8. Hukuk Dairesi 2024/4375 E. , 2025/4773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/17 E., 2016/33 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... ve müşterekleri yönüyle kabulüne, davacılar ... ve diğerleri yönüyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... vekili, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Erzincan İli, ... İlçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 542 parsel sayılı 2385 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliğiyle ... oğlu ... adına, 566 parsel sayılı 160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kerpiç ev niteliğiyle ... kızı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen ... ve ..., 542 parsel sayılı taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; ... ve ..., her iki taşınmaz hakkında tapu kaydına ve davalıların taşınmazlarda feri zilyet olduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Yargılama sırasında; ... paydaş olduğunu öne sürerek davaya katılmış; davacı ... ise diğer davacı ... lehine davasından feragat etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 11.02.1999 tarihli önceki karar ile; ... soyadlı davacıların davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, taşınmazların 1/3 'er paylı olarak ... soyadlı davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün; davalı ... mirasçısı ... ve ... ile davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.09.2000 tarihli kararıyla; "... ve paydaşlarının tutunduğu ... 1288 tarihli 119 nolu tapu kaydından gelen Aralık 1961 tarihli 110 nolu tapu kaydının dava dışı başkaca parsellere revizyon gördüğü, sınır ve yüzölçüm itibarıyla dava konusu taşınmazları kapsamadığının belirlendiği, bu haliyle uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, kadastro tespitinin 1979 yılında yapıldığı, ... ve paydaşlarınca taşınmazlarda zilyet olan kişilerin kiracı olduklarını öne sürdükleri, zilyetlerin ise malik sıfatıyla zilyetliklerini sürdürdüklerini savundukları, hal böyle olunca; kadastro tespit tutanağında imzası bulunan bilirkişiler ile tarafların gösterdikleri ve gösterecekleri tanıklar ile taşınmazlarda yeniden keşif yapılması, taşınmazların ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi, sürdürülüş biçimi, ve süresinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, tespit günü itibarıyla kimler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun saptanmak suretiyle hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı karar ile; "dava konusu 542 no.lu parsel başında yapılan keşifte mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığını beyat etmişlerse de kira verip vermediğini bilmedikleri, davacı ...'ların tanıkları ise dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığı, ...'in kadastro çalışmalarından önce davacılara kira verdiğini beyan ettikleri, davacı ... tanıkları ise dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldğını ancak kira verip vermediğini bilmediklerini beyan etmeleri neticesinde davacı ...'in iddialarının sübut bulmadığı, yine davacı ... ve müştereklerinin tanıklarının beyanları neticesinde ...'in feri zilyet, ... ve müştereklerinin ise asli zilyet oldukları, dava konusu 566 no.lu parsel sayılı taşınmazın başında yapılan keşifte mahalli bilirkişiler hakkında bilgilerinin olmadığı beyan ettikleri, davacı ...'ların tanıklarının ise dava konusu taşınmazın ... ve ... tarafından kullanıldığını, bu kullanım sebebiyle davacı ...'a kira verdiklerini, köyde yaşayan herkesin ... kiracısı oluduklarını, ... zilyetliklerinin 60-70 yıldan fazla olduğunu beyan ettikleri, davalı tanığı ...'in davacılar ... ve müşterekleri ile Mahkemenin 2015/21 Esas sayılı dosyasında görülen kadastro tespiti itiraz davası nedeniyle aralarında husumet olduğunun anlaşılmış olması sebebiyle beyanlarına itibar edilmediği, diğer davalı tanığı ... ise davalı taşınmazın ... tarafından kullanıldığını ancak kira verip vermediğini bilmediğini beyan etmiş olması sebebiyle davacı tanıklarının beyanlarından davacı ... ve müştereklerinin asli zilyet oldukları ve bu zilyetliklerinin kadastro çalışmalarından önce 20 yılı geçtiği" gerekesiyle davacı ...'in davasının reddine, davacılar ..., ..., ...'ın davalarının kabulü ile 542 ve 566 parsel sayılı taşınmazların tespitleri iptal edilerek her bir parsel toplam 13440 pay kabul edilmek suretiyle 6720 payı ... ... mirasçıları adına miras payları oranında, 3360 payı ... mirasçıları adına miras payları oranında, 3360 payı da ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... mirasçılarından ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin 542 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davalılardan ... vekilinin 566 parsel sayılı taşınmaz hakkında temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 586,20 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 876a0c4aed630c1f b4d3b6953b93bbe2 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/4375 E. , 2025/4773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/17 E., 2016/33 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... ve müşterekleri yönüyle kabulüne, davacılar ... ve diğerleri yönüyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... vekili, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Erzincan İli, ... İlçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 542 parsel sayılı 2385 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliğiyle ... oğlu ... adına, 566 parsel sayılı 160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kerpiç ev niteliğiyle ... kızı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen ... ve ..., 542 parsel sayılı taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; ... ve ..., her iki taşınmaz hakkında tapu kaydına ve davalıların taşınmazlarda feri zilyet olduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Yargılama sırasında; ... paydaş olduğunu öne sürerek davaya katılmış; davacı ... ise diğer davacı ... lehine davasından feragat etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 11.02.1999 tarihli önceki karar ile; ... soyadlı davacıların davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, taşınmazların 1/3 'er paylı olarak ... soyadlı davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün; davalı ... mirasçısı ... ve ... ile davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.09.2000 tarihli kararıyla; "... ve paydaşlarının tutunduğu ... 1288 tarihli 119 nolu tapu kaydından gelen Aralık 1961 tarihli 110 nolu tapu kaydının dava dışı başkaca parsellere revizyon gördüğü, sınır ve yüzölçüm itibarıyla dava konusu taşınmazları kapsamadığının belirlendiği, bu haliyle uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, kadastro tespitinin 1979 yılında yapıldığı, ... ve paydaşlarınca taşınmazlarda zilyet olan kişilerin kiracı olduklarını öne sürdükleri, zilyetlerin ise malik sıfatıyla zilyetliklerini sürdürdüklerini savundukları, hal böyle olunca; kadastro tespit tutanağında imzası bulunan bilirkişiler ile tarafların gösterdikleri ve gösterecekleri tanıklar ile taşınmazlarda yeniden keşif yapılması, taşınmazların ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi, sürdürülüş biçimi, ve süresinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, tespit günü itibarıyla kimler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun saptanmak suretiyle hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı karar ile; "dava konusu 542 no.lu parsel başında yapılan keşifte mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığını beyat etmişlerse de kira verip vermediğini bilmedikleri, davacı ...'ların tanıkları ise dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığı, ...'in kadastro çalışmalarından önce davacılara kira verdiğini beyan ettikleri, davacı ... tanıkları ise dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldğını ancak kira verip vermediğini bilmediklerini beyan etmeleri neticesinde davacı ...'in iddialarının sübut bulmadığı, yine davacı ... ve müştereklerinin tanıklarının beyanları neticesinde ...'in feri zilyet, ... ve müştereklerinin ise asli zilyet oldukları, dava konusu 566 no.lu parsel sayılı taşınmazın başında yapılan keşifte mahalli bilirkişiler hakkında bilgilerinin olmadığı beyan ettikleri, davacı ...'ların tanıklarının ise dava konusu taşınmazın ... ve ... tarafından kullanıldığını, bu kullanım sebebiyle davacı ...'a kira verdiklerini, köyde yaşayan herkesin ... kiracısı oluduklarını, ... zilyetliklerinin 60-70 yıldan fazla olduğunu beyan ettikleri, davalı tanığı ...'in davacılar ... ve müşterekleri ile Mahkemenin 2015/21 Esas sayılı dosyasında görülen kadastro tespiti itiraz davası nedeniyle aralarında husumet olduğunun anlaşılmış olması sebebiyle beyanlarına itibar edilmediği, diğer davalı tanığı ... ise davalı taşınmazın ... tarafından kullanıldığını ancak kira verip vermediğini bilmediğini beyan etmiş olması sebebiyle davacı tanıklarının beyanlarından davacı ... ve müştereklerinin asli zilyet oldukları ve bu zilyetliklerinin kadastro çalışmalarından önce 20 yılı geçtiği" gerekesiyle davacı ...'in davasının reddine, davacılar ..., ..., ...'ın davalarının kabulü ile 542 ve 566 parsel sayılı taşınmazların tespitleri iptal edilerek her bir parsel toplam 13440 pay kabul edilmek suretiyle 6720 payı ... ... mirasçıları adına miras payları oranında, 3360 payı ... mirasçıları adına miras payları oranında, 3360 payı da ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... mirasçılarından ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin 542 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davalılardan ... vekilinin 566 parsel sayılı taşınmaz hakkında temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 586,20 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 876a0c4aed630c1f b4d3b6953b93bbe2 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4375 E., 2025/4773 K. (23.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4375
- Karar No
- 2025/4773
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3551 E., 2025/4770 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3531 E., 2025/4771 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3550 E., 2025/4772 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3063 E., 2025/4774 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1391 E., 2025/4775 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6165 E., 2025/4776 K. 23.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı