9. Hukuk Dairesi 2025/6207 E. , 2025/7390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1152 E., 2025/1343 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/337 E., 2023/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemde almış olduğu ücretim, asgari ücretin yüzde olarak belli bir oranda fazlasının belirlendiğini, davacının mevcut hakları korunarak kadroya geçtiğini, kadroya geçirilirken davacıya iş sözleşmesi imzalatılmadığını, bu konuda farklı uygulamalar yapıldığını ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sulh sözleşmesi ile daha önce alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklardan feragat ettiğini kabul ettiğini, davacının önceki tabi olduğu haklar ile sürekli işçi kadrosundaki hakların aynı anda uygulanmasını talep edemeyeceğini, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.03.2018 öncesinde davalıdan ihale alınan iş kapsamında alt işveren Şirketlerde çalışmakta iken 28.03.2018 tarihi itibarıyla davalı kadrosuna geçtiği, kadroya geçerken belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanmadığı, dosyaya sunulan şartnamelerde davacının ücretinin asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak belirlendiği ve buna uygun tahakkukların yapıldığının görüldüğü, davacının alacaklarının hesaplandığı bilirkişi raporunun 2. seçeneğinin kabul edildiği belirtilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya alınması sırasında davacıya asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğine yönelik sözleşme yapılmadığının anlaşıldığı, 01.01.2019 tarihinden itibaren de Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesindeki zamlar uygulandığından fark ücret talep edilemeyeceği yönündeki tespitin dosya içeriğine uygun olduğu, ancak bilirkişi raporuna göre davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım alacaklarının eksik ödendiği sabit olmakla bunların hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporunun ikinci seçeneğine göre karar verilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ücret alacağının eksik hesaplandığını, Mahkemece bilirkişi raporundaki davacının kadroya geçmeden önce idari şartnamedeki oranı uygulanarak yapılan 1. seçeneğe itibar edilmesi gerekirken 2. seçeneğin esas alınmasının hatalı olduğunu, b. Yol ücretinin eksik hesaplandığını, c. Çocuk yardımı alacağının reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının ücetlerinin ödendiğini, alacağının bulunmadığını, b. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, c. Davacının tam ıslah dilekçesi vermesinin mümkün olmadığını, d. Vekalet ücretinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda davacı, davalı ... alt işveren işçisi olarak çalışırken 28.03.2018 tarihinde kadroya geçmiş ve bu tarih itibarıyla davalı bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Davacının ücret farkı talebinin de kadroya geçiş tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının ücret farkı ve diğer dava konusu alacaklarının kadroya geçiş tarihinden sonraki dönem ile sınırlı olarak hesaplanması gerekirken talep aşılarak hesaplama yapılması hatalı olmuştur. 3. Bölge Adliye Mahkemesince davacının çocuk yardımı alacağının reddi hatalı olmuştur. Davacı tarafından sunulan belgelere göre öğrenim gören çocuğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Sunulan belge dikkate alınarak dava konusu alacak yeniden değerlendirilmelidir. Ancak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun tazminat ve yardımlarda gelir vergisinden istisnayı düzenleyen 25/4 hükmüne göre "Hizmet erbabına ödenen çocuk zamları (Bu zamlar Devletçe verilen miktarları aştığı takdirde, fazlası vergiye tabi tutulur.)" gelir vergisinden istisna tutulduğu göz ardı edilmemelidir. Zira, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80/1-(b) hükmü şöyledir; "Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz. " Yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alındığında çocuk yardımı alacağının Devletçe verilen miktar kadar tutarının gelir vergisinden istisna tutulduğu ve bu yardım miktarından Sosyal Güvenlik Kurumu priminin de kesilmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının çocuk yardımı alacağı hesaplanırken bu husus da dikkate alınmalıdır.
VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.