Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/5948 E., 2025/2825 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5948 E., 2025/2825 K. (10.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5948
Karar No
2025/2825
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5948 E. , 2025/2825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2344 E., 2024/1265 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ...ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve dava tarihinde ve İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle tapuda davalılardan ... adına kayıtlı olan eski 156 ada 19 parsel sayılı 5000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 5.007,95 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 156 ada 34 parsel sayılı 9.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve 9.169,26 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında mülkiyeti Hazineye ait 156 ada 21 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve sınırlarının yanlış belirlendiğini, eksikliğin/yanlışlığın davalılara ait 156 ada 19 ve 34 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını iddia ederek eldeki davayı açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...Davacının iddialarının araştırılması için dosyanın jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisiye tevdi edildiği; bilirkişi tarafından sunulan 08.04.2021 tarihli rapordan dava konusu taşınmazın sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, azalmanın planimetre hesap yöntemi ile hesap şeklinden kaynaklandığı, davalı taşınmazlardaki artışın davacı taşınmazından kaynaklanmadığı, davacının taşınmazının sınırlarının aynı olduğu değişiklik olmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle davacının davasının esastan reddine karar verilmiş olup; İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yukarıda sözü edilen yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur. İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Fen bilirkişisinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda, davacı Hazineye ait 156 ada 21 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanak sureti ile eki olan bilgi ve belgeler ile çekişmeli taşınmazlara ait tesis ölçü krokileri, hesap cetvelleri ile varsa diğer teknik evrakları dosya arasına getirtilmemiş olduğu gibi uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindeki davalarda, çekişme konusu taşınmazlar başında yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uygun olarak keşif yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken; İlk Derece Mahkemesince çekişme konusu taşınmazlar başında keşif yapılmaksızın dosyanın teknik bilirkişiye tevdi etmek suretiyle, sadece dosya üzerinden rapor alınarak hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yukarıda dosya arasına getirtilmesi gerektiği belgelerden eksik olanlar tespit edilerek, bu belgeler ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına alınmalı, yine çekişme konusu taşınmazlardan 156 ada 19 parsel sayılı taşınmazın İlk Derece Mahkemesince verilen karar tarihinden sonra 21.05.2024 tarihinde dava dışı ...'ya kayden satıldığı dikkate alınarak; davacı Hazine vekiline, bu taşınmazın yeni malikine husumet yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı ve bu şekilde taraf teşkili de sağlanarak adı geçenin itiraz ve delilleri de sorulduktan sonra mahallinde yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde keşif ve yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle denetime elverişli rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı