Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2618 E., 2025/7196 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2618 E., 2025/7196 K. (01.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2618
Karar No
2025/7196
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/2618 E. , 2025/7196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2790 E., 2025/172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/440 E., 2024/347 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerin ....'da bulunan şantiyelerde torna operatörü olarak 17.11.2013 - 13.06.2015 tarihleri arasında aylık 1.850,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işin yapıldığı yer itibarıyla yetki itirazında bulunduklarını, davacının ücretini bilmemekle birlikte fahiş ücreti kabul etmediklerini, davacının iddia ettiği dönemde Türkiye'de bulunup bulunmadığının tespiti ve sigortalılık sürelerinin mahsubu gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan hayatın olağan akışına aykırı çalışma iddiasını kabul etmediklerini, dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacının proje bazlı ve belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmış olması sebebiyle tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (Eski Ünvanı:... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirketin ... hukukuna ve kanunlarına tâbi olduğunu, Şirket aleyhine Türkiye’de dava ikame edilmesinin milletlerarası özel hukuk kurallarına aykırı olduğunu, davacının Türkiye İş Kurumu hizmet sözleşmesi ile belirli süreli olarak istihdam edildiğini, işçilik alacaklarının ... Federasyonu kanunlarına tâbi olduğunu, proje kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş sözleşmesinin projenin sona ermesi sebebiyle kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacıya ... kanunları uyarınca 2015 Aralık ayında bordosunda gösterilerek tazminat ödemesi yapıldığını, davacı taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, hak ettiği yıllık izinlerini kullandığını, dava dilekçesinde yer alan ücret iddialarının fahiş olduğunu, müvekkili nezdinde tahsil edilmemiş herhangi bir alacağı bulunmadığını, dava dilekçesindeki yazılı hizmet süresini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun "İş anlaşmazlığı çözümü için mahkemeye başvurma süreleri" başlıklı 392. maddesinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden, üç aylık ve bir yıllık sürelerin düzenlenmiş olması ve dosya kapsamından davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe göre bu davanın açılış tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2013-2015 tarihleri arasında ...'da çalıştığı, davanın 19.03.2019 tarihinde açıldığı, üç aylık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığından ilk Derece Mahkemesince davacının ... hukukuna tâbi çalışmasına göre alacak taleplerinin Mahkemeye başvurma süresinin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, ayrıca davacı açısından mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların bulunduğu da (geçerli nedenlerin bulunduğu) ispatlanmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... hukukuna göre dava konusu hak ve alacakların talep edilebilir nitelikte olduğunu, buradaki düzenlemenin hatalı yorumlandığını, 2. Davalının ... hukukunun uygulanmasına yönelik savunması ve itirazının bulunmadığını, 3. Davalı cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürdüğünden usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğini, 4. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı ya da hak düşürücü süre kavramının bulunmadığını, 5. Eldeki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının gerektiğini, 6. Yargıtayın sürpriz karar yasağına aykırı olarak tarafları makul bir süre önceden bilgilendirmeden yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin içtihat değişikliğinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, 7. İş-Kur nezdinde imzalanan matbu sözleşme ile taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6329ffed56d0f009 1b8a173fb37e7c47

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı