8. Hukuk Dairesi 2024/835 E. , 2025/3140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/49 E., 2023/13 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup, zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın reddine, 112 ada 2 parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 21.03.2019 tarihli ve 2016/12485 Esas, 2019/2018 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, orman ve ziraat bilirkişi raporunda, taşınmazın bir bölümünde fiğ ekili olduğu, bir bölümünün sürülü bir bölümünün ise uzun zamandır işlem görmemiş olduğu belirtilmiş, ziraat bilirkişi ayrıca taşınmaz içinde 15-20 adet meşe ağcı ve ahlat ağacı bulunduğunu, ekilen alanlarda uzun yıllardır toprak işleme yapıldığını belirtmişse de, taşınmazın kullanılan ve kullanılmayan bölümleri, içinde meşe ve ahlat ağacı bulunan bölümleri zilyetlik ve orman araştırması yönünde ayı ayrı değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Ayrıca tespit tarihinden geriye doğru 15-20 yıl öncesine ait (1995 ila 2000'li yıllara ait) hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilmemiş, bilirkişiler tarafından dosyada yer alan 1956 tarihli hava fotoğrafı ile kadastro paftası çakıştırılmamış, 1965 tarihli memleket haritası ile 1992 tarihli memleket haritası üzerinde inceleme yapmak ile yetinilmiş 1965 tarihli memleket haritasında bir kısım yerler yeşil renkli gösterilmişse de bu yeşil görünümün sebebi açıklanmamıştır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu edilen taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. madde kadastro çalışmaları sonucunda her ne kadar tamamı davalı ... adına senetsizden zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle tarla vasfı ile Kadastro Komisyonu kararı ile tespiti yapılmış ise de dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesinde, davalı taşınmaz içerisinde teknik bilirkişi raporlarında, mahkeme gözleminde ve yerel bilirkişi beyanları kapsamında davalı tarafından en az 30 yıl önce terk edildiği anlaşılan bir kısım bulunduğu, orman ve jeodezi bilirkişileri müşterek raporuna göre davalı taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafına ve daha sonraki yıllara ait hava fotoğraflarına ve ortofoto görüntüsüne göre orman vasfı taşımadığı, arazinin kullanım şekli bakımından ise yıllara göre değişiklik gösterdiği, taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının tüm yıllar itibariyle tarla olarak kullanımda olduğu, (B) harfiyle gösterilen kısmının ise en son 1960 yılına ait hava fotoğrafında tarla olarak kullanıldığının tespit edildiği, bu kısmın 1990 yılından önce kullanımının terk edilmesi nedeniyle 1990 yılına ait hava fotoğrafında kullanım bulunmadığının tespit edildiği, bu kısmın daha sonraki hava fotoğrafı ve ortofoto görüntülerinde herhangi bir kullanım durumuna rastlanmadığı, orman ve jeodezi bilirkişi müşterek raporuna taşınmazın imar ve ihya işlemlerinin 1956 yılından önce tamamlanmış olduğu, taşınmazın tamamı yönünden kadim mera olmadığının gerek teknik bilirkişi raporlarından ve gerekse yerel ve komşu köy mahalli bilirkişilerinin beyanlarından anlaşıldığı, yerel bilirkişi beyanlarının teknik raporlara uygun düşen kısımları itibariyle değerlendirildiğinde, davalı taşınmazın, köyün ... Mevkii olarak bilinen yerinde olduğu, taşınmazın tamamının nizasız ve fasılasız arpa, yulaf, buğday tarımında tarla olarak kullanıldığı, mera, yaylak, kışlak veya orman olmadığı, ilk sahibinin davalının babası olan ... isimli şahıs olduğu, ...'nın araziyi terk ettiği kısım haricinde ihtiyarlığına kadar malik sıfatı ile kullandığı, şahsın arazilerini 1993 yılında vefatından önce mirasçıları arasında paylaştırdığı, davalı taşınmazın oğlu olan davalıya kaldığı, araziyi fiilen de davalı ...'nın kullanmaya devam ettiği, böylelikle yapılan tespitin terk olunan kısım hariç doğru olduğu, kullanılmayan kısmın 1980 yılından önce terkedilmiş olduğu, terk sebebinin makinalı tarıma geçiş olup bu kısmın makinalı tarıma elverişli olamayacak ölçüde yamaç olduğundan zorunlu olarak terk olunduğu anlaşılmakla davalının kullandığı kısım bakımından taşınmazın mülkiyetini kazandığı, kullanmadığı kısım bakımından ise zilyetlik koşullarını taşımadığı ve arazinin bu kısmının mülkiyetinin davacı ... Hazinesine ait olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü, 111 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 11.10.2022 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda yer alan krokide (A) harfi ile ve kırmızı renkle taranarak gösterilen 21.359,09 m²lik alanın tarla vasfıyla davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen ve yeşil renkle taranarak gösterilen 6.192,12 m²lik alanın ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d748240abcbb968a 104ee480a2d1218d
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/835 E., 2025/3140 K. (21.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/835
- Karar No
- 2025/3140
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7337 E., 2025/3137 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2530 E., 2025/3138 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2971 E., 2025/3139 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2533 E., 2025/3141 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6890 E., 2025/3136 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6227 E., 2025/3144 K. 21.04.2025