Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2023/1918 E., 2025/5150 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1918 E., 2025/5150 K. (02.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1918
Karar No
2025/5150
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/1918 E. , 2025/5150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/10 E., 2023/3 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, ilk tesis kadastrosu sırasında hangi vasıfla tespit harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmadığı, keşif sonucu düzenlenen 23.05.2016 tarihli fen, ziraat ve orman bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23.05.2016 tarihli teknik bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Kanun gereği yapılan ilk orman tahdidinde ormanda kaldığı, ilk orman tahdidinde 'Anaç Çeşme Ormanı' olduğu belirtildiği halde aynı raporun devamında orman dışında kaldığı belirtilerek raporun kendi içerisinde çeliştiği, ilk derece mahkemesince bu husus üzerinde durulmadığı ve çelişkinin giderilmediği açıklanarak, taşınmazın öncesinin ne olduğunun belirlenmesi, bu doğrultuda şayet kazanılabilecek yerlerdense zilyetlik ve imar ihya yönünde usulüne uygun araştıraştırma yapılarak rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dinlenen mahalli bilirkişilerin 2015 yılında yapılan tespit öncesi taşınmazların 1950'li yıllardan itibaren gerçek kişiler tarafından tarım amaçlı kullanıldığını, daha sonra mandıra faaliyeti yürütmekte olan davalıya taşınmazlarını sattıklarını beyan etttikleri, ... ilçesi ... köyünde kadastro çalışmasının 1974 yılında yapılmış olup, dava konusu taşınmazların orman oldukları düşüncesi ile tespit harici bırakıldığı, bilirkişi kök raporunda orman bilirkişilerce dava konusu taşınmazların orman tahdit hattının dışında orman sayılmayan yerde bulunduğunun belirlendiği, hava fotoğraflarında kadastro tespitinin yapıldığı 1974 yılından kadastro tespit tarihi 2015 yılına kadar dava konusu taşınmazların tarım alanı olarak kullanıldığı, davalı taşınmazların tespit tarihi öncesinde fiili kullanıcılarından satın alındığı, ... ada ... parselin tamamının tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşan süreyle ekonomik amaçlı olarak kullanıldığı, orman olmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan yerlerden bulunduğu, ... parselin ise 1992-1994-2000 ve 2007 tarihli hava fotoğraflarında kısmen çalılık olduğu hususlarının tespit edildiği, çalılık olan kısım ile aktif olarak kullanılan açık alanın koordinatlı haritasında gösterilmesinin istendiği, 02.02.2023 tarihli ek raporda taşınmazın çalılık olan kısmının (A) harfi ile açıklık kısmının (B) harfi ile gösterildiği, buna göre (A) harfli kısım yönünden tespit tarihinden geriye doğru tamamında 20 yıllık ekonomik zilyetliğin söz konusu olmadığı, (B) harfli kısımda ise söz konusu olduğu ..." gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve kadastro tespitinin kısmen iptali ile dava konusu Yalova ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde kain ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 02.02.2023 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.697,11 metrekare yüzölçümlü kısmın ... ada ... parsel numarası ile çalılık vasfı ile Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 846 metrekare yüzölçümlü kısmın tarla vasfı ile davalı şirket adına aynı adada son parsel numarası ile tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2015/57 Esas sayılı dava dosyası yönünden, davanın reddine, dava konusu Yalova ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain ... ada ... parsel numaralı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun ) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97788253941deab4 b92a3fa7681409fc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı