Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7147 E., 2025/7386 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7147 E., 2025/7386 K. (06.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7147
Karar No
2025/7386
Karar Tarihi
06.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7147 E. , 2025/7386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/178 E., 2025/194 K. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; yetki tespiti işleminin davacı Şirkete tebliğ edilmediğini, yetki tespiti işleminden 18.02.2022 tarihinde haberdar olduklarını, müvekkili Şirketin Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresinin elektronik ileti alma ve gönderme özelliğinin 12.07.2021 tarihinde ortadan kalktığını, davalı Bakanlıkça 12.07.2021 tarihinden sonra bu KEP adresine gönderilen tebligatların hiç yapılmadığını, somut olayda yetki tespiti kesinleşmişçesine yetki belgesi düzenlendiğini, yetki belgesine ilişkin tebligatın da usulsüz yapıldığını ve toplu iş sözleşmesi görüşme sürecinin başlatıldığını, bu durumun hak arama özgürlüğüne aykırı bulunduğunu, yetki tespitinde belirtilen ... Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sicil numaralı işyerinin doğrudan davacı Şirkete ait olmadığını, yetki tespitinde belirtilen diğer üç işyerinden İstanbul ilinde bulunan ... ile ... SGK sicil numaralı işyerlerinin ise aynı işyeri olduğunu, ... SGK sicil numaralı işyerinin davacı Şirketin faaliyetlerinin tamamının yürütüldüğü ve yönetildiği işyeri olduğunu, ...'daki işyerinin ise Şirket merkezine bağlı, Şirket merkezinden yönetilen, yönetim kadrosu bulunmayan, faaliyetlerini İstanbul merkezden aldığı talimatlar ile yürüten, ... Belediyesine taahhüt edilen ilaçlama işinin ifasında çalışan beden işçileri, kamyonet şoförleri, teknik servis şefi ve koordinatörden oluştuğunu, bu birimin ayrı bir işyeri olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek davalı Bakanlığın 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespitinde yer alan ... SGK sicil numaralı işyerinde yetki tespit tarihi itibarıyla çalışan işçi bulunmamakla beraber ... SGK sicil numaralı işyerinde 10 işçi, ... SGK sicil numaralı işyerinde ise 107 işçi bulunduğunu, işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, işverenin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra numaralı genel işler işkolunda birden fazla işyeri bulunması sebebiyle işletme düzeyinde yetki tespitinin düzenlendiğini, söz konusu işyerlerinde 117 işçinin çalıştığını, 53 işçinin davalı Sendikaya üye olduğunun tespit edildiğini, buna ilişkin 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı yetki tespiti yazısının davacı işverene ait sistemde kayıtlı KEP adresine gönderildiğini, davacının herhangi bir itirazda bulunmaması üzerine Bakanlık tarafından Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunu gösteren 06.01.2022 tarihli ve ... sayılı yetki belgesinin düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirket tarafından, 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı yetki tespiti kararına karşı yasal süre içerisinde dava açılmadığını, davacı Şirketin toplu iş sözleşmesi görüşmelerine çağrı yazısı ile yetki belgesini tebliğ aldığını, dolayısıyla yetki tespiti kararını da tebliğ alarak 24.01.2022 tarihinde yetki tespitini öğrenmiş bulunduğunu, toplu iş sözleşmesi görüşmesi başladıktan sonra yetki tespitinin iptalinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, yetki tespitinde belirtilen ... SGK sicil numaralı biriminin işyeri niteliğinin bulunmadığı, davacının ...'daki birimi ile İstanbul'daki biriminin yönetim birliği nedeni ile tek bir işyeri olduğu ve yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiğine ilişkin beyanların kanuna aykırı olduğunu, davacı Şirketin, ..., ..., ...da olmak üzere birden fazla işyerlerine sahip olduğu ve işyerleri bir işletme oluşturduğundan davalı Bakanlığın işletme toplu iş sözleşmesi yetkisine ilişkin işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararı ile; davacı Şirketin 4 işyeri için yetki tespiti yapıldığı, ... ve ... SGK sicil numaralı işyerinde yetki tespit başvuru tarihinde çalışan olmadığı, yetki tespit başvuru tarihinde ... SGK sicil numaralı birimde 9 işçi, ... SGK sicil numaralı işyerinde ise 107 işçi olmak üzere toplam 116 işçi olduğu, davalı Sendika üyesi işçi sayısının 53 olarak tespit edildiği, incelemeye dâhil edilen İstanbul’da bulunan ... SGK sicil numaralı işyerine kayıtlı çalışanların genel olarak yönetsel pozisyonlarda ve ofis çalışanı pozisyonunda olduğu, ...’daki ... SGK sicil numaralı işyeri çalışanlarının ünvanlarının ise 7’si dışında tamamının şoför ve beden işçisi olduğu, bu işyerinde hukuk, muhasebe, sekreterya gibi yönetim bölümlerinde yer alan çalışanların bulunmadığı, Şirketin yönetim kadrosunun İstanbul adresli işyerinde görev yaptığı ve İstanbul işyerinde ise ...’daki gibi operasyonel faaliyet ifasına ilişkin personel bulunmadığı, bu nedenle ...'da bulunan birimin İstanbul ilinde bulunan ofisten yönetildiği, her iki birimin birbirine bağlı tek işyeri olduğu, buna göre yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiği, bu nedenle davalı Sendikanın işyerinde yarıdan fazla üye çoğunluğunu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Bakanlığın 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tespit konusu birimlerin bağımsız şekilde faaliyetinin bulunup bulunmadığı, iki birimin de merkezden yönetilip yönetilmediği ile söz konusu iki birimin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve somut olgularla denetime elverişli şekilde tespiti gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ...'da bulunan biriminin kapandığı ve bu nedenle söz konusu birimde keşif yapılamadığı, davacının İstanbul’da bulunan biriminde çalışanların genel olarak yönetsel pozisyonlarda olduğu, ...’da yer alan birimde çalışanlarının şoför ve beden işçisi olduğu, bu işyerinde hukuk, muhasebe, sekreterya gibi yönetim bölümlerinde yer alan çalışanların bulunmadığı, bu nedenle ...'da bulunan işyerinin ... ilinde bulunan ofisten yönetildiği, her iki birimin aynı iş organizasyonu kapsamında tek işyeri olduğu, dolayısıyla yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiği, davalı Sendikanın işyeri düzeyinde yetki tespiti için yasada öngörülen yarıdan fazla üye çoğunluğunu sağlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile yetki tespitinin iptaline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Sendika vekili temyiz dilekçesinde; keşfe ilişkin bozma gereğinin yerine getirilmediğini, yetki tespitine konu ...’da bulunan birimde çalışan işçilerin meslek kodlarına göre bu birimde de yöneticilerin bulunduğu ve söz konusu birimin...'daki merkez birimden bağımsız olarak idare edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, hukuki yarar yokluğundan reddedilen birleşen dava yönünden lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalılardan ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 36e3565fe512b3dd 9bb75d8cc956af90 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/7147 E. , 2025/7386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/178 E., 2025/194 K. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; yetki tespiti işleminin davacı Şirkete tebliğ edilmediğini, yetki tespiti işleminden 18.02.2022 tarihinde haberdar olduklarını, müvekkili Şirketin Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresinin elektronik ileti alma ve gönderme özelliğinin 12.07.2021 tarihinde ortadan kalktığını, davalı Bakanlıkça 12.07.2021 tarihinden sonra bu KEP adresine gönderilen tebligatların hiç yapılmadığını, somut olayda yetki tespiti kesinleşmişçesine yetki belgesi düzenlendiğini, yetki belgesine ilişkin tebligatın da usulsüz yapıldığını ve toplu iş sözleşmesi görüşme sürecinin başlatıldığını, bu durumun hak arama özgürlüğüne aykırı bulunduğunu, yetki tespitinde belirtilen ... Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sicil numaralı işyerinin doğrudan davacı Şirkete ait olmadığını, yetki tespitinde belirtilen diğer üç işyerinden İstanbul ilinde bulunan ... ile ... SGK sicil numaralı işyerlerinin ise aynı işyeri olduğunu, ... SGK sicil numaralı işyerinin davacı Şirketin faaliyetlerinin tamamının yürütüldüğü ve yönetildiği işyeri olduğunu, ...'daki işyerinin ise Şirket merkezine bağlı, Şirket merkezinden yönetilen, yönetim kadrosu bulunmayan, faaliyetlerini İstanbul merkezden aldığı talimatlar ile yürüten, ... Belediyesine taahhüt edilen ilaçlama işinin ifasında çalışan beden işçileri, kamyonet şoförleri, teknik servis şefi ve koordinatörden oluştuğunu, bu birimin ayrı bir işyeri olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek davalı Bakanlığın 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespitinde yer alan ... SGK sicil numaralı işyerinde yetki tespit tarihi itibarıyla çalışan işçi bulunmamakla beraber ... SGK sicil numaralı işyerinde 10 işçi, ... SGK sicil numaralı işyerinde ise 107 işçi bulunduğunu, işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, işverenin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra numaralı genel işler işkolunda birden fazla işyeri bulunması sebebiyle işletme düzeyinde yetki tespitinin düzenlendiğini, söz konusu işyerlerinde 117 işçinin çalıştığını, 53 işçinin davalı Sendikaya üye olduğunun tespit edildiğini, buna ilişkin 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı yetki tespiti yazısının davacı işverene ait sistemde kayıtlı KEP adresine gönderildiğini, davacının herhangi bir itirazda bulunmaması üzerine Bakanlık tarafından Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunu gösteren 06.01.2022 tarihli ve ... sayılı yetki belgesinin düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirket tarafından, 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı yetki tespiti kararına karşı yasal süre içerisinde dava açılmadığını, davacı Şirketin toplu iş sözleşmesi görüşmelerine çağrı yazısı ile yetki belgesini tebliğ aldığını, dolayısıyla yetki tespiti kararını da tebliğ alarak 24.01.2022 tarihinde yetki tespitini öğrenmiş bulunduğunu, toplu iş sözleşmesi görüşmesi başladıktan sonra yetki tespitinin iptalinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, yetki tespitinde belirtilen ... SGK sicil numaralı biriminin işyeri niteliğinin bulunmadığı, davacının ...'daki birimi ile İstanbul'daki biriminin yönetim birliği nedeni ile tek bir işyeri olduğu ve yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiğine ilişkin beyanların kanuna aykırı olduğunu, davacı Şirketin, ..., ..., ...da olmak üzere birden fazla işyerlerine sahip olduğu ve işyerleri bir işletme oluşturduğundan davalı Bakanlığın işletme toplu iş sözleşmesi yetkisine ilişkin işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararı ile; davacı Şirketin 4 işyeri için yetki tespiti yapıldığı, ... ve ... SGK sicil numaralı işyerinde yetki tespit başvuru tarihinde çalışan olmadığı, yetki tespit başvuru tarihinde ... SGK sicil numaralı birimde 9 işçi, ... SGK sicil numaralı işyerinde ise 107 işçi olmak üzere toplam 116 işçi olduğu, davalı Sendika üyesi işçi sayısının 53 olarak tespit edildiği, incelemeye dâhil edilen İstanbul’da bulunan ... SGK sicil numaralı işyerine kayıtlı çalışanların genel olarak yönetsel pozisyonlarda ve ofis çalışanı pozisyonunda olduğu, ...’daki ... SGK sicil numaralı işyeri çalışanlarının ünvanlarının ise 7’si dışında tamamının şoför ve beden işçisi olduğu, bu işyerinde hukuk, muhasebe, sekreterya gibi yönetim bölümlerinde yer alan çalışanların bulunmadığı, Şirketin yönetim kadrosunun İstanbul adresli işyerinde görev yaptığı ve İstanbul işyerinde ise ...’daki gibi operasyonel faaliyet ifasına ilişkin personel bulunmadığı, bu nedenle ...'da bulunan birimin İstanbul ilinde bulunan ofisten yönetildiği, her iki birimin birbirine bağlı tek işyeri olduğu, buna göre yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiği, bu nedenle davalı Sendikanın işyerinde yarıdan fazla üye çoğunluğunu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Bakanlığın 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tespit konusu birimlerin bağımsız şekilde faaliyetinin bulunup bulunmadığı, iki birimin de merkezden yönetilip yönetilmediği ile söz konusu iki birimin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve somut olgularla denetime elverişli şekilde tespiti gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ...'da bulunan biriminin kapandığı ve bu nedenle söz konusu birimde keşif yapılamadığı, davacının İstanbul’da bulunan biriminde çalışanların genel olarak yönetsel pozisyonlarda olduğu, ...’da yer alan birimde çalışanlarının şoför ve beden işçisi olduğu, bu işyerinde hukuk, muhasebe, sekreterya gibi yönetim bölümlerinde yer alan çalışanların bulunmadığı, bu nedenle ...'da bulunan işyerinin ... ilinde bulunan ofisten yönetildiği, her iki birimin aynı iş organizasyonu kapsamında tek işyeri olduğu, dolayısıyla yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiği, davalı Sendikanın işyeri düzeyinde yetki tespiti için yasada öngörülen yarıdan fazla üye çoğunluğunu sağlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile yetki tespitinin iptaline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Sendika vekili temyiz dilekçesinde; keşfe ilişkin bozma gereğinin yerine getirilmediğini, yetki tespitine konu ...’da bulunan birimde çalışan işçilerin meslek kodlarına göre bu birimde de yöneticilerin bulunduğu ve söz konusu birimin...'daki merkez birimden bağımsız olarak idare edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, hukuki yarar yokluğundan reddedilen birleşen dava yönünden lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalılardan ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 36e3565fe512b3dd 9bb75d8cc956af90 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı