının 659.131,87 TL olduğunu, alacağın tahsili için müvekkili tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davalı vekili tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre kesinleşen işe iade kararı sonrası davacının süresi içerisinde başvurmasına rağmen davalı tarafından işe başlatılmadığı, bu aşamada davacının iş sözleşmesinin 22.01.2024 tarihinde feshedildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına göre, davacı vekili tarafından davalı aleyhine 659.131,87 TL net kıdem tazminatı ile 39.006,16 TL işlemiş faiz alacağının tahsili istemiyle takibe geçilerek ödeme emri gönderildiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, hükme esas alınan 11.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının işe başlatılmadığı 22.01.2024 tarihinde işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi kapsamında alabileceği ücretin, kıdem tazminatı tavanı dikkate alınarak tespit edildiği, kıdem tazminatının 4 aylık boşta geçen süre, hizmet süresine eklenmek ve davalı tarafça ilk fesihte yapılan kıdem tazminatı ödemesi mahsup edilmek suretiyle hesaplandığı, davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe başlatmama iradesinin tespiti açısından yargılama yapılması gerektiği ve bu nedenle alacağın likit olmadığı dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin yerinde olduğu, kıdem tazminatına hak kazanılmadığı yönündeki istinaf sebeplerinin isabetsiz olduğu, faiz hesabında herhangi bir hata bulunmadığı, savunma hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, delillerin takdirinde bir hata görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosyaya sunulan belgelerden açıkça görüldüğü üzere; müvekkili Belediye tarafından davacıya yasal olarak ödenmesi gereken tazminat ve farkların ödendiğini, davacının başkaca bir alacağı bulunmamasına rağmen fark kıdem tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davanın reddi ile verilen itirazın iptali kararının kaldırılması yerine, istinaf başvurusunun reddedilmesinin hatalı olduğunu, resen de gözetilecek nedenlerle, eksik inceleme ve delillerin değerlendirilmesinde hata yapılması sonucu verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının takibe konu kıdem tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 427298e03e5f63ab de646f1e0760c5eb