8. Hukuk Dairesi 2021/15084 E. , 2025/3072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/170 E., 2020/590 K. DAVA TARİHİ : 03.03.2010 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, ... Belediye Başkanlığı vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1237 ve 1238 parseller sırasıyla 385.796,35 metrekare ve 89.798,55 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfında, 2002 yılında idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı 15.10.2002 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının lehine oluştuğunu belirterek keşifte belirlenecek olan yerlerin adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.06.2014 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 8.879,48 m², (B) harfi ile gösterilen 10.164,85 m² ve (C) harfi ile gösterilen 14.094,40 m²'lik bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine ve ... vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/9576 Esas, 2015/669 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmaza komşu parsellerin dayanağı belgelerde davalı taşınmazın ne olarak gösterildiğinin belirlenmesi, imar planı araştırmasının yapılması, dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları ve hava fotoğraflarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığının araştırılması ve çekişmeli taşınmazın orijinal kadastro paftası üzerinde gösterilmesi gerektiği halde, mahkemece bu hususlarda inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Ayrıca, davalı Hazine, davalı taşınmazın bulunduğu ...'ün mübadil Rumlardan kalma yer olduğu iddiasında bulunmuş, buna ilişkin yakın parsellere ilişkin açılmış dava dosyalarına dayandığı halde, ilgili dosyalar getirtilmemiş, iskanen dağıtılan taşınmaz olup olmadığı, varsa bu şekilde dağıtılan yerleri gösterir harita veya kadastro paftası getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile kurulamayacağı gibi, yargılamanın sonuçlandırıldığı son oturumda oluşturulan kısa kararda 1238 sayılı parsel yönünden hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda 1237 ve 1238 sayılı parsellere ilişkin hüküm kurulmak suretiyle çelişki yaratılmış, ancak bu çelişki mahkemece tashih ile giderilmiş ise de, HMK 304. maddesi uyarınca yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar dışındaki hususların düzeltilemeyeceği nazara alınmamıştır” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ilçesi ... Mahallesi 1237 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi tarafından düzenlenen 16.06.2006 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 15.385 m²'lik bölüm ile (B) harfi ile gösterilen 21.214,75 m² bölümün ve ... ilçesi ... Mahallesi 1238 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (C) harfi ile gösterilen 15.035,58 m²'lik bölümünün tapularının iptali ile iptal edilen 1237 parseldeki (A) ve (B) 1238 parseldeki (C) harfi ile gösterilen bölümlerin en son parsel numaraları verilerek davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, ... vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; dava konusu yer bölgede 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çalılık vasfında tespit dışı bırakılmış olup bu haliyle taşınmazın imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple taşınmazın imar planı içinde içinde kalıp kalmadığı da önem arz etmektedir. Dosya arasında bulunan ... Belediyesinin müzekkere cevabında her iki parselin de 2010 tarihli uygulama imar planı içinde kaldığı belirtilmiş ise de çekişmeli taşınmazların daha eski tarihlerde imar planı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmemiştir. Bu sebeple ilgili belediyelerden dava konusu taşınmazların geçmiş tarihler itibarıyla imar planı kapsamında olup olmadığı özellikle taşınmazların ... Metropolitan imar planı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek eğer 2002 yılından önceki bir imar planı kapsamında kalıyor ise bu imar planı tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilmelidir. Bundan ayrı olarak çekişmeli parsel bölümleri harita bilirkişisi Birol Yavuz tarafından 1970 ve 1976 yılı hava fotoğraflarında gösterilmiş olup bilirkişi raporunda şekil yönünden sınır çizgilerinin düzgün, kapalı geometrik şekilde olması bu alanların kullanıldığı ihtimalini kuvvetlendiriyor şeklinde açıklama yapmış ise de bu hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu bölümlerin kapalı vaziyette olduğu görülmüş taşınmazlar üzerindeki bu kapalılığın hangi ağaçlardan kaynaklandığı araştırılmamıştır. O halde Mahkemece dava konusu taşınmazların geçmiş itibarıyla kapsamında kaldığı tüm imar planları araştırılmalı, özellikle ... Metropolitan imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ilgili yerlerden sorularak buna dair evraklar dosya içine alınmalı bundan sonra, yöreye ait en eski tarihli ve taşınmaz imar planı içinde kalıyorsa imar planı tarihinden, herhangi bir imar planı kapsamında kalmıyorsa dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve İlgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de bozma kararı öncesi aldırılan eski tarihli fen bilirkişisi raporuna göre karar verilmesi de isabetsizdir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar ... ve ...'na ayrı ayrı iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 743298d82ba8aaea a1afaaa6b112aa37 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2021/15084 E. , 2025/3072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/170 E., 2020/590 K. DAVA TARİHİ : 03.03.2010 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, ... Belediye Başkanlığı vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1237 ve 1238 parseller sırasıyla 385.796,35 metrekare ve 89.798,55 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfında, 2002 yılında idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı 15.10.2002 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının lehine oluştuğunu belirterek keşifte belirlenecek olan yerlerin adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.06.2014 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 8.879,48 m², (B) harfi ile gösterilen 10.164,85 m² ve (C) harfi ile gösterilen 14.094,40 m²'lik bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine ve ... vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/9576 Esas, 2015/669 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmaza komşu parsellerin dayanağı belgelerde davalı taşınmazın ne olarak gösterildiğinin belirlenmesi, imar planı araştırmasının yapılması, dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları ve hava fotoğraflarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığının araştırılması ve çekişmeli taşınmazın orijinal kadastro paftası üzerinde gösterilmesi gerektiği halde, mahkemece bu hususlarda inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Ayrıca, davalı Hazine, davalı taşınmazın bulunduğu ...'ün mübadil Rumlardan kalma yer olduğu iddiasında bulunmuş, buna ilişkin yakın parsellere ilişkin açılmış dava dosyalarına dayandığı halde, ilgili dosyalar getirtilmemiş, iskanen dağıtılan taşınmaz olup olmadığı, varsa bu şekilde dağıtılan yerleri gösterir harita veya kadastro paftası getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile kurulamayacağı gibi, yargılamanın sonuçlandırıldığı son oturumda oluşturulan kısa kararda 1238 sayılı parsel yönünden hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda 1237 ve 1238 sayılı parsellere ilişkin hüküm kurulmak suretiyle çelişki yaratılmış, ancak bu çelişki mahkemece tashih ile giderilmiş ise de, HMK 304. maddesi uyarınca yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar dışındaki hususların düzeltilemeyeceği nazara alınmamıştır” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ilçesi ... Mahallesi 1237 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi tarafından düzenlenen 16.06.2006 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 15.385 m²'lik bölüm ile (B) harfi ile gösterilen 21.214,75 m² bölümün ve ... ilçesi ... Mahallesi 1238 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (C) harfi ile gösterilen 15.035,58 m²'lik bölümünün tapularının iptali ile iptal edilen 1237 parseldeki (A) ve (B) 1238 parseldeki (C) harfi ile gösterilen bölümlerin en son parsel numaraları verilerek davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, ... vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; dava konusu yer bölgede 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çalılık vasfında tespit dışı bırakılmış olup bu haliyle taşınmazın imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple taşınmazın imar planı içinde içinde kalıp kalmadığı da önem arz etmektedir. Dosya arasında bulunan ... Belediyesinin müzekkere cevabında her iki parselin de 2010 tarihli uygulama imar planı içinde kaldığı belirtilmiş ise de çekişmeli taşınmazların daha eski tarihlerde imar planı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmemiştir. Bu sebeple ilgili belediyelerden dava konusu taşınmazların geçmiş tarihler itibarıyla imar planı kapsamında olup olmadığı özellikle taşınmazların ... Metropolitan imar planı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek eğer 2002 yılından önceki bir imar planı kapsamında kalıyor ise bu imar planı tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilmelidir. Bundan ayrı olarak çekişmeli parsel bölümleri harita bilirkişisi Birol Yavuz tarafından 1970 ve 1976 yılı hava fotoğraflarında gösterilmiş olup bilirkişi raporunda şekil yönünden sınır çizgilerinin düzgün, kapalı geometrik şekilde olması bu alanların kullanıldığı ihtimalini kuvvetlendiriyor şeklinde açıklama yapmış ise de bu hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu bölümlerin kapalı vaziyette olduğu görülmüş taşınmazlar üzerindeki bu kapalılığın hangi ağaçlardan kaynaklandığı araştırılmamıştır. O halde Mahkemece dava konusu taşınmazların geçmiş itibarıyla kapsamında kaldığı tüm imar planları araştırılmalı, özellikle ... Metropolitan imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ilgili yerlerden sorularak buna dair evraklar dosya içine alınmalı bundan sonra, yöreye ait en eski tarihli ve taşınmaz imar planı içinde kalıyorsa imar planı tarihinden, herhangi bir imar planı kapsamında kalmıyorsa dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve İlgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de bozma kararı öncesi aldırılan eski tarihli fen bilirkişisi raporuna göre karar verilmesi de isabetsizdir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar ... ve ...'na ayrı ayrı iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 743298d82ba8aaea a1afaaa6b112aa37 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/15084 E., 2025/3072 K. (17.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/15084
- Karar No
- 2025/3072
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3755 E., 2025/3069 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6631 E., 2025/3070 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5263 E., 2025/3071 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1086 E., 2025/3073 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5724 E., 2025/3074 K. 17.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7159 E., 2025/3075 K. 17.04.2025