8. Hukuk Dairesi 2022/1188 E. , 2025/5165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/13 E., 2020/11 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Ankara ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ... parsel sayılı 42.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilemçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... parsel sayılı taşınmazın 1943 yılında yapılan orman tahdidinin içinde kaldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı ... Koyunca ve arkadaşları ise dava dilekçelerinde; taşınmazın kısmen zilyetliklerinde bulunduğunu, taşınmazda zilyetlikten iktisap koşullarının lehlerine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın kendi adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, 07.10.1968 tarihli ve 1954/9340 Esas, 1968/126 Karar sayılı kararla verilen, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, davacı gerçek kişilerin davasının feragat nedeniyle reddine dair ilk karar, davalı ...'ın bir kısım mirasçılarının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.10.1994 tarihli ve 1993/7487 Esas, 1994/11471 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmişse de kesinleşen tahdit haritalarının uygulanmasının uzman olmayan fen bilirkişisine yaptırılması usulsüz olup, yetersiz bilirkişi raporuna değer verilerek hüküm kurulamayacağı açıklanarak, uzman orman mühendisi ve bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla uygulama yapılıp, tahdit hattı ile irtibatlı müşterek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, 12.07.2001 tarihli ve 1996/4 Esas, 2001/84 Karar sayılı kararla verilen, dava konusu taşınmazın orman sayılmadığı, ...'in de tasarruf etmediği ve zilyet olmadığı, ...'nın davasından feragat ettiği gerekçesiyle davacıların davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline dair ikinci karar, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 tarihli ve 2008/1682 Esas, 2008/5339 Karar sayılı ilamıyla; "... Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında orman kadastrosu, 1991 yılında 2/B madde uygulaması yapıldığına göre, bu uygulamalara ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit ve 2/B harita örnekleri dosyaya getirtilmesi; bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz 1943 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde iken 1991 yılında yapılan ve temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından ve Orman İdaresinin bu davası aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğünden öncelikle yasal hasım durumunda olan Hazineye duruşma günü tebliğ edilip taraf teşkilinin sağlanması; bu işlemler tamamlandıktan sonra, incelenen dosya kapsamı ve resmi belgelere dayalı araştırma ve inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile çekişmeli taşınmazın yörede 1943 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandığı ve bu işlemin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine göre, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin Orman Kanunu'na göre suç oluşturacağı ve zilyetler yararına hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, taşınmaza ait eski tapu kaydı bulunsa dahi taşınmaz orman sınırı içine alınmakla tapu kaydının yasal değerini yitireceğinden, İlk Derece Mahkemesince yöntemince yapılacak uygulama sonucu dava konusu parsel 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulamasına konu edilmediğinin saptanması halinde, davacı ... İdaresinin davası kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi; taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu edildiğinin belirlenmesi halinde Orman İdaresinin mevcut davası nedeniyle 2/B madde uygulaması kesinleşmemiş olduğu ve bu davanın aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğünden 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediğinin saptanması gerektiği, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) değişik 2/B maddesi ile (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesi olacağı, bu yöntemin, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğuracağı, Kanun'da tanımlanan (…bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamış olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki bu durum Anayasa'nın 169 ve 170. maddelerine aykırı olacağı, suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesinin yasalarla korunamayacağı gözetilerek, uzman orman bilirkişisinin, 6831 sayılı Kanun'un 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurarak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm ögeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bir orman yüksek mühendisi, bir fen memurundan oluşacak bilirkişiler huzuru ile anlatılan biçimde yapılacak bir araştırma sonucunda nitelik yitirmediğinin belirlenmesi halinde yine Orman İdaresinin davası kabul edilerek taşınmaz hakkında yukarıda 3 no.lu paragrafta belirtildiği, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi, nitelik yitirdiğinin belirlenmesi halinde ise tespitin iptali ile hali hazır niteliği ile ve kütüğün beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer" olduğu yazılarak Hazine adına tesciline karar verilmesi ... " gereklerine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan (eski ... parsel) yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 13.01.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunun ekinde sunulan krokide siyah renkle ve (1575_orman 1) sembolüyle gösterilen 1451,93 m²'lik kısmın ana taşınmazdan ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı taşınmazın bilirkişi kurulunun 13.01.2019 tarihli raporundaki ekli krokide siyah renkle ve (1575_orman 2) sembolüyle gösterilen 14.550,30 m²'lik kısmın ana parselden ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, anılan bu kısımlar ifraz edildikten sonra geriye kalan ve bilirkişi kurulunun 13.01.2019 tarihli raporunun ekinde sunulan krokide kırmızı renkle ve (1575_ 2/B) sembolüyle gösterilen 26.275,18 m²'lik kısmın mevcut ada parsel numarası ile bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmıştır. 1991 yılından beri taşınmaz üzerinde bulunan çeşitli yaşlarda ve cinslerdeki meyve ağaçları ile tek katlı yapının ... T.C. kimlik numaralı ..., ... T.C. kimlik numaralı ... ve ... T.C. kimlik numaralı ...'a eşit hisselerle aittir ve 1991 yılından beri taşınmaz ve üzerinde bulunan muhdesatlar bu kişilerin kullanımındadır" ibaresinin şerhine, diğer davacıların sübut bulmayan davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa3899d8a0e5d226 cb6aa9bdc03fc973
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1188 E., 2025/5165 K. (02.07.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1188
- Karar No
- 2025/5165
- Karar Tarihi
- 02.07.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1918 E., 2025/5150 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1196 E., 2025/5156 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2286 E., 2025/5160 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4191 E., 2025/5166 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/238 E., 2025/5179 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2720 E., 2025/5180 K. 02.07.2025