Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/1391 E., 2025/4775 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1391 E., 2025/4775 K. (23.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1391
Karar No
2025/4775
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1391 E. , 2025/4775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1522 E., 2023/1668 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/421 E., 2022/97 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesine dayalı olarak yapılan kadastro çalışması sırasında; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 510 ada 24 parsel sayılı 1.051,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, 513 ada 20 parsel sayılı 68,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davacıların murisine ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını öne sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, pay satın almaya dayalı olarak davacılar adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 513 ada 120 parsel yönünden davacıların murisi ...'a ait evin bitişik tapulu 106 parselde bulunduğu ve bir bütün halinde kullanıldığı, üzerinde hiçbir dönemde tarımsal faaliyet yapılmadığı en az 40 yıldır üzerinde yapı bulunan arsa vasfında olduğu, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1965 yılında da yol boşluğu olarak tespit harici bırakıldığı anlaşıldığından 3402 sayılı Kanun'un 14., 17. ve Geçici 8. maddeleri kapsamında aranan ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının sağlanmadığı ve yine imar-ihya unsurunun gerçekleşmediği, diğer dava konusu 510 ada 24 parsel yönünden ise; ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1965 yılında hiçbir belirtme yapılmaksızın tescil harici bırakıldığı, dava konusu parseller ile tapulu 510 ada 20 parselle bir bütün halinde davacının babası muris ... tarafından kullanıldığı, vefatından sonra mirasçılarına kaldığı ve davacıların murisin mirasçısı olduğu, mirasçı ...'ın hissesini kızkardeşi ...'ya sattığı, taşınmazın imar ihyasının 1990-1995 yıllarında tamamlandığı, eğim, toprak yapısı ve bitki deseni yönlerinden komşu taşınmazlarla karşılaştırıldığında benzer özellikler gösterdiği, davacının ekonomik amaca uygun iktisap sağlayıcı nitelikte ve de yasada öngörülen süreye ilişkin zilyetlikten söz etme olanağının bulunduğu, davacı yararına Türk Medeni Kanun'un 713/1 ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyeti kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 510 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 08.02.2021 tarihli kadastro komisyon tespitinin iptali ile taşınmazın 1.051,27 m² yüzölçümü ile tarla vasfı ile taşınmazın tamamı 6 pay kabul edilerek 1'er paylı olarak ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, 513 ada 120 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazların 1970'lı yıllardan itibaren ev, bahçe ve zeytinlik olarak davacılar ve murisleri tarafından nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı, orman tahdit sınırları dışında, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve köy yerleşim alanında yol boşluğu olarak tescil harici bırakılan taşınmazlarla ilgili 3402 Sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının davacılar lehine gerçekleştiği anlaşıldığından her iki taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddi kararı isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kabulü ile ... Kadastro Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/421 Esas, 2022/97 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 510 ada 24 parselin kadastro komisyonunca yapılan tespitinin iptali ile; taşınmazın 1.051,27 m² yüzölçümünde tarla vasfı ile taşınmazın tamamı 6 pay kabul edilerek 1'er paylı olarak ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, 513 ada 120 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 68,38 m² yüzölçümünde arsa vasfı ile taşınmazın tamamı 6 pay kabul edilerek 1'er paylı olarak ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 706e41d556a1251f d0554e84461cf4a9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı