8. Hukuk Dairesi 2022/3755 E. , 2025/3069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/63 E., 2022/103 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacıların davasının kabulüne müdahilin davasının reddine karar verilmiş olup hükmün müdahiller vekili ve davalılar Hazine ve ... Bld vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar, 19.08.2010 tarihli dava dilekçesinde sınırları yazılı, ... ilçesi ... beldesi, ... mevkinde, batısında orman bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartların gerçekleştiğini bildirerek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesine göre adlarına tescilini istemiştir. Müdahiller ise, taşınmazın ortak muris ...’dan kaldığı ve taksim sonucu kendilerine düştüğü iddiasıyla, adlarına tescil edilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, müdahillerin davasının reddine, 28.01.2013 tarihli krokide gösterilen 1.472 m² taşınmazın ...; 1.128 m² taşınmazın ...; 1.516 m² taşınmazın ...; 1.541 m² taşınmazın ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm müdahiller vekili ile davalı Hazine ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından eksik inceleme yapıldığı, orman araştırması yapılması gerektiği iddiasıyla temyiz edilmekle Kapatılan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2014 tarihli ve 2014/4164 Esas, 2014/8333 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “dosya kapsamından taşınmazın batı sınırında orman bulunduğu anlaşılmasına rağmen orman araştırması yapılmamış, taşınmazın konumunun işaretli olmadığı 1943 ve 1994 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarına ait haritalar dosyaya getirtilmiş ise de; mahalline uygulanıp, çekişmeli taşınmazın bu haritalara göre konumunun ve ormanla ilişkisinin gösterildiği bir inceleme yapılmamış, yine komşu 1075 ve 1076 sayılı parsellerin kadastro tutanakları getirtilmemiş, yörede arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmaza ne gibi bir işlem yapıldığı, tespit harici bırakılmışsa ne olarak tespit harici bırakıldığı araştırılmamıştır” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazın taksim edildiği ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile 08.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen 1.472,72 m² kısmın ... adına, 1.128,47 m² lik kısmın ... adına, 1.516,88 m² kısmın ... adına, 1.528,75 m² kısmın ise ... adına tesciline müdahillerin davasının reddine karar verilmiş, hüküm, müdahiller vekili ve davalılar Hazine ve ... Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır. Şöyle ki; Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi ve 08.08.2020 fen bilirkişi raporunda ... adına, ... adına, ... adına, ... adına tesciline karar verilen ve bu bilirkişi raporunda (A), (C), (D) ve (E) harfi ile gösterilen bölümlerin bir kısmının antik su yolu koruma alanı içerisinde kaldığı belirtilmesine rağmen bu bölümlerin tamamının davacılar adına tescil edilmesi doğru değildir.Ayrıca orman bilirkişi raporuna göre (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerin bir kısmı bölgede yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalmasına rağmen bu bölümlerinde davacılar adına tescil edilmesi doğru olmamıştır.Ayrıca zilyetlik yönünden yapılan araştırmada yeterli değildir.Ziraat bilirkişi raporunda davacılar adına tesciline karar verilen (A) bölümü içinde bir adet yapı ve 3 adet kızılçam ağacının olduğu, (C) bölümü üzerinde 2021 yılı itibariyle bir adet tek katlı yapı ve 30-35 yaşında aşılı zeytin ağacı olduğu, (D) bölümü üzerinde bir adet yapının olduğu bunun dışında kuru tarım alanı olduğu, (E) bölümü üzerinde ise bir adet yapı ve sera olduğu belirtilmiş olmasına rağmen davacılar tarafından sürdürülen zilyetliğin çeşidi araştırılmamış eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. O halde Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1943 yılında ve 1994 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve yöreye ait dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi (1985-1990-1995) tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak taşınmazların 1943 ve 1994 yılında yapılan orman tahdidi ve kadastrosuna göre konumları tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu şekilde yapılan araştırma ile taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılır ise bu kez zilyetlik araştırması yapılmalıdır.Bu sebeple keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ula��ılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Ayrıca dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup Antalya ili Büyükşehir vasfında olduğundan Antalya Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmemesi de doğru görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c5602258e54a8412 c4ab2b0cf687125a
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3755 E., 2025/3069 K. (17.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3755
- Karar No
- 2025/3069
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2284 E., 2025/3197 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1754 E., 2025/3080 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7228 E., 2025/3068 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6631 E., 2025/3070 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5263 E., 2025/3071 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/15084 E., 2025/3072 K. 17.04.2025