Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/112 E., 2025/3179 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/112 E., 2025/3179 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/112
Karar No
2025/3179
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/112 E. , 2025/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1910 E., 2024/1771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2023/80 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2021 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 251 parsel sayılı 121,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 172 ada 1 parsel numarasıyla ve 41,25 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 252 parsel sayılı 2800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 173 ada 83 parsel numarasıyla ve 2913,64 metrekare yüzölçümlü olarak ; tapuda dahili davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1857 parsel sayılı 567,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni 172 ada 2 parsel numarasıyla ve 665,49 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edenine ait 172 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçününün yaklaşık 80 m² eksik olarak tespit edildiğini, bu eksikliğin taşınmaza sınır olan 252 ve 1857 sayılı parseller lehine olacak şekilde artırılmasından kaynaklandığını belirterek, 171 Ada 251 Parselde bulunan taşınmaza ilişkin yapılan kadastro tespitinin iptali ile düzeltilmesine ve davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişilerin, filli sınırı gösterdiklerini, kadastral sınırların ne şekilde olduğunu bilmediklerini, taşınmazlar arasından geçen kanalın ne zaman kurulduğunu ve mahiyetinin ne olduğunu bilmediklerini kanalın çok eskiden beri var olduğunu, fazla bilgileri olmadığını beyan ettiklerini, alınan teknik bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlarının sınırlarının ilk tesis kadastrosu ve yenileme kadastrosunda aynen çakıştıkları, herhangi bir değişikliğin olmadığı, davacı taşınmazındaki alan ölçüsü azalması ilk tesis kadastrosunda alan ölçüsünün hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, yenileme kadastrosunda alan ölçüsünün tam olarak doğru verildiğini, buna göre yapılan yenileme çalışması Kadastro Kanununun 22/2-A maddesi, 2859 sayılı yasa ve yenileme yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı.." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu eski 251 parsel (yeni 172 ada 1 parsel), eski 252 parsel (yeni 173 ada 83 parsel) ve eski 1857 parsel (yeni 172 ada 2 parsel) sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a15e025cbc480bf7 5a70d6347924d570

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı