Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2023/2720 E., 2025/5180 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2720 E., 2025/5180 K. (02.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2720
Karar No
2025/5180
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2720 E. , 2025/5180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/52 E., 2023/45 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesinde kain 2829 parsel no.lu taşınmazın öteden beri kısmen kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın devlet ormanı sınırları içerisinde bulunan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisleri tarafından 1956 yılında ve daha sonra 26.10.1982 tarihli çaplı tasarruf vesikası (tapu) alınmak suretiyle iktisap edildiğini, o tarihten bugüne kadar müvekkilleri ve murisi tarafından taşınmazın tarla olarak ekilip biçildiğini, açılmış olan davanın 1982 Anayasası'nın 170. maddesine aykırı olduğunu, orman köylüsü olan müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2013 Tarihli ve 2010/401 Esas, 2013/534 Karar sayılı kararıyla; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, 2829 parsel sayılı taşınmazda dosyada mevcut harita mühendisi ...'in 01.04.2011 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısım olan 2708,93 m² ile (B) harfi ile gösterilen kısım olan 594,86 m²sinin davacının adına olan tapusunun iptali ile orman vasfıyla hazine adına kayıt ve tesciline, davacının müdahalenin men'i yönündeki talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2015 Tarihli ve 2015/10401 Esas, 2015/11421 Karar sayılı ilamıyla; "... yargılamanın devamı sırasında uygulama (yenileme) kadastrosu yapılması nedeniyle davanın aynı zamanda uygulama kadastrosuna itiraz davasına da dönüştüğü, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin dava tefrik edilip mülkiyete yönelik dava elde tutularak, uygulama kadastrosuna itiraz davası için kadastro mahkemesinin görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda uygulama kadastrosuna itiraz davası yönünden dosya tefrik edilerek mahkemenin 2016/229 Esas sırasına kaydedilmiş ve bu dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/229 Esas, 2016/252 Karar sayılı kararıyla, "kadastro tespitine itiraz davalarında Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... alınan bilirkişi raporu ile söz konusu yüzölçümü farklılığın ölçü, hesaplama yöntemi ve teknoloji farklılığından kaynaklandığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davacının davasının reddi ile İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan (Eski 2829 Parsel) yeni 215 ada 21 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağındaki gibi 7952,26 m² olarak tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz erilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 8100 m² olması gerekirken 7952,26 m² olarak tespitinin hatalı olduğunu, dava konusu yerin ihya edilmiş olduğuna yönelik bulgu olmadığını, Mahkeme aksi kanaatte ise, söz konusu davasının açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f826ba7fa187a228 5a80d8c9b4605f51

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı