Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/2971 E., 2025/3139 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2971 E., 2025/3139 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2971
Karar No
2025/3139
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2971 E. , 2025/3139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/148 E., 2023/125 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, ... köyünde bulunan ve 1956 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında kişiler adına yapılan tesbite Orman İdaresinin itirazı sonrası tesbitleri iptal edilerek tapulama harici bırakılan 1024, 1025, 1026, 1027 nolu parseller ile birlikte iki adet taşınmazın daha tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından esasa ilişkin olarak, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ise takdir edilen vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 09.02.2017 tarihli ve 2015/11276 Esas, 2017/1041 Karar sayılı kararıyla; "1)Davacı vekilinin çekişmeli taşınmazlardan 1024, 1025, 1026 ve 1027 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz istemi incelendiğinde; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, söz konusu taşınmazların orman vasfını taşıdıkları, davacısı Orman Yönetimi olan Bucak Gezici Kadastro Mahkemesinin 1961/257, 258, 259, 260 Esas sayılı dosyalarında verilen kararlar ile sabit olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir. 2) Davacı vekilinin çekişmeli taşınmazlardan hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfiyle işaretli taşınmazlara yönelik temyiz istemi incelendiğinde; mahkemece usulünce yapılan inceleme sonucu, söz konusu taşınmazların orman sınırları dışında olduğu belirlenmiş olmasına rağmen mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu yerler yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden davaya konu tüm taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde, usulünce yapılan orman araştırması yeterli olmakla birlikte, bu taşınmazlar yönünden mahkemece işin esasına girilerek, tüm taraf delilleri toplandıktan sonra imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı husususun araştırılması gerekirken yanılgı ile araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince davada, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti verileceği hükme bağlanmış olduğuna göre mahkemece davalı Hazine ve Orman Yönetimi lehine tek vekalet ücreti verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; görülmekte olan davanın tescil davası olduğu dikkate alındığında davalılar lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yanılgı sonucu maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olmuş ve hükmün bu yönü ile de bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle dava konusu 1024, 1025, 1026 ve 1027 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddine ve hükmün onanmasına, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kesinleşen orman sınırları doğrultusunda yapılan keşif sonucunda (A) alanında hiçbir dönemde imar-ihya yapılmadığı ve orman vasfında olduğu, (B) alanında ise son 4-5 yıl öncesine kadar imar-ihya yapılmadığı, dinlenen davacı tanıkları ile de imar ve ihya şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı