Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/5392 E., 2025/2823 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5392 E., 2025/2823 K. (10.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5392
Karar No
2025/2823
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5392 E. , 2025/2823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3634 E., 2024/1589 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 134 ada 1 parsel (eski 17 ada 5 parsel) sayılı 304,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, arsa vasfıyla ... adına kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde 05.09.1995 tarih ve 1074 yevmiye ile "orman sınırlarında kalmıştır" şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili; dava konusu ... ili ... ilçesi ...Mahallesinde bulunan 134 ada 1 parsel (eski 17 ada 5 parsel) numaralı taşınmazın 3116 sayılı Kanun'a göre 1943 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile orman tahdidi içine alındığını, sonradan 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar uyarınca yapılan çalışmalarda orman tahdidi dışına çıkarılmadığını belirterek kesinleşen orman tahdidinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, tapu kaydında bulunan tüm şerh ve beyanların terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; orman tahdidi içinde olan yerlerin, orman vasfı ile Hazine adına tescilinin zorunlu olduğunu, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazın Devlet ormanı niteliğinde olmadığını, taşınmazın ... Vakfından icareli olduğunu, muhassasatın cinsi ve nevi hanesinde “senevi … kuruş icareli” olduğu görüldüğünü, bu taşınmazların kaydındaki “....” belirtmesinin davalı İdarece konulmuş şerhler olmayıp taşınmazların (kadim) kayıtlarında var olan, kadastroca kütüğe işlenen şerhler olduğunu, kadastroca işlenen şerhlerin de atik kayıtlara dayandığını, davacının iddialarının dayandığı ilk tarihin, ilk orman kadastrosunun yapıldığı 19.04.1943 tarihi olduğunu, davalı ... İdaresinin kayıtlarının ise 1943 tarihi değil bu tarihten çok öncesine ait kayıtlar olduğunu, atik kayıtların yok sayılmasının ya da davalı ... İdaresine ait icareli taşınmazların şerhlerinin bedelsiz terkininin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davalının taşınmazın kadastrodan sonraki ilk maliki olmadığını, davalının sözkonusu taşınmazı ... Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 04.12.1991 tarih ve 1991/6 satış sayılı dosyasından ihale yolu ile satın alıp adına tescil ettirildiğini, bu hususun tapu kayıtları ve satış dosyası ile sabit olduğunu, davalının taşınmazı satın aldığı tarihte üzerinde herhangi bir şerh veya kısıtlama bulunmadığını, dava konusu taşınmazın konutlar arasında kaldığını, günümüzde ve geçmişte herhangi bir orman vasfı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 134 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın orman sınırlarında olduğunun tespit edildiği, tapu kaydında orman sınırlarında olduğuna dair şerhin bulunduğu, Anayasa hükümleri gereğince Devlet ormanlarının devredilemeyeceği, orman vasfında olan taşınmazlar hakkında herhangi bir şerh verilemeyeceği, iyiniyetle kazanmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 134 ada 1 parselde (eski 17 ada 5 parsel) kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydı üzerindeki şerh ve beyanların terkinine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman mühendisi bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun ve taşınmazın eylemli durumunun orman olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun “taviz bedeli” başlıklı 18. maddesinde, “Tapu kayıtlarında, icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir. Ancak miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tâbi değildir.” hükmüne yer verilmiş olup dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, vasfı orman olan taşınmaz üzerinde anayasal hüküm gereğince herhangi bir şerh ve beyan verilemeyeceği, taviz bedeline tabi olmadığı, söz konusu maddede taviz bedelinin gerçek ve tüzel kişiler üzerindeki taşınmazlardan alınacağından bahsedildiği, Hazinenin söz konusu maddede belirtilen tüzel kişi niteliğinde olmadığı, taviz bedeli alınmaksızın vakıf şerhinin terkinine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! db1d8d19592ae843 eaf988044d15cb24 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/5392 E. , 2025/2823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3634 E., 2024/1589 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 134 ada 1 parsel (eski 17 ada 5 parsel) sayılı 304,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, arsa vasfıyla ... adına kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde 05.09.1995 tarih ve 1074 yevmiye ile "orman sınırlarında kalmıştır" şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili; dava konusu ... ili ... ilçesi ...Mahallesinde bulunan 134 ada 1 parsel (eski 17 ada 5 parsel) numaralı taşınmazın 3116 sayılı Kanun'a göre 1943 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile orman tahdidi içine alındığını, sonradan 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar uyarınca yapılan çalışmalarda orman tahdidi dışına çıkarılmadığını belirterek kesinleşen orman tahdidinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, tapu kaydında bulunan tüm şerh ve beyanların terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; orman tahdidi içinde olan yerlerin, orman vasfı ile Hazine adına tescilinin zorunlu olduğunu, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazın Devlet ormanı niteliğinde olmadığını, taşınmazın ... Vakfından icareli olduğunu, muhassasatın cinsi ve nevi hanesinde “senevi … kuruş icareli” olduğu görüldüğünü, bu taşınmazların kaydındaki “....” belirtmesinin davalı İdarece konulmuş şerhler olmayıp taşınmazların (kadim) kayıtlarında var olan, kadastroca kütüğe işlenen şerhler olduğunu, kadastroca işlenen şerhlerin de atik kayıtlara dayandığını, davacının iddialarının dayandığı ilk tarihin, ilk orman kadastrosunun yapıldığı 19.04.1943 tarihi olduğunu, davalı ... İdaresinin kayıtlarının ise 1943 tarihi değil bu tarihten çok öncesine ait kayıtlar olduğunu, atik kayıtların yok sayılmasının ya da davalı ... İdaresine ait icareli taşınmazların şerhlerinin bedelsiz terkininin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davalının taşınmazın kadastrodan sonraki ilk maliki olmadığını, davalının sözkonusu taşınmazı ... Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 04.12.1991 tarih ve 1991/6 satış sayılı dosyasından ihale yolu ile satın alıp adına tescil ettirildiğini, bu hususun tapu kayıtları ve satış dosyası ile sabit olduğunu, davalının taşınmazı satın aldığı tarihte üzerinde herhangi bir şerh veya kısıtlama bulunmadığını, dava konusu taşınmazın konutlar arasında kaldığını, günümüzde ve geçmişte herhangi bir orman vasfı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 134 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın orman sınırlarında olduğunun tespit edildiği, tapu kaydında orman sınırlarında olduğuna dair şerhin bulunduğu, Anayasa hükümleri gereğince Devlet ormanlarının devredilemeyeceği, orman vasfında olan taşınmazlar hakkında herhangi bir şerh verilemeyeceği, iyiniyetle kazanmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 134 ada 1 parselde (eski 17 ada 5 parsel) kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydı üzerindeki şerh ve beyanların terkinine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman mühendisi bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun ve taşınmazın eylemli durumunun orman olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun “taviz bedeli” başlıklı 18. maddesinde, “Tapu kayıtlarında, icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir. Ancak miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tâbi değildir.” hükmüne yer verilmiş olup dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, vasfı orman olan taşınmaz üzerinde anayasal hüküm gereğince herhangi bir şerh ve beyan verilemeyeceği, taviz bedeline tabi olmadığı, söz konusu maddede taviz bedelinin gerçek ve tüzel kişiler üzerindeki taşınmazlardan alınacağından bahsedildiği, Hazinenin söz konusu maddede belirtilen tüzel kişi niteliğinde olmadığı, taviz bedeli alınmaksızın vakıf şerhinin terkinine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! db1d8d19592ae843 eaf988044d15cb24 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı