8. Hukuk Dairesi 2024/1025 E. , 2025/4779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2023/1212 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 68 parsel sayılı ve 3.146,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli 245 tahrir nolu ve 1981 tarihli 27 tahrir nolu vergi kayıtlarına istinaden tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine; dava konusu Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 104 ada 68 parsel sayılı taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olup, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca kişiler adına tescil edilmesi ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı adına belgesizden yapılan tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; dava konusu yerin kendisine atalarından kaldığını, kendisine kaldığı hali ile kullandığını, sınırlarını değiştirmediğini, genişletmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda çekişmeli taşınmazın kültür arazisi olduğu ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2016/11529 Esas, 2019/152 Karar sayılı ilamıyla; "...eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planı taşınmazın kadastro paftası ile çakıştırılarak taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeden, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu açıklanarak, yeniden yapılacak keşifle uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın 1953-1954 yıllarında çekilen hava fotoğraflarından istifade ile yapılan memleket haritasında, 1960 yılında çekilen hava fotoğrafında orman sayılmayan araziler topluluğu içerisinde olduğu, tarım arazisi niteliğinde bulunup, 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı Kanunlar karşısında taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve taşınmaza tespit gününe kadar 20 yılı aşkın süredir, nizasız ve fasılasız amacına uygun zilyet olunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1025 E., 2025/4779 K. (23.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1025
- Karar No
- 2025/4779
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1391 E., 2025/4775 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6165 E., 2025/4776 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1024 E., 2025/4778 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1632 E., 2025/4780 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1654 E., 2025/4781 K. 23.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2455 E., 2025/4782 K. 23.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı