8. Hukuk Dairesi 2024/5848 E. , 2025/2831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2505 E., 2024/1291 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Kapatılan) 1. Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım Kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 294 ada 1695; 1501; 1504; 1718; 1719; 1763; 1755; 1757 ve 1764 parsel sayılı taşınmazlar, beyanlar hanelerine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1695 parselin 1995 yılından beri (..) ... kullanımında olup parsel üzerindeki nar ağaçlarının adı geçene ait olduğu; 1501 parselin 1995 yılından beri 1/2 şer hisselerle (.. evlatları) ... ve ...'nun müştereken kullanımında olduğu; 1504 parselin davaya konu 280/1120 hissesinin yine (İbrahim evlatları) ... ve ...'nun; bakiye dava dışı hisselerinin ise tutanakta belirtilen oranlarla .. ve diğerlerinin kullanımında olduğu; 1718 parselin 1995 yılından beri (...) ...'nun kullanımında olduğu; 1719 parselin 1995 yılından beri ... kullanımında olduğu; 1763 parselin 1990 yılından beri (...) ... kullanımında olduğu; 1755 parselin 1990 yılından beri (...) ... kullanımında olduğu; 1757 parselin 1990 yılından beri (...) ...'nun kullanımında olduğu; 1764 parselin 1990 yılından beri (...) ... kullanımında olduğu şerhleri yazılarak tarla vasfıyla ayrı ayrı Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların evveliyatının tarafların ortak murisi ...'e ait olup mirasçılarına intikal ettiği, murisin toplamda 12 çocuğu bulunduğu, bunlardan .. ve ..'ın hak talep etmedikleri için geriye kalan on mirasçı adına zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi İbrahim'den kaldığı, murisin ölümüne kadar taşınmazları tasarruf ettiği, murisin ölümü ile bir kısım mirasçısının taşınmazlardaki tasarruflarının devam ettiği, murisin ölüm tarihi itibari ile terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, dosyaya yansıyan anlatımlardan da mirasçıların murisin terekesini taksim etmedikleri, bu sebeple murisin ölümünden sonra terekesinin tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun şekilde taksim edilmemiş olduğu, taksim edilmemiş tereke üzerinde mirasçılardan birinin veya birkaçının kullanımlarının kendi adlarına değil tereke adına olduğunun kabulü gerektiği; nizalı taşınmazlardan 1695 sayılı parseldeki ağaçların ziraat bilirkişi raporunda belirtilen yaşları dikkate alındığında tüm mirasçılara ait olması gerektiği, nizalı taşınmazlardan 294 ada 1504 sayılı parselde her ne kadar taşınmazın 1/4 kullanım hissesi bir kısım muris İbrahim mirasçısı, 3/4 kullanım hissesi ise dava dışı kişiler lehine de olsa dava dilekçesindeki anlatımdan itirazın muris İbrahim mirasçıları lehine düşülen şerhe ilişkin olduğu, bu parselde murisin bir kısım mirasçısı dışındaki üçüncü kişiler lehine düşülen şerhe itiraz edilmediği, bu sebeple bu kişilere husumetin yöneltilmesine de gerek bulunmadığı ve yargılamanın anılan taşınmazın 1/4 kullanım hissesine yönelik olarak yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, her ne kadar dava dilekçesinde murisin .. ve .. mirasçıları dışındaki mirasçılar için talepte bulunulmuş ise de 3402 sayılı Kadastro Kanunu 30/2 nci maddesinin eldeki somut olayda uygulanması gerektiğinin kabulü ile netice olarak davanın nizalı taşınmazların İbrahim'den kaldığına ilişkin bölümünün kabulü; ancak iki mirasçı dışındaki mirasçılar lehine şerh düşülmesine ilişkin talebin reddi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile nizalı parsellerin tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 294 ada 1501, 1504, 1695, 1718, 1719, 1755, 1757, 1763, 1764 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanelerinin iptaline, bunlardan 294 ada 1501, 1718, 1719, 1755, 1757, 1763, 1764 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüklerinin beyanlar hanesine; "6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarıldıkları ve 25/05/1997 tarihinden beri Mehmet oğlu ... mirasçılarının elbirliği halinde kullanımlarında olduğu şerhlerinin verilmesine; 294 ada 1695 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarıldığı ve 25/05/1997 tarihinden beri Mehmet oğlu ... mirasçılarının elbirliği halinde kullanımlarında olup parsel üzerindeki nar ağaçlarının tamamının Mehmet oğlu ... mirasçılarına ait olduğu şerhlerinin verilmesine; 294 ada 1504 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine ise 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarıldığı ve dava dışı 840/120 hissenin tutanakta yazılı dava dışı kişiler adına ve tutanakta yazılı hisseler nisbetinde müştereken kullanımlarında olduğu,nun dava konusu 280/120 hissenin ise Mehmet oğlu ... mirasçılarının kullanımlarında olduğu şerhlerinin yazılmasına.." karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanunun 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına gerek olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5848 E., 2025/2831 K. (10.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5848
- Karar No
- 2025/2831
- Karar Tarihi
- 10.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5948 E., 2025/2825 K. 10.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5199 E., 2025/2827 K. 10.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1482 E., 2025/2829 K. 10.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4538 E., 2025/2835 K. 10.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5907 E., 2025/2841 K. 10.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4010 E., 2025/2843 K. 10.04.2025