Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/6890 E., 2025/3136 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6890 E., 2025/3136 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6890
Karar No
2025/3136
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/6890 E. , 2025/3136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/49 E., 2022/216 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vd. vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 22.11.2006 tarihli dava dilekçesi ile ... ilçesi ... köyü ... mevki cilt 60 sayfa 44 sıra 14'te kayıtlı kestanelik vasıflı taşınmazın davalıların kök murisi adına kayıtlı olduğunu, söz konusu taşınmazın tamamına davacının nizasız fasılasız malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süredir zilyetliğin devam ettiğini, davacının taşınmaza elma ağacı dikip kestanelikleri aşıladığını, taşınmaza su getirip bahçe olarak düzenleyip imar ve ihya ettiğini, halen malik gözüken ... ölüm tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/531 Esasına kaydı yapılan dava dosyası, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle ... Kadastro Mahkemesinin 2008/15 Esasına kaydedilmiştir. Birleşen dosya davacısı ... ... Kadastro Mahkemesine (2007/87 Esas) sunduğu 22.11.2007 tarihli dava dilekçesi ile ... ilçesi ... ... mevkindeki taşınmazın adına 5.624,49 m² olarak tespit gördüğünü, aslında taşınmazının 30 dönüm olduğunu, aradaki farkın davalılar adına tespit gören 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kaldığını açıklayarak bu kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescilini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... ... Kadastro Mahkemesine (2007/88 Esas) sunduğu 22.11.2007 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan yaklaşık 10 dönümlük taşınmazının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, tüm dava dosyaları ... Kadastro Mahkemesinin 2007/87 Esas sayılı dosyasında birleştirilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin kapanması üzerine dosya Ödemiş Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. İlk Derece Mahkemesince asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında davacıların davalarının kısmen kabulüne kısmen reddine; 102 ada 1 parselin 14.05.2013 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 14.113,31 m²lik kısmı ile (D) harfi ile gösterilen 2.573,95 m²lik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek davacı ... adına; (C) harfi ile gösterilen 9.648,83 m²lik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 3.762,70 m²lik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline; (A), (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlar dışındaki yerlerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm asıl/birleşen dosya davacısı ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/1472 Esas, 2019/2217 Karar sayılı kararı ile bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkemece, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Taraflar arasında asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası devam ederken dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle dava kadastro mahkemesine devredilmiş olup davada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi hükümleri mevcuttur, bu hüküm gereğince mahkemenin gerçek hak sahibini araştırarak doğru sicil kurması amaçlandığından hakim gerekli gördüğü delilleri doğrudan toplayarak gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu gözönüne alınmalıdır. Bu nedenle öncelikle davada taraf olması gereken Hazine ve Orman Yönetiminin davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili oluşturulmalı delilleri toplanmalı, ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmelidir. Hükme dayanak yapılan ziraat ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların genel eğiminden bahsedilmiş ise de her bir kısım bazında eğim belirlemesi usulünce yapılmamış, eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar en eski tarihli ve dava tarihinden 20 yıl öncesini gösteren resmî belgeler getirtilerek keşifte uygulama yapılmış ise de raporlar karar vermeye yetersiz ve denetime elverişli olmadığından taşınmazların evveliyatının orman olup olmadığı ve gerçek kişiler lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuş ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde açıklanan gerçek kişilerin senetsiz ve belgesizden suluda 40 dönüm ve kuruda 100 dönümden fazla taşınmaz edinip edinmedikleri hususunda da mahkeme yazı işleri ile kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinden ayrıca araştırma yapılmamış olması da doğru görülmemiştir. Yine mahkemece 1937 tarih 14 sıra nolu tapu kaydının tüm geldi gittileri dosya arasına alınmamış, keşifte tapu kaydı usulünce uygulanmamış, fen bilirkişi raporunda tapunun kapsamı gösterilmişse de sınırları açıkça denetime elverişli olarak belirlenmemiş, krokide gösterilmemiş bu nedenlerle tapu kaydının kapsamının nasıl belirlendiği anlaşılamamıştır. Ayrıca mahkemece infazı kabil karar verilmesi gerektiği halde taşınmazın geri kalan kısmı hakkında kim adına hangi vasıfla tescil kararı verildiği açıklanmadan tespit gibi tescil kararı verilmesi de doğru değildir.” hususlarına değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen dosya davalarının kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 102 ada 1 parselin 08.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 14.113,31 m²lik kısmı ile (D) harfi ile gösterilen 14.113,31 m²lik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek bahçe vasfıyla davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline, ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 9.648,83 m²lik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 3.762,70 m²lik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek bahçe vasfıyla davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline, Davacıların davasının kısmen reddi ile; ekli krokide (A), (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlar dışındaki yerlerin 192.048,22 m² olarak, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... ve ark. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; gerekçeli karara ek 08.07.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda, (A) ve (D) harfi ile gösterilen taşınmazların yüzölçümleri 14.113,31 m² olarak yazılmış ise de gerek raporun ekinde bulunan krokiden gerekse bozma öncesi alınan 19.11.2013 tarihli fen bilirkişi raporundan (D) harfi ile gösterilen taşınmazın yüzölçümünün 2.573,95 m² olduğu, 08.07.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda açık maddi hata bulunduğu anlaşılmakta ve infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde ""D" harfi ile gösterilen" kısmından sonra gelen "14.113,31 m2'lik" ibaresinin hükümden çıkarılarak "2.573,95 m2'lik" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara ve davalı ... vd. ayrı ayrı iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 14e006a0a83bc25f 9ef3dfd3fa89132f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı