Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6532 E., 2025/7250 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6532 E., 2025/7250 K. (01.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6532
Karar No
2025/7250
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/6532 E. , 2025/7250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/390 E., 2025/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 64. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2024/423 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait hastanede 22.02.2010 tarihinden itibaren kırtasiye depo görevlisi, 24.05.2021 tarihinden itibaren maaş mutemetliği, 31.05.2023 tarihinden itibaren ise ayniyat dayanıklı taşınır depo görevlisi olarak çalıştığını, mali sorumluluk tazminatının eksik ödendiğini, 01.11.2023 tarihinden sonra ise hiç ödeme yapılmadığını ileri sürerek mali sorumluluk tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının 01.01.2019 ve devamında asgari ücretin %12 fazlası almasını gerektirir bireysel iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının çalıştığı dönem ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığını, ücret düşüşünün söz konusu olmadığını, faiz oranına ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence sunulan 15.03.2024 tarihli iç yazışmada “davacının 24.05.2011 tarihinde maaş mutemetliğinde görevlendirildiği, maaş mutemetliğinde görev yapması sebebiyle 2011 — 2012 arası geçerli TİS 52 maddesinde belirtilen nakit veya nakit yerine geçen kıymet sorumlularına aylık çıplak ücretlerinin 6 25 i oranında mali sorumluluk tazminatı ödenir düzenlemesi gereği ekim 2013 — ekim 2023 arasında mali sorumluluk tazminatı ödendiği” belirtildiği, bu yazışmadan davacının 2023 yılı Ekim ayına kadar bu ödemeyi almaya devam ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde 01.01.2019 tarihinden 31.10.2023 tarihine kadar mali sorumluluk tazminatının eksik ödendiği, 01.11.2023 tarihinden sonra hiç ödenmediği belirtilerek 100,00 TL toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan mali sorumluluk tazminatı alacağının ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalı vekilinin cevap dilekçesinin davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, zamanaşımı def'inde bulundukları, davacının 01.01.2019 ve devamında asgari ücretin %12 fazlası almasını gerektirir bireysel iş sözleşmesi bulunmadığı, davacının çalıştığı dönem ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığı, ücret düşümünün söz konusu olmadığı yönünde olduğu, istinaf dilekçesinde ise davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığı, davacının 31.12.2018 tarihli ücretinin korunarak üzerine %4 zam yapıldığı, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine 2018 tarihideki ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığı, ücret düşümü söz konusu olmadığı yönünden itiraz nedenlerine yer verildiği, başka bir anlatımla dava dilekçesinde talep edilen mali sorumluluk tazminatına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, tamamen başka bir konuya ilişkin hususlara yer verildiğinin tespit edildiği, her ne kadar Yargıtay kararları gereğince talep edilen alacak ile ilgili davacının yaptığı iş itibarıyla hatalı/yanlış iş yapması hâlinde mali sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ücretinden kesinti yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturularak davacının görevlendirme ile fiilen mali sorumluluk tazminatı ödenmesini gerektiren nakit veya nakit yerine geçen kıymet sorumlusu olarak görev yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekmekte ise de istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen hususlara bağlı kalınarak yapılacağından ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde bu yöne ilişkin açık bir istinaf sebebi belirtilmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İdareleri ile davacı arasında asgari ücretin belirli bir oran fazlasının ödeneceğine ilişkin sözleşmenin olmadığını, 2. Davacı hakkında yapılan ücret artışları yasal düzenlemelere, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüş yazılarına uygun olduğunu, 3. Davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan mali sorumluluk gerektiren bir işte çalışıp çalışmadığına ve buna göre mali sorumluluk tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 43c55a76dc8cf2b8 8584b43409811cd5 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/6532 E. , 2025/7250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/390 E., 2025/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 64. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2024/423 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait hastanede 22.02.2010 tarihinden itibaren kırtasiye depo görevlisi, 24.05.2021 tarihinden itibaren maaş mutemetliği, 31.05.2023 tarihinden itibaren ise ayniyat dayanıklı taşınır depo görevlisi olarak çalıştığını, mali sorumluluk tazminatının eksik ödendiğini, 01.11.2023 tarihinden sonra ise hiç ödeme yapılmadığını ileri sürerek mali sorumluluk tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının 01.01.2019 ve devamında asgari ücretin %12 fazlası almasını gerektirir bireysel iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının çalıştığı dönem ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığını, ücret düşüşünün söz konusu olmadığını, faiz oranına ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence sunulan 15.03.2024 tarihli iç yazışmada “davacının 24.05.2011 tarihinde maaş mutemetliğinde görevlendirildiği, maaş mutemetliğinde görev yapması sebebiyle 2011 — 2012 arası geçerli TİS 52 maddesinde belirtilen nakit veya nakit yerine geçen kıymet sorumlularına aylık çıplak ücretlerinin 6 25 i oranında mali sorumluluk tazminatı ödenir düzenlemesi gereği ekim 2013 — ekim 2023 arasında mali sorumluluk tazminatı ödendiği” belirtildiği, bu yazışmadan davacının 2023 yılı Ekim ayına kadar bu ödemeyi almaya devam ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde 01.01.2019 tarihinden 31.10.2023 tarihine kadar mali sorumluluk tazminatının eksik ödendiği, 01.11.2023 tarihinden sonra hiç ödenmediği belirtilerek 100,00 TL toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan mali sorumluluk tazminatı alacağının ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalı vekilinin cevap dilekçesinin davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, zamanaşımı def'inde bulundukları, davacının 01.01.2019 ve devamında asgari ücretin %12 fazlası almasını gerektirir bireysel iş sözleşmesi bulunmadığı, davacının çalıştığı dönem ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığı, ücret düşümünün söz konusu olmadığı yönünde olduğu, istinaf dilekçesinde ise davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığı, davacının 31.12.2018 tarihli ücretinin korunarak üzerine %4 zam yapıldığı, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine 2018 tarihideki ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığı, ücret düşümü söz konusu olmadığı yönünden itiraz nedenlerine yer verildiği, başka bir anlatımla dava dilekçesinde talep edilen mali sorumluluk tazminatına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, tamamen başka bir konuya ilişkin hususlara yer verildiğinin tespit edildiği, her ne kadar Yargıtay kararları gereğince talep edilen alacak ile ilgili davacının yaptığı iş itibarıyla hatalı/yanlış iş yapması hâlinde mali sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ücretinden kesinti yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturularak davacının görevlendirme ile fiilen mali sorumluluk tazminatı ödenmesini gerektiren nakit veya nakit yerine geçen kıymet sorumlusu olarak görev yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekmekte ise de istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen hususlara bağlı kalınarak yapılacağından ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde bu yöne ilişkin açık bir istinaf sebebi belirtilmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İdareleri ile davacı arasında asgari ücretin belirli bir oran fazlasının ödeneceğine ilişkin sözleşmenin olmadığını, 2. Davacı hakkında yapılan ücret artışları yasal düzenlemelere, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüş yazılarına uygun olduğunu, 3. Davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan mali sorumluluk gerektiren bir işte çalışıp çalışmadığına ve buna göre mali sorumluluk tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 43c55a76dc8cf2b8 8584b43409811cd5 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı