Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6214 E., 2025/7393 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6214 E., 2025/7393 K. (06.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6214
Karar No
2025/7393
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6214 E. , 2025/7393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/879 E., 2025/1539 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/380 E., 2023/113 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... uzmanı olduğunu, davalılarla aylık net 11.000,00 TL sabit ücretle anlaştığı, ayrıca davalıların elde ettiği yıllık gelirin %50'sine tekabül eden tutarın da müvekkiline ücret olarak verilmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin davalı işyerinde çalışırken sadece 10.05.2016 tarihinde 50.000,00 Euro ve 18.01.2018 tarihinde 43.000,00 Euro aldığını, bunun dışında hiçbir zaman ödeme alamadığını, iş sözleşmesinin de haklı neden olmadan feshedildiğini, çalışmaları karşılığı müvekkiline ödenmeyen kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret ve hak ediş alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuğun usulüne aykırı olarak yapıldığını, müvekkili şirketlerin toplantıdan haberdar edilmediğini, dava şartı itirazında bulunduklarını, davacının çalışmalarının ...bu şirket ile ... (... Şirketi) isimli işletme arasında herhangi bir ticari bağlantı olmadığını, ... Şirketi yönünden husumet itirazında bulunduklarını, davacının çalıştığı süre boyunca başka şirketlerde de farklı görevlerde çalışıp ücret aldığını, iddia edilen ücretin gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılardan ... Şirketi sigortalısı olarak tanık anlatımlarına göre davalı Şirketlerin yurt dışı sorumlusu olarak görev yaptığı, ...'da bulunup yurt dışı ile bağlantıları davacının sağladığı, bu şekilde işyerinin işini yapmış olduğu, emsal ücret araştırma yazısı doğrultusunda davacının emsal ücrete göre en son net ücretinin 10.300,00 TL olduğu, dosyada ücretin farklı olduğuna yönelik başkaca da bir delil bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sonlandırılmış olduğu, davacı hak ediş alacağı talebinde bulunmuş ve kendisine sadece 10.05.2016 tarihinde 50.000,00 Euro ve 18.01.2018 tarihinde 43.000,00 Euro ödendiğini, bunun dışında başkaca bir hak ediş ve ücret ödemesi yapılmadığını iddia etmek ise de dosyada taraflar arasında bu şekilde anlaşmaya varıldığında dair yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının bu şekilde ücret ve hak ediş alacağı bulunduğunu yazılı delillerle ispatlayamadığı, sadece tanıkların duyuma dayalı olarak hesap görüldükten sonra davacının payının verileceğine ilişkin bir kısım beyanlarının bulunduğu, bunun da davacının iddia ettiği şekilde ücret, prim, hak ediş alacağının mevcut olduğunun bir delili kabul edilemeyeceği, bununla birlikte davacının dava dilekçesindeki kendisine yapılan ödemeye ilişkin ikrarının mevcut olduğu, bu ödeme miktarları nazara alındığında işyerinden alamadığı veya eksik aldığı herhangi bir bakiye ücretinin mevcut olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ücretinin ve ücret alacağının hatalı hesaplandığını bu nedenle tüm alacakların eksik hesaplanmış olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücret miktarı ile ücret ve hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı