8. Hukuk Dairesi 2023/5263 E. , 2025/3071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41 E., 2023/316 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne davalı Hazinenin tescil talebinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyü ... mevkiinde bulunan 8000 m² taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanun'un 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine vekili ise taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek taşınmazların Hazine adına tescili isteminde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 28.03.2016 havale tarihli fen bilirkişisi ...'in 25.03.2016 tarihli raporunda ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 7.617.99 metrekarelik kısım ile yine aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 1470.00 metrekarelik kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine ve davalı Hazinenin tescil talebinin kabulü ile 28.03.2016 havale tarihli fen bilirkişisi ...'in 25.03.2016 tarihli raporunda ve ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 22,19 metrekarelik kısmın orman sınırları içerisinde kalması sebebiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalılar ..., ..., Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/8436 Esas, 2020/5789 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “Mahkemece, davacı yararına taşınmazın (A) ve (B) bölümü üzerinde imar-ihya nedeniyle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmamış, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yönteme uygun şekilde ve yeterince yararlanılmamış, jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından 1978 tarihli hava fotoğrafı üzerinde yapılan inceleme neticesinde; taşınmazın üzerinde tarımsal faaliyetlere ilişkin emarelere rastlanılmadığı belirtmesine rağmen, imar ihya yönünden değerlendirme yapılmayan yetersiz rapor hükme esas alınmış, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarıyla yetinilmiş, komşu taşınmazların dayanak kayıtları getirtilmemiştir” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda fen bilirkişisinin 19.12.2022 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.617,65 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 1.395,11 metrekarelik kısımlarda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bu bölümlerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (C) harfi ile gösterilen 22,19 metrekare ve (B1) harfi ile gösterilen 45,14 metrekarelik kısımların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazinenin tescil talebinin kısmen kabulü ile bu bölümlerin orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... Belediyesi ve ... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda davacı adına tesciline karar verilen (B) bölümünün 109 ada 94 parsel numarası ile Hazine adına kayıtlı taşınmaz içerisinde kaldığı belirtildiği halde bu parselin tapulamasının nasıl yapıldığı araştırılmamış taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği ilgili kurumlardan sorulmamıştır. Eğer taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş ise Mahkemece bu bölüm yönünden görevsizlik kararı verilmesi düşünülmeli, eğer taşınmaz idari yoldan Hazine adına tescil edilmiş ise o zaman (A) ve (B) bölümleri yönünden dava elde tutularak inceleme yapılmalıdır.Bundan ayrı olarak bozma kararı öncesi alınan 23.05.2016 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz bütün olarak 1978 hava fotoğrafında büyük kısmının açık vaziyette olduğu tarımsal faaliyet olmadığı belirtilmiştir.Hükme esas alınan raporda ise 1977 hava fotoğrafına göre taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin açık alan olarak gözüktüğü ve tarla olarak kullanıldığı belirtilmiştir.Ayrıca hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda davacı adına tesciline karar verilen A bölümünde 2023 yılı itibariyle en yaşlısı 40-60 yaş arasında olan 8 adet badem ve 1 adet harnup ağacı olduğu belirtilmiş yine (B) bölümünde en yaşlısı 18-20 yaşında ağaçlar olduğu belirtilmiştir.Mahkemece ağaç yaşları ve sayısı ile taşınmazların yüzölçümü birlikte değerlendirilerek ağaç yaşı itibariyle zilyetlik şartlarının oluşmadığı kısımlarda taşınmazların tarla vasfında kullanılıp kullanılmadığı bu bölümlerde başkaca bir zilyetlik olup olmadığı üzerinde durulmadan yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. O halde Mahkemece öncelikle (B) bölümünün içinde kaldığı belirtilen 109 ada 94 parselin nasıl oluştuğu araştırılmalı ve eğer kadastro tutanağı düzenlenmiş ise Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi üzerinde durulmalı, eğer taşınmaz idari yoldan tescil edilmiş ise (A) ve (B) bölümü olarak birlikte değerlendirme yapılmak üzere yöreye ait dava tarihi olan 2006 dan geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğ'ü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 933c3403ca6a9922 1626feb5620c5a17
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5263 E., 2025/3071 K. (17.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5263
- Karar No
- 2025/3071
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7228 E., 2025/3068 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3755 E., 2025/3069 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6631 E., 2025/3070 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/15084 E., 2025/3072 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1086 E., 2025/3073 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5724 E., 2025/3074 K. 17.04.2025