9. Hukuk Dairesi 2025/4198 E. , 2025/5663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/705 E., 2025/284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/144 E., 2024/175 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.10.2012 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını, tekstil işinde makineci olarak çalıştığını, 06.02.2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle işyerinin yıkıldığını, davacının davalı ile ihtiyari arabuluculuk görüşmesi yaptığını ancak hak etmiş olduğu alacakların ödenmediğini, işveren tarafından emekliliğe ilişkin ve depremden dolayı ailevi konular vs. nedenlerle işi bıraktığına dair kağıt imzalatmak istendiğini, davacının da emeklilik düşüncesi ile arabuluculuk kağıdını imzaladığını ileri sürerek arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının arabuluculuk görüşmesi yaptığını, müvekkilinin yaşanan depremden kaynaklı maddi zorluk nedeniyle yeni işyeri açamadığını, davacının tazminat istediğini ancak ekonomik sebeplerden dolayı davalının ödeme yapamayacağını bildirdiğini, arabulucuya davacının bizzat başvurduğunu, arabulucunun davalı ile görüşme yaptığını, ihtiyari arabulucuğa başvuru üzerine anlaşma sağlandığını, tüm işçilik alacaklarına esas olmak üzere 35.000,00 TL'ye anlaşma sağlandığını ve müvekkilinin bu miktarı banka yoluyla davacıya ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili arabuluculuk tutanağının kötüniyetli olarak yapıldığı ve davacının iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiş ise de, davacının anlaşma tutanağını hile ile imzaladığına ilişkin bir delil ileri sürmediği, dolayısıyla davacının irade fesadı hâllerini kanıtlayamadığı, arabuluculuk tutanağında davacının imzasının inkar edilmediği, davacının iradesinin fesada uğratıldığına dair tanık dinletmediği veya herhangi bir delil sunmadığı, arabuluculuk anlaşma tutanağının sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli olup ilâm niteliğinde olduğu, somut olayda delil durumu dikkate alındığında davacının anlaşma tutanağı tanzim edilirken iradesinin fesada uğratıldığı iddiasına dair ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden tutanağın geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda arabuluculuk tutanağının 10.06.2023 tarihinde tanzim edildiği ve davanın 1 yıllık yasal süresinde açıldığı, arabuluculuk tutanağında dava konusu edilen tüm alacak kalemlerinin yer aldığı ve arabuluculuk tutanağının anlaşma ile sona erip, usulüne uygun olarak düzenlendiği, edimler arasında açık oransızlık olması hâlinde ise bu durumun zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği, işyerinde yaklaşık 9 yıllık bir çalışması ve deneyimi bulunan davacının düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden bahsedilemeyeceği gibi davacının zor durumda kaldığının da ispatlanamadığı bu nedenle Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemenin gabin iddialarını dikkate almadığını, 9 yıldan fazla kıdemi olan davacıya 35.000,00 TL'ye imza attırdıklarını, tanık beyanları ile davacının iradesinin sakatlandığı ve gabinin ortaya çıktığını, 2. Davalı tanıklarından M.B. ve B.E.'nin beyanlarına göre arabuluculuk görüşmelerinin işyerinde yapıldığını, arabulucunun tarafların aydınlatılması adına bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 3. İhtiyari arabuluculuk neticesinde davalı tarafın belirlemiş olduğu arabulucuyla birlikte, davacıyı emekli yapacaklarını ve meseleyi Ziraat Bankasıyla hâllettiklerini söyleyerek hileyle ve aldatmak suretiyle, baskı yaparak arabuluculuk tutanağını imzalattıklarını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında 10.06.2023 tarihinde düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 022fb73748410ee7 9fa14d45bddd2b7d