Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/533 E., 2025/2817 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/533 E., 2025/2817 K. (10.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/533
Karar No
2025/2817
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/533 E. , 2025/2817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2392 E., 2023/2782 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 120 ada 2 parsel, 120 ada 4 parsel, 127 ada 2 parsel, 128 ada 1 parsel, 128 ada 2 parsel ve 128 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 875,00 metrekare, 453,50 metrekare, 946,50 metrekare, 559,00 metrekare, 252,50 metrakare ve 489,50 metrakere yüzölçümündeki taşınmazların arsa vasfıyla... Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı olduğu, taşınmazların beyanlar hanesinde 05.09.1995 tarih ve 1075 yevmiye ile "orman sınırlarında kalmıştır" şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili; dava konusu... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 120 ada 2 parsel, 120 ada 4 parsel, 127 ada 2 parsel, 128 ada 1 parsel, 128 ada 2 parsel ve 128 ada 3 parsel numaralı taşınmazların 3116 sayılı kanuna göre 1943 yılında yapılan Orman Kadastro çalışması ile orman tahdidi içine alındığını, sonradan 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar uyarınca yapılan çalışmalarda orman tahdidi dışına çıkarılmadığını belirterek; kesinleşen orman tahdidinde kalan dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, tapu kayıtlarında bulunan tüm şerh ve beyanların terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; orman tahdidi içinde olan yerlerin, orman vasfı ile Hazine adına tescilinin zorunlu olduğunu, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... vekili; davacının ancak bedelini ödemek kaydıyla tapu iptali ve tescil talebinde bulunabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu... ili ... ilçesi ... Mahallesi 120 ada 2 ve 4 parsel, 127 ada 2 parsel, 128 ada 1, 2 ve 3 parselde kayıtlı taşınmazların orman sınırlarında olduğunun tespit edildiği, tapu kaydında orman sınırlarında olduğuna dair şerhin bulunduğu, Anayasa hükümleri gereğince devlet ormanlarının devredilemeyeceği, orman vasfında olan taşınmazlar hakkında herhangi bir şerh verilemeyeceği, iyi niyetle kazanmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 120 ada 2 ve 4 parsel, 127 ada 2 parsel, 128 ada 1, 2 ve 3 parselde kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydı üzerindeki şerh ve beyanların terkinine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman mühendisi bilirkişiler tarafından kesinleşmiş Orman Kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun ve taşınmazın eylemli durumunun orman olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e325242c61bb74f 2deb8618df34db19

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı