Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/7228 E., 2025/3068 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7228 E., 2025/3068 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7228
Karar No
2025/3068
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/7228 E. , 2025/3068 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/33 E., 2021/302 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 81.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine ise taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ... vekili ise bu taşınmazların müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu asıl dava bakımından, davanın kabulü ile fen bilirkişi .. 27.05.2014 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide sarı renk ile belirlerek (A) ve (B) harfi ile gösterilen Adana ili ... ilçesi ... köyünden kadastro gören 740, 741, 742 parsel sayılı taşınmazların kuzeyinde kalan kadastro harici taşlık yerlerden olan toplam 83.230,28 m²'lik yerin, ... mirasçıları adına miras hissleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahil ...'ın davası bakımından davanın reddine, karar verilmiş, hüküm dahili davalı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2016/3626 Esas, 2017/8045 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “mahkemece 1956 ve 1976 tarihli memleket haritalarının uygulanması ile yetinilmiş, bu haritaların dayanağı hava fotoğrafları değerlendirilmemiş, taşınmazlar hava fotoğrafları üzerinden gösterilmemiş, dava tarihinden geriye doğru 15-20 yıl önce çekilen hava fotoğrafları ve bunlardan üretilen memleket haritaları getirtilmemiş, taşınmazın öncesininde olduğu ve davacıların kullanımı bulunup bulunmadığı bu haritalar üzerinde değerlendirilmemiştir. Ayrıca taşınmazların etrafında dere olduğu halde jeolog bilirkişi dinlenmemiş,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar planı içinde kalıp kalmadığı, imar planının kesinleşme tarihi, Hazine tarafından dava konusu yerlere ait ecri misil ödendiği iddiası olmasına rağmen, idarece davacılar yahut murisleri yönünden ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği de yeterli şekilde araştırılmamıştır” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazların asli müdahil ... tarafından kullanıldığı ve müdahil lehine zilyetlikle kazanma şartları oluştuğu gerekçesiyle davacıların davasının reddine, müdahil ... davasının kabulü ile fen bilirkişisinin 20.10.2020 tarihli raporunda (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin müdahil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişisi raporunda dava konusu olan (A) ve (B) bölümlerinin orman tahdidi içinde iken (2/B) uygulaması yapılarak orman sınırı dışına çıkartıldığı belirtilmiştir. (2/B) ile orman dışına çıkartılan yerlerde sürdürülen zilyetliğin değeri yoktur. Bu tür yerler kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamazlar. Ayrıca orman bilirkişi raporunda belirtilen orman kadastro çalışmasına ait tutanaklar dosya arasına getirtilerek bilirkişi raporu denetlenmemiştir. Bundan ayrı olarak bölgede dava devam ederken kadastro çalışması yapılmış olup çekişmeli taşınmaz bölümleri hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılmamıştır. Kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında artık Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu göz önünde bulundurularak bu konuda araştırma yapılmalıdır. Ayrıca zilyetlik araştırması yönünden yapılan incelemede yeterli değildir. Hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz bölümleri hakkında zirai yönden herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. O halde mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaz bölümleri hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılarak, tutanak düzenlenen bölümler yönünden görevsizlik kararı verilmesi düşünülmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli ayrıca, yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman tahdidine göre konumları tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.Bu şekilde yapılan araştırma sonucu orman tahdidi içinde kalan veya (2/B) uygulaması ile orman sınırı dışına çıkartılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı göz önünde bulundurularak bu bölümler yönünden davacılar ve asli müdahilin davasının reddine karar verilerek Hazinenin karşı tescil talebi değerlendirilmelidir. Yapılan araştırma ile orman sınırı dışında kalan taşınmaz bölümleri için ise yöntemince zilyetlik araştırması yapılmalıdır. Bu sebeple keşifte getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmel; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taksime konu olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c25cd833e9d4fe09 c4b6d20f7d096f74

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı