Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4400 E., 2025/3182 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4400 E., 2025/3182 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4400
Karar No
2025/3182
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4400 E. , 2025/3182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/772 E., 2024/682 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2021/379 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7489 ada 2 parsel sayılı parsel sayılı 118,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1999 yılından beri ...'ın kullanımında olduğu; aynı ada 3 parsel sayılı 191,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1999 yılından beri ... kullanımda olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı ...; çekişmeli 7489 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazları 1994 yılında satın aldığı iddiasına dayanarak dava konusu taşınmazlarda lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Asli müdahil ...; çekişme konusu 7489 ada 2 parsel sayılı taşınmazı 1990 yılında satın aldığı ve düzenli olarak vergilerini ödediğini iddia ederek; 7489 ada 2 parselde lehine kullanıcı şerhi verilmesi talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının reddine, asli müdahilin davasının ise kabulüne dair ilk hükmün davalı Hazine vekili ile davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/1439 Esas-2020/2054 Karar sayılı kararıyla; "... beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen zilyet olarak kullanan kişiler olup dava konusu taşınmazda tespit öncesi ve tespit sırasında davacı veya asli müdahilin ekonomik amaca uygun kullanımlarının olup/olmadığı hususunun araştırılması, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsayacak bir şekilde gerekçeli bir karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan keşif, tanık anlatımları ve bilirkişi raporlarına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İş bu kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "çekişmeli taşınmazlarda ekonomik amaca uygun fiili bir kullanım bulunmadığı; 3 no.lu parsele bina kalıntısı olsa da bunun devam eden bir fiili kullanım sayılamayacağı, kalıntı şeklinde olduğu, ekonomik amaca uygun süregelen zilyetlik içermediği ve davacı ...'in kendi beyanıyla da hastalığı nedeniyle taşınmazı kullanamadığını açıkça ikrar ettiği, 2 no.lu parselde ise yıllarca herhangi bir kullanım emaresi olmadığı, her ne kadar Mahkemece asli müdahilin taşınmazlardan 2 no.lu parsele uyan vergi kaydının zilyetliğe karine olduğu kabul edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ekonomik amaca uygun fiili kullanımın esas alınması gerektiğinin belirtildiği, davalı ... her ne kadar taşınmazla ilgisi olmadığını beyan eden dilekçe sunmuş ise de, davacı ve asli müdahilin davalarını Hazine karşı da ispat etmeleri gerektiği" gerekçesiyle davacı ve asli müdahilin davalarının reddine çekişmeli 7489 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların Ek-4 üncü madde tespiti gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve asli müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Asli müdahil ... vekilinin çekişmeli 7489 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece asli müdahilin taşınmazlardan 2 no.lu parsele uyan vergi kaydının zilyetliğe karine olmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ekonomik amaca uygun fiili kullanımın esas alınması gerektiğinin belirtildiği, davalı ... her ne kadar taşınmazla ilgisi olmadığını beyan eden dilekçe sunmuş ise de, davanın Hazineye karşı da ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen asli müdahil tanığı; çekişmeli taşınmaza asli müdahil adına göz kulak olduğunu ve taşınmaz üzerinde bulunan taşları da asli müdahilden izin alarak kendisinin koyduğunu; yine bir diğer tanık da asli müdahil tarafından düzenli olarak taşınmazın vergilerinin Belediyeye ödendiğini beyan etmiş, bir başka tanık ise taşınmazın asli müdahil tarafından 1990 yılında satın alındıktan sonra arsayı demir kazıklarla çevirdiklerini ancak sonrasında bunların çalınıp söküldüğünü bildirmiş olduğuna; çekişmeli taşınmazda lehine kullanım şerhi verilen ... da 18.11.2019 tarihli beyan dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın kendisi ile ilgisi bulunmadığını beyan ettiğine; asli müdahilin davasının kabulüne dair ilk hükmü istinaf etmediğine ve özellikle 05.03.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre asli müdahil ... tarafından dosyaya sunulan emlak vergi beyanları, satış senedi ve çap örneğindeki sayısal veriler ile dosyada mevcut özel parselasyon planlarının birbirleriyle uyumlu olup bu belgelerin çekişme konusu 7498 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uyduğu bildirildiğine göre arsa vasfıyla tespit edilmiş olan taşınmazda, asli müdahilin ekonomik amaca uygun zilyetliğinin var olduğunun kabulü gerekmekte olup bu nedenle davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirmesi sonucunda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, Çekişmeli 7489 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile adı geçenin davası ve temyizine konu 7489 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 7489 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı